1960’lı yıllarda Bakırköy Ruh ve Sinir hastalıkları hastanesinde yatan bir akıl hastasının yazdığı şiir:
“Zorba kız kaçırır, Kamarot kurşun kaçırır. Karaborsacı döviz kaçırır, Zengin hanım kürk kaçırır. Ağa koyun kaçırır, Orman eşkıyası kütük kaçırır. Ve sonunda kaçırmak için bizlere, Elbette akıl kalır!”
Herkesin göremediğini gördüğü için bozuk olabilir mi bir insanın ruh sağlığı? Ya da “şu delileri dışarda tutmakla iyi ettik” diyorlar mıdır acaba? Delirmemek için delirmek mi gerek bazen?
Kişilik & Karakter konusunda 18,4b cevap paylaştı.
Konfüçyüs, öğrencilerine ders veriyordu. Sınıfa elinde dar uzun bir vazo ile geldi. Tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu. Diğer elinde de bir elma vardı. Elmayı vazonun içinde koyduktan sonra, vazoyu yere bıraktı ve şöyle dedi;
Öğrencilerden biri atıldı ve elini vazonun dar ağzından içeri soktu.
Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalıştıkça elma elinden kaydı. Bir de elini vazoya sıkıştırdı, bağırmaya başladı:
– Elimi çıkaramıyorum!
Konfüçyüs;
– Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmezsen, elini çıkaramazsın.
Öğrenci biraz daha uğraştı, elmayı elinden bırakmak istemiyordu; ama sonunda mecburen bıraktı. Elini vazodan çıkardı. Konfiçyus’a sordu:
– Elmayı vazodan çıkarmanın bir yolu var mı?
Konfüçyüs, nasıl olacağını göstereyim dedi ve vazoyu ters çevirdi. Elma kendiliğinden vazonun içinden yuvarlanıp çıktı. Öğrenciler çözümün bu kadar basit olması nedeniyle gülmeye başladı.
– Göründüğü gibi basit değil, bazen bırakabilmek daha zordur. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız.
Hayatın akışında bazen ulaşmak istediklerinize onları yakalamaya çalışarak değil, onların size gelmelerine izin vererek ulaşabilirsiniz. Bazen en doğrusu olayları kendi akışına bırakıp müdahale etmemektir. Sorunlara bakış açınızı değiştirdiğinizde farklı çözümler bulabilirsiniz.
Uzun süreli birbirini tekrar eden depresyon ve sıkıntılar ruh sağlığını bozuyor. Kimileri tedavi için ruh ve sinir hastalıkları bölümüne götürüyor, kimileri de sübhanekeyi tersten okuması için üfürükçü hocalara. Her iki bilim dalının da çok faydalı olduğu söyleniyor. Üfürükçü hocalara giden herkes olumlu sonuç alıyor zira. :D
Bunun en başlı sebebi de insanın kafasının rahat olmamasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Tamamı ile bulunulan ortama bağlı bu durum. Çevremde de görmüş olduğum durumlara göre en baslı temeli huzursuzluk oluyor. Huzurun olmadığı yerde diğerleri de kendi geliyor zaten. Yaşanılan kötü olaylar sebebi ruh sağlığı olumsuz etkileniyor.
Aklını yitirebilmen için çok fazla akıl sahibi olabilmek lazım. Aklını kaçıran insanlar çok düşündükleri için ve herşeyi bildikleri için bu hale geliyorlar. Evet bir gün aklımı kaçırma ihtimalim var.
Çünkü bu özelliklere sahip bir ülkede yaşıyorum. Ülkemi çok seviyorum ama insanlarımızın kendini doğru yetiştiremedigini biliyorum. Vicdani değerleri yüksek , sıcak insanlarız. Keşke bu özelliklerinize biraz da bilinç katabilsek.. Birlik olmayı da unuttuk malesef. Yabancı ülkede de yaşıyorum , bizim gibi sıcak ve vicdanlı değiller ama insan haklarına çok saygılar ve çok nazikler.. ve bu insanca yaşayabilmemiz için çok çok önemli
Uyumsuzluk. En basit örneklerinden birisi kan uyuşmazlığıdır ve sonucunu hemen hemen herkes biliyordur. Akıl sağlığının bozulma sebebi de temelde budur; bulunduğu, yaşadığı ortama tam uyumsuzluk göstermesi...
