Kişilik & Karakter konusunda 11,9b cevap paylaştı.
İlk 4günü falan saatli bomba gibi olurum maalesef tam akşam vakti kimse dokunmasın bana sataşacak yer ararım, o yüzden kimse uymaz bana 😬😬🤦♀️ Ama 4gün sonra alışırım. Sıkıntı yok ondan sonra 😂
İftara doğru sinirler geriliyorsa, oruç tutma metodumuzda bir yanlışlık var demektir.
Oruç sadece bir şey yiyip içmeyerek tutulmaz. Sakıncalı, insanları kıran söz ve hareketlerden de yeme-içmeden uzak durduğumuz gibi uzak durmalıyız. Lakin bunu sadece bir ay uygulayan insanın davranışı da hatalıdır. Ömre yaymadıkça başarılı olamayız. O yüzden babam hep "Ramazandan sonra başlar oruç" der.
Gelelim sorunuza... Çok şükür fevri bir insan değilim, genel halime sükûnet hakimdir zaten. Ramazan bana ekstra bir sakinlik bahşeder, bilmem oruçlu olduğumdan, bilmem Ramazanın kendine has güzelliğinden...
Ramazan zaten mübarek, oruç zaten insana güzellik verir. Önemli olan bizim ondan ne kadar istifade ettiğimiz, akan sudan testiye ne kadar doldurduğumuzdur. Oruç bizi istikamette tutsun inşallah. Bol istifadeli Ramazanlar dilerim.🌺
Oruç tutanların çorba ve bol su içmesi çok önemli. İftirda kıtlıktan çıkmış gibi hamur işleri yağlı yağlı yemekler gazlı içecekler tüketilirse ertesi gün susuzluktan kan şekeri düşer, baş ağrısı da yapar asabiyet de yapar.
Oruç tutmuyorum, annem tutar o da gayet normal geçiriyor ramazanı.
Oruç bir kalkandır.. Oruç tutmanın insan üzerinde sinir yapma gibi bir etkisi olduğunu pek düşünmüyorum, olmamalıdır da. Tam tersi, Oruçlu kişi, hayatına, normalinden daha fazla sabrı, hoşgörüyü, tevazuyu, yardımlaşmayı ve paylaşma gibi güzel duyguları katmalıdır.. Bunula birlikte de tıbbı olarak, bazı kişilerde kan şekeri düşmesinden kısa süreli de olsa "Aşırı tepki verme" gibi bir eylem görülebilir.. Böylesi değerli bir ayda dilimiz boş durmaması gerekir.. Bolca salavat ve istiğfar getirmeliyiz..
Normalde sinirli değilim aksine aşırı sabırlıyımdır , fakat bir şeye kızmışsam orda olmak istemez kimse. Öfkemin boyutları herşeyi yakıp yıkmaya yeterli.
Aslında saygılı ve sakinim, damarıma basılmadığı sürece. Damarıma basılırsa gözüm kimseyi görmez, o an yaptıklarımı sonradan hatırlayamayacak kadar kaybederim kendimi.