Birini hayatına kolay dahil eden veya kolayca çıkaran biri değilim. Kesinlikle o noktaya gelene kadar elimden gelenin fazlasını yapmışımdır ve çabalarımın sonucunu göremediğim an hayatımdan çıkarmışımdır. Bunu yapmama sebep olan birini hayatıma tekrar dahil etmem, en fazla yapacağım son kez konuşup konuyu tamamen kapatmak olur.
Aramızda o kadar sevgi, güven ilgi ve değer gelişmesine rağmen bana tam tersi yüzünü göstermeye başlamıştı. Bu davranışını hiç haketmedigimi, çok kırıcı olmaya başladığını söyleyince, daha da düşmanca davrandı. Bunun üzerine bir süre konuşmak istemediğimi söyleyip engelledim. Sakinleştikten iki ay sonra engelini kaldırdım. Artık bir daha ondan mesaj almam diyordum. Bir kaç hafta sonrasında özür dilediği uzunca bir yazı gönderdi. Onca zamana rağmen düşünüp böyle bir değeri göstermesi beni mutlu etmişti. Sonra ona kitap filan yolladım, daha çok değer verdim. Ama o aslında o kadar kindar biriymiş ki.. Hiç bir neden yokken bu sefer de o beni engelledi 😂 sonuç olarak insanlara zaten güvenmiyordum ve bu yine hiç değişmedi 🤷♂️ Bu saatten sonra artık kimseye ikinci şans vermiyorum arkadaşlar. Tek hata tek şans. Deney tahtası değiliz ki canım, bitti o affetmeler özürler. Bin kere düşünüp bir kere yapmalı artık insan. O yüzden artık kimseyi affetmiyorum.
@BlueCupcake ya anlamadığım, insanın zamanı hayatı o kadar sınırlı ve o kadar kısa ki.. Sevdim seviyorum diyene kadar geçiyor zaten hayatın yarısı.. E sonra, sonra geriye ne kalacak. Sonsuza kadar yaşıyor da olamayacağız ki.. Sevgiyi güveni dostluğu sadakati doya doya kısacık bir ömürde bile dolu dolu yaşayamayıp bomboş saçmalıklara böyle heba edeceksek, yemin ediyorum katlanamıyorum artık. Bazı insanlar gerçekten insanın harcadığı emeğine vaktine zamanına yazık.
Çok basit; art niyet sezdiğim biriyle asla görüşmem. Sezmiyorsam art niyetli değildir muhtemelen, kin de duymuyorsam sorun etmem. Ama silmişsem bunlar illaki yaşanmıştır da silmişimdir. Yine de arada art niyet yoksa görüşürüm, varsa görüşmem. Sezgilerle hareket ederim.
Kabul etmişliğim var. Her insan hata yapar ve yaptığı hatanın boyutuna göre değerlendiririm. Kolay kolay affetmesem bile kişiyi kabul ederim lakin unutmam eskisi gibi de olamayız.
Sevdiğiniz insanı bir hatasında bir kalemde silip atmak maharet değildir. Asıl maharet bir insanı hatalarıyla da sevebilmektir.
Her hatanın bedeli vardır. Yeri gelir ödenir ya da ödettirilir. Ama gerçek sevginin içinde olmayan bir şey varsa o da vazgeçmektir.
Kabul edersiniz ki hiç birimiz hatasız ya da kusursuz değiliz. Yani İsa değil insanız. En küçük hatada insanları silmek bir nevi mükkemmel insanı arama arzusudur ve yalnızlaşmak, ıssızlaşmakdan ve günün birinde pişmanlıklarla dolu biçimde son bulmuş bir hayattan başka bir şey bırakmaz geriye bize.
Bir insan, hatasında ısrarcı (tekrarcı) olmadıkça yahut affedilmeyecek bir hatanın içine dahil olmadıkça affetmenin bir sayısı hududu yoktur. Olmamalıdır da. Şunu unutmamak gerek ki bir insanı affetmek zayıflık, fedakarlık yahut ahmaklık değildir. Tam aksine :
Hiç kimseyi tamamen silmiyorum... Yani köprüleri tamamen atmıyorum... Ufakta olsa bir kapı bırakıyorum...
Soruya gelince hatanın durumuna göre değişebilen bir durum...
Mesafe ölçüsü az da olsa değişebilir... Kendisini dinler, zamana bırakırım... Özrün, gayretin, samimiyetin durumuna bakarım... Mazeretin, dönüşün geçerliliğine bakarım... Tekrar durumları gözden geçiririm...
neden sildiğime göre değişir çok üzülerek çok hayal kırıklığına uğrayarak silmişsem asla unutup affetmem fakat çok da önemli olmayan bi sebepten silmişsem keyfimin kahyası da affetmek istiyosa olabilir duruma ve kişiye verdiğim değere göre değişir yani
Ben birini hatasını kabullenmediği için silmem. Hatası canımı yaktığından silerim. Dolayısıyla o an ya da sonradan hatasını anlamış olması bir anlam ifade etmez.
Şu anda öyle bir durumdayım , özür dile diyorum , özür dileyeceğim bir şey yamadım diyor , aslında bana kaba bir kaç kelime kullandı , şimdi özür dikerse ne yapacağımı düşünüyorum , altan alıp konuşsam mı? Yoksa bitirsem mi 😖