Olabilir. Milyarda bir bile görülebilecek vakalardan söz edebiliyorsak bu mümkün.
Bunu hastane dışındaki bizler bile günlük hayatta diyebiliyorken, "daha az deli" olanlarından bunu söyleyen vardır :)
Delirmemek için delirmek, delinin yapacağı bir şey değil, bunu yapanın aklı başındadır :D
Aslında bu soruyu bende çok düşümdüm ve hâlâ cevabını bulamadım. Bula bildiğim cevaplar ya asıl normaller onlar deli biziz ya deliler sıkıntılılar biziz deliyiz ya da onlar aşırı zeki kayışlar koptu veyahut bizde psikolog'a gitsek hepimiz deliyiz? Toplumda herkes gibi düşünmeyen her zaman dışlarlar deli olur falan. Bkz.
buna da deli manyak (konuyu farklı yere çektim biliyorum) diyorlar ama şiirlerinde deli değilim diyor 😂(hangi şiir olduğunu erkekler anladı hehehe😂) Bana bakarsak delinin mecazi anlamına göre herkes delidir.
Bence çok düşünmekten ve ayrıntılı görmekten diye düşünüyorum. eger bir insan kimsenin görmediği en ince ayrıntıyı gorebilirsa ve sürekli onu düşündükçe de farklılık lasiyor diyelim daha guzel bir üslupla. ya da akıllı kimse deniliyor bunu düşünmek lazım. ya çok düşünmek daha akıllı bir durumda.. o yüzden ne açıdan baktığımızda önemli.. belki de onlar akıllıdır ve tek oldukları için bu şekilde ozellistirilmislerdir ve diğer normal diye adlandırdiklarimiz onlari kiskandiklari için bu çirkin yakıştırmayi yapmislardir
Genetik durumlar, çevresel koşullar buna sıkça neden oluyor. Benim düşüncem bireyin yetiştirildiği toplum ve aile yapısının ruh sağlığını etkileyen en önemli faktör olduğu. Çünkü ruh sağlığı bozulan birçok insana bakın, toplumsal normallerden çok farklı bir hayatları vardır. Çünkü onlar diğer insanlar gibi olmadıkları veya olamadıkları için "Psikolojik hasta"olarak adlandırılıyor. Tabi ki burada hasta veya hasta adayı her bireyin olaylara bakış ve onları ele alış açısı çok hayati önem arz ediyor.
Olay gerçektir. Elazığ’da geçer. 1960’lı yıllar! Elazığ akıl hastanesinden personelin bir ihmali sonucu bütün deliler kaçar, Elazığ’ın cadde ve sokaklarına dağılırlar. Toplam 423 deli kaçmıştır. Mülki makamlar panikler, Başhekime koşup; “Doktor bey ne yapalım” diye sorarlar. O zamanın ünlü doktoru Mutemet Bey hastanenin başhekimidir. Mutemet Bey; “Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin” der. Doktor önde birkaç personeli arkasında kara trencilik oynayarak bütün Elazığ’ı “çuf çuf” nidalarıyla dolaşırlar. Başhekimin tahmini tutmuştur, bütün deliler bu kuyruğa girer vagon olurlar. Lokomotif, yani başhekim Mutemet Bey yönünü hastaneye çevirince tüm kaçan deliler hastaneye geri dönmüş olurlar. Sorun çözüldüğü için hem mülki makamlar ve doktorlar, hem de trencilik oynayıp hastaneye döndükleri için de deliler hallerinden çok memnundur. Olayın en enteresan yanı akşam sayımında ortaya çıkar çünkü hastaneye trencilik oynayarak gelenlerin sayısı 612 kişidir.
