Beni en deli eden şey karşı tarafın suratıma telefon kapatması ya da mesajlaşırken açıklamamı dinlemeden engelleyip iletişimi kesmesidir. Resmen deliriyorum. Düşmanım da olsa açıklamasına izin veririm. İnanıp inanmamak bana kalmış ama yargısız infaz yapmanın anlamı yok. Sizi en gıcık eden şey nedir?
Beni en gıcık eden şey bir yoruma cevap yazdığımda o yazdığım kişinin beni anlamaması ve birde üstüne tekrar tekrar okuyup anlamaya çalışmayıp alta "anlamadım" diye yazması beni çok sinir ediyor Madem anlamadın ve anlamayada çalışmak istemiyorsun geç o zaman bende sizin kafaniza silah dayayıp zorla yorum yaptırmaya çalışmıyorum yani anlamıyorsan geç ben sizin ananız veya babanız değilim alttan almaya çalışmak zorunda değilim bunu
Dinlenilmemek evet. Ben ona insan yerine koyulmamak diyorum. Boş konuşuyor olsam bile ben konuşurken dinlenilmek isterim. Ne anlatacaksam anlatayım lafım bitsin sonra bana gelip boş konusuyorsun desinler sorun değil.😄
Ben dinlemediğini farkedersem ona da gıcık olurum ama farkettirmeden dinliyo gibi yaparsa idare edilir.😄 Boş konuştuğumu düşünmem zaten de dinlenilmeye verdiğim önemi anlatmak için dedim.😊
İlgisizlik, empati yoksunluğu, laftan anlamayan ya da işine geldiği gibi algılayan insan, aynı lafı birden fazla tekrar etmek ki bunun sonrasında fırtına öncesi sessizliği yaşarım
Yok yaaaaaaa kızdırmadılar. @Sosyetic_SheqiiL ile sohbet ederken konusu açıldı. Onun sayesinde çıktı soru :) O çaresizliğe çare bulacağız inşallah. Artık bütün çareler sende olacak :)
Offfffff, fena gol oldu bu bana yaaaaaaaaaaa. Nasıl çıkaracağım diye düşündüm ama cıks çıkmaz bu gol.
Benim bu ülkeden sürekli gitmek istememin sebebidir bu riyakar insanlar maalesef. Yoksa havasından, suyundan, güneşinden şikayetçi değilim ama o riyakarlar ülkeyi terk ettirecek bana. Ve maalesef bulaşıcı. Sayıları zombi gibi her geçen gün artıyor. Bir gün dayanamayıp ben de olacağım diye korkuyorum. :(
Hayır, bükemediği bileği öpenlerden. Sırf pes etmemek için laf salatası yapmayanlardan. Golü yedim, bu durumda yenilgiyi de kabul ederim. Yenilgiyi kabul etmek de bir erdemdir.
Haaaaaaaaa, maalesef ya. 2016'ya kadar mücadele ettim ama o günden beridir uğraşmıyorum bile. Dedim ya zombi gibiler. Her geçen gün azalmak yerine daha çok çoğalıyorlar. Bütün ömrümü onlara adayamam. Huzur her şeyden değerli benim için. Şu an sadece uzak duruyorum ama o da bir yere kadar. İllaki gelip buluyor bir yerlerde. Ama mücadele etmiyorum.
Aynen öyle. 2016'ya kadar bu konuda sağlam bir mücahittim. Hatta zarar görmeyi bile göze almıştım ama baktım ki bizim mücahitliğin havanda su dövmekten farkı yok. Bana zarar veriyor ama kimseye faydası yok. Ben de bunu gördüm ve bıraktım. En azından içlerinde olmayınca kendime farkındalık yaratıp üzülmüyorum artı bana yakın olmadıkları için bana bulaşma ihtimali yok. Zombi olmak istemem :)
İşte ben yalnız kalmayı da pek sevmiyorum. Kafa dinlemek için ya dağ başında gideceksin ya balıkçı kasabasına. Ama Amsterdam'da şehrin en kalabalık meydanında otur, insanlarla iç içe kafanı dinle huzur bul. Hem insan var hem huzur. O yüzden gideceğim buralardan ama bu gidişle sanırım yaşarken olmayacak. Bari mezarımı koysunlar 😂😂😂
Kuru kalabalık sadece sessizliği yırtıyor. Onun dışında herkesle yalnızlık paylaşılmaz. Sessizliği yırtan kuru kalabalık olmalı. Kuşların cıvıltıları, insanların sesleri, neşeleri olmalı etrafta. Issızlığı sevmiyorum.
Tam da aslında benim dediğim yeri tarif ettin sen. Ben bu kadar güzel tarif edememiştim. İnsanlar, kuşlar, sesler var ama gürültü patırtı yok, telefonla konuşan alakasız insanlar, koşuşturmaca yok. Onun yerine sohbet ederek, gülerek, el ele tutuşarak geçen sevimli insanlar var. Kuş sesleri, yeşil zaten harika. Hele de yanında bir de "O" insan varsa değme keyfine :)
Böyle şehrin merkezinde bir parkta oturup insanları gözlemlemek, izlemeyi çok severim. Herkesin farklı bir koşturmacası olur. Arkadaş grubu ile espriler yapıp kahkahayla yürüyen gençler, huysuz ihtiyarlar, şımarık çocuklar. Hayat ne güzel şey dersin içinden. Sonra ilerde kavgaya tutuşmuş bir esnaf görünce bütün keyfin kaçar :))))
İşte yurtdışında keyfini yerine getiren herşeyi görme ihtimalin yüzde yüz ama o esnaf kavgasını görme ihtimali nerdeyse yok. O yüzden kaçmak istiyorum ya. Aslında aynı şeylerden keyif alıyoruz ama Türkiye'de artık uygulanabilirliği kalmadı maalesef. 😔😔😔
Evet ülkemizde cahil zaten çok, üstüne insanları iyice koyuna çeviren bir sisteme maruz bırakılıyoruz. Kendi ülkemizdeki güzellikleri turistler bizden daha fazla görüyor. İmkanlar kısıtlı, insanlar bıktı. Refah seviyesi yerlerde. Herkes bankalara borçlu yaşamaya çalışsa da zihinler yorgun. Geçim derdinden bilim, sanat, felsefe, edebiyat gibi konulara kafa yormaya fırsat kalmıyor. Bir de teknolojiyi en boş işlerle kullanan gençlik oldukça muasır medeniyetler seviyesine bir kaç ışık yılı uzaklıkta kalmaya devam edeceğiz.