Yüce Rabbimiz yeryüzü hayatının bir sınanmadan ibaret olduğunu buyurur: “Biz insanı çileli bir hayat içerisinde yarattık.” (Beled/4). “Sizi boşuna yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” (Müminun/115) “İnsanlar sırf ‘inandık’ demekle; hiçbir sınavdan geçirilmeksizin bırakılacaklarını mı sanıyorlar?” (Ankebut/2) “Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere imtihan ediliyorlar.” (Tevbe/126)
Öncelikle 🙂 güzel bir tevafuk'a vesile olduğunuzu söylemem gerek abi..
İmtihan, insanın kendisini kemale erdirecek dünya hayatındaki karşılaştığı zorluklardır..
Elbette ki insan yalnız değildir, karşılaştığı olaylarda insanlar da büyük rol oynar. Kimi zaman en yakınımız iken, kimi zaman hiç ummadığımız kimseler imtihana rol oluverir. Netice yine değişmez, herkes vazifelidir ve olması gerekeni, olması gereken vakitte ve yerde yapmaktadır.
Biz yaşadıklarımızı ne kadar karmaşık olarak algılasak ta her şeyin bir sebebi ve neticesi vardır. Olan olmuş, olacaklar gelmektedir..
Burdaki sırra bir şiirle değinmek istiyorum. Çok güzel bir geçmişi vardır.
Hz. Aişe’ye, Hz. Peygamber hiç şiir söyler miydi, diye sorulunca şöyle cevap verir: O, Tarafe’nin Abdullah b. Revahâ’nın şiirlerini söylerdi. Bazen eve girerken Tarafe’ye ait şu beyti terennüm ederdi:
Setübdî leke’l-eyyâmü ma künte câhilen Ve ye’tîke bi’l-ahbâri men lem tüzevvid
“Günler sana bilmediğin şeyleri gösterecek ve ummadığın kimseler de sana haberler getirecektir.” (Tirmizi Edeb 70)
Gerçek şu ki insanın insana imtihan olduğunu daha güzel bir söz ne duydum ne işittim..
Sırların aralandığı imtihan penceresinden hikmetle baktığında insan, Anlar ki insana en büyük imtihandır insan..
İsrailiyatta bir rivayet vardır ki, Hz Havva validemiz, yasak elmayı yemesinde Hz. Adem a. s'ı teşvik etmiştir. Bu sebeple ilk imtihan, insanın insana olan imtihanı olmuştur.
Buna bir diğer delil de her canlının çiftler olarak yaratılmasıdır ki, insanın eşi, yine insandır.
🙂 Sizler olmazsanız abi bizler de olmazdık. Allah'ın izniyle bu güzellikleri emanet eden sizlersiniz. Doğrusu biz sahip çıkmazsak hata etmiş oluruz. Rabbim sizden razı olsun, Bizleri yolundan ayırmasın...
Dünyaya geliş amacımızın adıdır aslında imtihan... Sizin göstermiş olduğunuz Ayetler ise bu gerçeği bizlere sunmaktadır. Yeter ki bizler görmek isteyelim.
İnsan bu dünyada birçok şey ile imtihan edilir. Mal, mülk, makam, evlat, eş, hastalık... Daha nice şey vardır insanın imtihan dünyasında. Ama şöyle bir baktığımızda her insanın da imtihanı birbirinden farklıdır...
Bir hocam demişti, imtihanlar da elbiseler gibidir, nasıl ki her elbise herkese yakışmaz, her imtihan da her insana verilmez. Yani imtihanlar da bize özel biçilmiş elbiselerdir aslında bu açıdan baktığımızda. İmtihanların karşılığı da her zaman ahirette verilmez. Kimisi imtihanlarından güç alır, olgunlaşır kimisi de hayattaki tüm umudunu yitirir. Bunlar ise bu dünyadaki karşılığın ufacık bir kısmıdır belki de. Bir de ahiretteki hayal edilse...
Bir de insanın insanla imtihanı vardır ki bence çok daha zordur bu. Yine kıymet verdiğim bir hocam "en ağır yük insan yüküdür" demişti. Şöyle baktığımızda ne kadar doğrudur bu söz. İnsan evladıyla, eşiyle, dostuyla, sevdikleri veya sevmedikleri ile sürekli imtihan ediliyor aslında. Tüm bunları bırakalım, kişi sokağa çıktığı anda bile birçok kişi ile saniyelik imtihanlara tabi tutulabilir. Tüm bunların nedeni de insanın sosyal bir varlık olup yine varlığının devamı için başka bir insana ihtiyaç duymasındandır.
Bizlere düşen, hangi imtihan bizlere verildiyse hakkıyla sabredip, imtihanı başarı ile geçmektir. Rabbim yardımcımız olsun 🍃
Sizinde yazdığınız ayetlerde olduğu gibi biz bu dünyaya imtihan olmaya geldik hersey bize imtihan olabiliyor. Özelliklede insanlar duygu ve akıl sahibi varliklar olduğundan birbirlerine gerçekten imtihan oluyorlar çünkü bazen birinin bize yaptığıyla kontrolümuzu kaybedebiliyoruz, bu kontrolü kaybetmemek icin sabr etmek gerekiyor sabirda zaten nefse en zor gelen şeylerden biri durum böyle olunca Bana göre insan insana en zor imtihanlardan biri olabiliyor.
Kişilik & Karakter konusunda 19,5b cevap paylaştı.
Çünkü hayatta herşeye sebat ve sabır gösterebiliriz ama insandan gelene asla. İnsanın bize verebileceği şey acı veya mutluluk. İkisinide bizden bişey almadan sağlayamaz. E benim verdiklerimi bana sunan kişiyi neden kendime yük edineyim deriz. Bu sebeple insandan gelen en ağır yüktür. Biz fırsat verdiğimiz için pişmanlık duyarken, bize yapılana karşı öfke duyarız.
Öyle veya böyle bir şekilde bu deneyimleri yaşıyoruz. Bizlerin bu sınanmalarda, tercihleri ve gayretleri önemli rol oynuyor... Üstadım değerli görüşlerinizi için teşekkür ederim...
Bilemeyiz ki, hissetmeden, anlayamayız ki. Anlamak için, idrak için, arada dürtülmek şart. "Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar." Şuara 30 Kimi mertebe ister, Allah Hz, Eyüb dertlerin den biri ile, o mertebeyi nasib eder. Kimi idrak etsede, iradesiz kalır, iradeye bir müsibet o kulu taşır. İnsanın insanı sınaması, kimi hadsizlikten, kimi bildiklerinden.