Bazen genetik etkenler bazen de insanın çevresi yaşadıkları hayat şartları ruh sağlığının bozulmasına neden olabiliyor. Bu zamanda ruh sağlığı bozulmadan yaşayabilen gerçekten çok şanslıdır..
Anlayışsız ve bencil insanlar yüzünden milletin psikolojisi bozuluyor ve bunu ilerde kendi çocuklarına yansıtıyorlar kuşaktan kuşağa ruh hastası oluyoruz maalesef.
Genetik faktörler, fiziksel travmalar, kullanılan ilaçlar, içerisinde bulunduğu psikoloji gibi tonlarca sebep sayabilirim. Ama genel olarak psikoloji..
Gelecek kaygısı ki bu ülkemizde aşırı var. Gençler gelecek kaygısı yüzünden hayata dair umutlarını kaybediyorlar. Aile desteği bu noktada çok önemli ama aile ne yapsın onların da geçim sıkıntısı derken herkes kendi derdine yanıyor. Bir birinden uzaklaşıyor. Aile bu kondua çok önemli.
Çoğunlukla genetik etkenler , ağır travmalar ve çevresel faktörler neden oluyor. Bazen fazla düşünmek de delirtebiliyor. Artık öyle berbat bir dünyada yaşıyoruz ki mutlu olmak için görmezden gelmemiz gerekiyor. Ruh sağlığının bozulması da sadece delilik değil tabi ki. Günümüzde depresyonlar , intiharlar giderek artıyor. Cidden dert edilmesi gereken bir şey bu. Bir insan kendi canına bile kıyacak hale geldiyse hayata bakış açısını siz düşünün. Nefes almak bile acı veriyodur.
Gerçekten bu topmlumlarda delirmek için bir sürü sebeb sayabiliriz. Başta Aile olmak üzere geçim zorluğu , ruh hastası insanlar , zorlu hayat vs vs. Tabiki bu insanların tümünü delirtmez ama her insanın başa çıkma kapasitesi var bunu aştığı zaman insan bunalıma giriyor hayliyle bir süre sonra delirme yolunda ilerliyor. :(
Biz kürtlerde biz söz vardır Âkıl taca zirine séré hérkesida nine Akil altın taçtır kimsede yoktur Bu dunyada 2 degerli sey vardır bir can iki ise akıldır halam hep aklınıza mukayet olun deli damarımız var kim dert yaparaa gider tımarhaneye ailemde cok psikolojik tedavi görenler var anne tarafımdada var ama bu insanın elinde olan bir durum değil ruh ve sinir hastanelerine gidenler gercek hasta değillerdir gerçek hastalar aramızdalar
Deli olmadan Veli olunmaz derler dervişler. Yıllar önce katıldığım bir seminerde konuşmacı abi şöyle diyordu; hiç bir şey yapamıyorsan çıkart aklını yerinden at, deli ol kurtul. Ne demişti Şeyh Edebali; haklı olduğun davada kavgadan korkma! Zira atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler. Bugün deli diye tabir ettiğimiz bir çok insan haklı gördüğü bir konu üzerinde çok durmaktan kafayı bozmuştur. Keşke bende deli olsaydım.
