Kendimi salak gibi hissediyorum. Bizim matematik olimpiyat grubundaki çocuklar matematik oyunları geliştiriyor, dünyada 12-13yaşlarında üniversite öğrencisi olan bireyler var. Gauss 10 yaşında sayı sistemleri geliştiriyor, Pascal hesap makinesini icadediyor kaç yaşında... Einstein, Newton, Heisenberg, Hawking, Sagan, Dirac antik çağlarda Ptolemy, Aristoteles, Democritos, Sokrates, Platon daha nice ve niceleri... Resim, edebiyat alanında eserler verenler, matematik ve fizikle uğraşanlar, Mustafa Kemal Atatürk gibi ölümsüz liderler ve dehalar gelince aklıma kendimi öylesine değersiz, önemsiz hissediyorum ki... Fall Out Boy grubunun Centuries şarkı sözleri geliyor aklıma, "But you will remember me for centuries."
Bu salaklığıma yanıyorum bazen ve itiraf edeyim ağlıyorum. Sonra mallığıma ağlamamı sağlayan mallığıma teşekkür ediyorum. Ve diyorum ki, "Bak senin cezanın bu, çekeceksin. Altında ezilmeden, terbiye olmadan kalkmayacaksın." Sonra düşünüyorum işte, ufacık beynim el verdiğince " Seni, kendini bu dehalarla kıyaslamaya iten egona tüküreyim," diyorum "çektiğin cezanın bir sebebi de budur..." Ve gülüyorum kendime. Gözlerimde yaşlar, atabileceğim en büyük kahkahayı atıyorum aynaya bakar ve aslında bakamaz iken. Kendini zeki bir insan olarak sunmanı sağlayan egona ağla, o ego ki, bencillik ki seni insan yapmaktan alıkoyan..." Kendimle ettiğim sohbete devam ediyorum, " Öyle bir bencilsin ki insanlar gerçek sebepler için ağlarken Afrika'da ve Gazze'de , daha nice yerlerde sen böyle bir mesele için ağlıyorsun ha? Yazıklar olsun!" Çirkinim zaten, arkadaşım yok, asosyalim, teneffüslerde tek başıma gülüyorum bahçeyi. Üstümde baskı hissediyorum çok fena. İnsanlar onca şey yaparken insanoğlu için, Çanakkale'de, Fırat'ta, Kurtuluş'ta ölürken askerlerimiz böyle bir gençlik için mi ôlüyorlardı? Bu muydu, bu muyuz biz! Ben! Bizim onlar için ölmemiz gerekirdi diyorum, değer miydik acaba ölsek bile? Bir şeyler yapmalıyım diyorum ama ne?
Bu salaklığıma yanıyorum bazen ve itiraf edeyim ağlıyorum. Sonra mallığıma ağlamamı sağlayan mallığıma teşekkür ediyorum. Ve diyorum ki, "Bak senin cezanın bu, çekeceksin. Altında ezilmeden, terbiye olmadan kalkmayacaksın." Sonra düşünüyorum işte, ufacık beynim el verdiğince " Seni, kendini bu dehalarla kıyaslamaya iten egona tüküreyim," diyorum "çektiğin cezanın bir sebebi de budur..." Ve gülüyorum kendime. Gözlerimde yaşlar, atabileceğim en büyük kahkahayı atıyorum aynaya bakar ve aslında bakamaz iken. Kendini zeki bir insan olarak sunmanı sağlayan egona ağla, o ego ki, bencillik ki seni insan yapmaktan alıkoyan..." Kendimle ettiğim sohbete devam ediyorum, " Öyle bir bencilsin ki insanlar gerçek sebepler için ağlarken Afrika'da ve Gazze'de , daha nice yerlerde sen böyle bir mesele için ağlıyorsun ha? Yazıklar olsun!" Çirkinim zaten, arkadaşım yok, asosyalim, teneffüslerde tek başıma gülüyorum bahçeyi. Üstümde baskı hissediyorum çok fena. İnsanlar onca şey yaparken insanoğlu için, Çanakkale'de, Fırat'ta, Kurtuluş'ta ölürken askerlerimiz böyle bir gençlik için mi ôlüyorlardı? Bu muydu, bu muyuz biz! Ben! Bizim onlar için ölmemiz gerekirdi diyorum, değer miydik acaba ölsek bile? Bir şeyler yapmalıyım diyorum ama ne?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar