İnsanlar bazen bir hayale inanır, bazen bir yalana, doğrulara tıkar kulaklarını, çünkü işine gelene inanmak ister, gerçeklerle yüzleşecek cesarette olmadıkları için.
İnsanlar inanmak istediğine mi inanır, işine gelene mi?
Yine en doğru cevabı da sen yazmışsın arkadaşım🙂 Lakin bir iki ilavem olsun izninle. Hayat dediğimiz şeyin muhteviyatı yalan zaten. Bu dünyada, "gerçekler" diyerek mutsuz ve asık suratlı, siyasi yaşayan insanlar bile bir yalanı yaşıyorlar. Mademki yalan bu cihan, Bari mutlulukla oyalan. Mademki yalandır yaşanan Bari mutlulukla olsun bu yalan. Mademki yalan şu cihan, Başkasına değil, kendi huzuruna aldan.
İnandığı şey çok saçma olsa bile kendince mantıklı olduğuna dair yalan ve bahaneler bulur. Bu bahanelere kendisi de inanır ama gerçek hep apaçık ortadadır. Kendini kandırmaktan başka bir şey değildir. Kendini kandırmak mümkün değil sanırsın ama inanma konusunda kesinlikle mümkündür işte. Sonuç olarak evet. Gerçekle yüzleşecek cesaret olmadığı için konusuna katılıyorum.
Öncelik soru yanlış olmuş sanırım inanmak istediği ile işine gelen aynı anlama geliyor gibi. İnsanlar inanmak istediğinemi inanır, gerçeklere mi olmalı. Çoğunluk inanmak istediğine inanır gerçekleri görmez Ama gerçekler acıdır ve elbet bir gün gerçekleri görüp acısını yaşar. Azınlık ise gerçeklere inanır ve gerçekleri görmekte geç kalmadığı için acısını yaşamaz zeki insanlardır gerçeklere göre hareket edip hayatlarını sürdürür.
En İyi Cevaplar