Anormallerin arasındaki NORMAL = deli muamelesi görür.. Etraf hırsız doluyken sen çalmıyorsan düzgünsen = Namuslu filmi gibi olur (ŞenerŞen). İnsanın ruh sağlığını ortam ve çevre bozuyor. Ortam o insana göre yamuk bozuk sorunlu ters ise o insan arıza geçirmeye başlar. Bu yüzden bazı insanlar yalnızdır, onları herkesin yaptıklarını yaparken göremeyebilirsin. Onlar herkes değildir.. Onlara yaklaşmak , onlara katılmak için seninde "herkes olmaman" gerekir.. ~ işte öyle birşey
Buarada ortam normalken sende sorunlar varsa bu da bilgisayarının=beyninin bozulmasından kaynaklanıyor olabilir. Bunu bazı sebepleri yediğimiz içtiğim şeylerden , uyuşturucu vs ya da sürekli bulunduğumuz bir ortamdan zararlı kimyasallar ya da zararlı radyo dalgaları almamız vs kanımızın zehirlenmesi gi nedenler.. Örnek = kan vermek , panik atağa iyi geliyor.. vucut yeni kan yapıyor ve tüm vucut hücrelerine yeni taze kan gidiyor, belkide biryerde hasar varsa tamir tedavi ediyor vs vs
İfade edilmemiş duygular, bastırılmış hisler, yoksayılmış hisler, dibe batırılmış düşünceler kişinin benliğini yaşamaması başkaları için yaşaması kendine yabancı olması, travmalar, çözülmemiş sorunlar, sevgisizlik. Öz sevgisizlik. Çevresindeki ruh sağlığı bozuk insanlara maruz kalmak onların etkilerinden kurtulamamak, empati yoksunluğu bu kadar sebebin içinde ruh sağlığı neden bozulmazın cevabını aramak daha makul sanki 😂
İnsanlar kötü insanların onlara yasattiklari yüzünden hastanelere giderler ve antidepresana ihtiyaç duyarlar. Bazıları da hayatla olan mücadelesini kaybeder. Hayat; onlara tasiyamayacaklari kadar yük verir. Ve insan bu iki durumda da galip değil de mağlup olursa diğer insanlar ona " deli" derler. Yani yaşadığımız müddetçe başımızdan ne geçmiş olursa olsun galip olmak zorundayız. Çünkü hayat; başka seçenek sunmuyor.
Bir yandan intihar eden insanlara hak veriyorum. Bazılarına hastalıklar var üç harliler gibi bazıları şizofren, ansiyete kaygı bozukluğu oluyor bunların iyileşmesi biraz zaman alıyor. Genelde hastalıkların sebebi aile icinden çıkmakta. çocukluk evresi çok önemli çocuklukta ebeveynlerin yaptığı hatalar çocuğun bilinç altına işliyor ve yaşamına çok yansıyor kurtulmayınca intihar kaçınılmaz oluyor. Bilmediğimiz ne kapalı hayatlar var...
Yıllar Önce Deve Kuşu Kabare Tiyatroda Deliler İle İlgili Bir Oyun Tertiplemişti Şimdiki Nesil Ve Yaşı Yetmeyenler İzlesin Gülersiniz O Günlerin Türkiyesine
Deli demek yanlış aslında ruh sağlığı bozuk diyebiliriz. Onların bizlerden daha akıllı olduğuna inanıyorum bilgi ve görüş açıları bizlerden fazla çünkü.
Ruh sağlığının bozukluğu gerçekliktir var olan her şeyi benimsedigi anladığı için gerçeklerin acı olan kısımını anladığı zaman hâl ve hareketleri değişir siz insanlarda buna bozukluk dersiniz çalışmadan bir şey bozulmaz beynin çalıştığını gösterir buda
Bir insana ruh sağlığı bence anlaşılamamaktan aşırı takıntıdan ve değer görmeyip her gecenin sonunda ıslak yastığının diğer yüzünü çevirip uykuya dalmasından bozulur.
Bence deli olmamak deliliktir. Ve bazen öyle anlar gelir ki sen sen değilsin de başka birisin. Ve bazen kendini delilerin yerine koy bakalım ne hissedeceksin? Çok saçma değilmi hayatta kalabilmek için resmen can çekişiyoruz. Artık ne hissedeceğimi bilmiyorum
Yaşadıkların ve çok düşündüğünden olur arada ben de delireceğim diye korkuyorum. Bir gün kendimi boşluktan atmak gibi düşüncelerim var ama bastırıyorum
Bazıları doğuştan ya da kaza sebebi olan çok kimi sevgilisini takmış kafasına kimi ailesinden ölen birini kimi içine kapanmış gitmis vs... Allah hepsine şifa versin amin
Ağır tarvmalar ruh sağlığının bozulmasında en büyük etken bunun yaninda ise hakatmedigi durumlar yaşamak , anlasilamamak ve bazı maddi sorunlar ruh sağlığıni çok derinden etkileyen faktörlerdir.