Bir adam kulubesinde oturuyordu. Kulubesi eski olduğu için, kulubenin duvarlarından sık sık parçalar dökülüyordu. Adam her düşen parçanın yerine bir avuç çamur alıp, dökülen yere yapıştırıyordu. Sonunda ev çamur yığını haline geldi ve çöktü. Adam "Ne vefasız evmiş, yıllardır içinde oturdum da çökeceğini haber bile vermedi" diye söylendi. Bunun üzerine ev dile gelerek şöyle dedi:
"Aslında haber vermek istedim. Ama ne zaman haber vermek için ağzımı açtımsa, ağzımı bir avuç çamurla tıkadın, konuşmama izin vermedin."
Benzeri bir yaklaşımla, ömür binamızın her gün harab olmaya doğru gittiğini söyleyebiliriz. Aslında ağaran saçlar, dökülen dişler, bükülen beller... bedenin yıkılmak üzere olduğunun habercisidir. Ama bu sessiz mesajları değerlendiremeyen biri için bunların hiçbiri mana ifade etmez, farkına varmadan ömrünü tüketir, gider.
Kotuluk ve igrencliklerle dolu dunyaya tekrar gelmektense hic gelmemis olmayi tercih ederdim ozendiginiz hayatlar sadece kederini huznunu cok iyi kamufule edenlerden ibaret.
Valla kanka Dünya 3 temel unsur üzerine kurulu biri aşk diğeri denge 3. Biraz karışık ama daha çok severdim üzmezdim kimseyi sevdiğim kıza gitme derdim seninle herşeye razıyım ve onu bulur yine onu severdim🙈
Anlayışlı , mütevazi , içine kapanık , hep iyi olanı düşünen biri olmazdım , çünkü günümüz şartlarında kaybeden üzülen yıpranan her zaman bu tür kişiler oluyor. Net olarak böyle bende.
En İyi Cevaplar