Nasılsın deyince aklıma hep bir söz geliyor, oldukça sakındırıcı ve tedirgin edici.. Zira bu sözü arkadaşımla paylaştığımda artık nasılsın dememeye başladı 🙂
"Merak etmediği halde nasılsın diye sormak, münafıklıkta bir mertebedir." (İmam-ı Gazzali)
Hal böyle olunca merak etmeyen insanların size methüsenalarda bulunması, halinizi hatırınızı soruyor gibi yapması iki yüzlülük olur ve sizin de hoşunuza gitmez..
Hadislerde de bu kınanmıştır; Hz. Peygamber (s. a. s)'ın huzurunda bir zat, orada bulunan diğer kişiyi övmeye kalkışınca Resulullah (s. a. s): "Kardeşinin boynunu bıçaksız olarak kestin." buyurarak, yüz yüze övgünün yasak olduğunu belirtmek istemiştir.
Peki herkes böyle midir? Elbette ki yüreği güzel insanlar da var ve kendileri sözle 'nasılsın?' diye sormasalar bile hal dili ile öyle güzel bir esinti veriyorlar ki..
Hayal ederek söylüyorum, dilerim Rabbimden herkesin karşısına kendisine kıymet veren ve önemseyen dostlar çıkarsın..
Onlar sizi sordukça ve sizi merak ettikçe mutlu oluyorsunuz, bir gün olsa bir sesini duysam kardeşimin dediğiniz günler oluyor.. Ansızın bir şekilde size ulaştığı zamanlar heyecan doruklara çıkıyor ve o halde mutsuz ve üzgün de olsanız ruh haliniz bambaşka bir hale bürünüyor..
Öyle ya, sükutu bile bir şey anlatıyor insana.. "Bak ben seni düşünüyorum, seni özledim" demek istiyorlar.
Bir an gibi geçti içimden, öyle zamanlar oluyor ki dünya meşguliyeti sizi bir kapana alıyor. Hiç-bir sey düşünemez oluyorsunuz. Bir dua, bir ümit, bir çıkar yol arıyorsunuz. Ardından bir ses Rabbden: "Ben filanı seviyorum onu sen de sev!"
Bunları beni arayıp soran kardeşlerim dostlarımı ve hiç tanımadığım insanların beni merak edişlerini düşündüğümde hissediyorum.. Rabbim hepsinden Razı olsun 🙂
Hadis-i Kudsinin detayı için; Allah Teala bir kulu sevdiği zaman Cebrâil’e: “Ben filanı seviyorum onu sen de sev!” diye emreder. Cebrail onu sever ve sonra gök halkına: - Allah filanı seviyor, onu siz de seviniz, diye seslenir. Gök halkı da o kimseyi sever, sonra yeryüzündekilerin kalbinde o kimseye karşı bir sevgi uyanır.
Allah Teala bir kula buğzettiği zaman, Cebrail’e: “Ben, filanı sevmiyorum, onu sen de sevme!” diye emreder. Cebrail de onu sevmez. Sonra Cebrâil gök halkına: - Allah filan kişiyi sevmiyor, onu siz de sevmeyin, der. Göktekiler de o kimseyi sevmezler. Sonra da yeryüzündekilerde o kimseye karşı bir kin ve nefret uyanır. (Müslim, Birr 157)
InsaAllah sevilenlerdeniz Elhadulillah bugüne kadar iyi değilim diyen kardeşimin derdiyle dertlenmedugim olmadı Rabbim bu munafikliga suruklemedi şükürler olsun. Bana halimi sorana da Elhamdulillah diyorum iyiyede kotuyede hamd ediyorum kardes olan anlıyor olmayan geçiyor..
Zaman zaman gaflete de düşüyor insan. Ben sormadığım halde, bana kötü olduklarını hatırlatan insanlar da gördüm. Onlar yakınlardı, ben uzaktaydım. Kıssada geçtiği gibi, "Allah'ım sen affet, ben kardeşimi benden yardım istemek zorunda bıraktım.."
Zaman zaman hal hatır sormak bile yetiyor aslında. Fazla uzaklaşmadan.
Bazen dünya derdine düşüp görmediğimiz oluyordur haklısınız Rabbim affetsin Hayırlı Bayramlar Rabbim sevdiklerinizle nice bayramlar geçirmeyi nasip etsin
Yüreğimdekini; ne bilen, ne soran, ne de hissedecek olan var... Belki annelerimiz, sevdiklerimiz bizi bir nebze hissedebilir, anlayabilir... Beni benden daha iyi bilen Rabb'im var... Bize en yakın "O"... En gizli yanımızı bilen "O"... Gizli çığlıklarımızı duyan "O"... Kalp atışlarımızı bilen "O"... Şifaa kaynağımız "O"... Tek sığınamız "O"... Dua edileceğimiz tek merci "O"Kul'unu iki cihanda mesut edecek "O"... Şükürler olsun... re-state://background_color_rgba (0, 0, 0, 0), font_color_rgb (77, 77, 77), justifyLeft, p
Anlayamazlar, kimse anlayamaz. Merak edenler elbette ki oluyor; yaşantımı az çok bildikleri halde soruyorlar bana nasıl bu kadar sağlam durabildiğimi. Fakat anlayamaz kimse. Değer verdiğini söyleyen, pek çok söz veren kim varsa defoldu gitti hayatımdan; çoğunu da ben gönderdim bizzat. Çünkü bu noktalarını, yüreğindeki bu delikleri gösterdiğin an onlara mahvolmuşsun demektir. Günü geldiğinde gözünün yaşına bakmadan içeriye akıtıyorlar zehirlerini çünkü.
O güzel Cahit Zarifoğlu yine bir dizesinde der ki;
"Bize sözlerimizden çok yüreğimizden anlayan gerek"
Bu minvalde bakıldığında beni Allah rızası için seven birkaç samimi kardeşim ve dostum olduğuna inanıyorum. Ama gerçek anlamda çok az insan birbirinin halinden anlıyor ve yüreklerine şifa oluyor. Bu da yadsınamaz bir gerçek...