Çok derinlerde, bir yığın camın aynı anda kırılmasının çıkardığı ses gibi bir şey. Sadece kişinin kendisinin duyabileceği bir sestir ve her kalp kırıklığı özgün bir sese sahiptir. Kalbinizi kıran kişiler bu sese kulak dahi vermezler ve mütemadiyen duymadıklarından sıkça bahsedeler. Durum gösterir ki muhatap olduğunuz kişiden açık bir şekilde vazgeçmeniz önem arz etmektedir. Yüzüne bakılmayacak insanlara hayatınızda bir yere sahip olması için verilen her şans yeni kalp kırıklarına malzeme yaratır. Siz o şansı verip durumun düzeleceğini sanırken o kırılan kalbin parçaları ciğerinize batar, çizer kanatır ve tekrardan parçalara ayrılır. Yaranızı bile saramadan ölümcül darbeler ardı ardına gelmeye devam eder. Üstelik bu kez çıkan ses daha sarsıcı bir hal alır, daha derinlerden gelir. İçinden "bari bunları muhafaza edeyim, zira elimde kalanlar bunlardan ibaret" dersin. Zararın neresinden tutsan kara çevirmeye çalışırsın bir yerde de o işler öyle değil. Kendi kendine şartlanırsın "daha zor güveneceğim, emin olmadan kimseye bu kırıkları emanet etmeyeceğim" dersin umarsızca. Tabii ki o emin olduğun insanlar da daha küçük parçalara ayıracak elinde tuttuğun kalp kırıklarını. Puzzle oynamak gibi dağıtıp her seferinde yapmaya çalışmak; kaybolan eksik parçaları bir türlü bulamamak gibi düşün. Olayın sonuna geldikçe parçalar o kadar küçülür ve yok olmaya yüz tutar ki, o kadar fazla kırılır ki kalbin, daha da küçülemez ve daha da kırılamaz dersin. Bir yanılgı daha; üstüne kırılır yine ve hayret edersin. Kalkıp toparlanırken bir sonraki yanlış kişiyi bulma macerana hiçbir şey yokmuşçasına devam edersin. Bu döngü sürer gider, kırıldıkça kanarsın; kanadıkça susarsın ve sustukça en çok içine içine haykırırsın. O an çıkan ses kulakları sağır eder, ama en acısı bunu yalnızca sen duyarsın.
Daha önce hiç kalbiniz kırıldı mı; kalp kırıkları kendilerine özgü seslerin içerisinde anlamlar barındırır mı?
Sakın güvenme bidaha! Yapma! Kanma! Yine kıracak yine üzülen sen olacaksın! Ama dayanamaz kalp kırana gardını alarak tekrar çıkar karşınına hoş yine üzülür ama kalp bu..
İlla ki anlamlar barındırır kalp kırıklıkları insanlara. Hani burada elzem olan şey insanların ne yaşadığıdır kimlerin ne yaşattığıdır. Hani bu bağlamda da kalp kırılmasından çıkan şiddetinde yüksekliği olaylara göre artabiliyor. Genel olarak en yıkıcı dediğimiz en kalp kıran şeyler dediğimiz hareketler sevdiklerimizden geliyor. Sevdiğimiz, sonsuz güven duyduğumuz insanlardan kalp kırıcı bir şey duyduğumuzda hayatımızda olmayan birinin söylemesinden daha da çok kalbimiz kırılıyor. Anlamlar taşıyor taşıdığı anlamlarda değişiyor işte olaylara göre. Kiminin duyduğu güven boşa çıkarılır da kalbi kırılır kiminin de dünyada en değer verdiği kişi beklemediği tepkiler verince kalbi kırılır. Elbette ki benim de kalbim kırılıyor ancak ben yeniden eski haline döndürmeyi zor görmüyorum. Evet izleri durur ne olduğunu unutmam ancak affedebilir, sindirebilirim ihanetten uzak ve hakaretten uzak şeyleri. Kırılsa dahi eski haline döndürmem pek zor olmuyor benim nazarımda.
Daha önce çok kez kalbim kırıldı. Kırılmakla kalmayıp paramparça; tuzla bu oldu. Kendi ellerimle alıp yapıştırmam imkansız gibi birşeydi çünkü eskisi gibi olmadı hiç birşey. Buz kütlesi düşün, o buz kütlesi gibi zamanla soğudu kalbim bazı şeylere. Çıkan ses ise önce cam kırığı sandım ama değil o en azından yapışıyor evet eskisi gibi olmuyor, ama bende çıkan ses buz kütlesinin yere düşüp, sertçe çıkardığı ses gibiydi.
Bir kez kırıldı mı kalp, bir çok şey biriktirir içinde. O kadar yer açılır ki içerde bir yerlerde, öyle kırılır ki ne kadar derin olduğunu bile göremez anlayamaz kimileri... Kalp kırılınca, içinde kırılan yerin sahibinden götürdüğü şeylerde farklılaşır. Kimi çocukluğunu kimi geçmişini kaybeder. Çocukların çığlıkları her kırgınlıkta daha da artar. Bilirim ki yaralar hep çocuk kalır, büyümez.
Evet çok kırıldım defalarca artık kalbim bana bile ses çıkarmiyor küstu sanırım hem başkalarına hem ona iyi bakamadığım için kalbimi sürekli ucuz insanların üstünde kullandığım için bana.