Küçük yaşlardan itibaren sporla ilgilenen ve başarıdan başarıya koşan birinden bahsedeceğim. Bu öyle sıradan biri değil Fransa Bisiklet Turu gibi ağır ve zor bir yarışı 7 defa birincilikle bitirmiş bir insan.

Birkaç ay evvel otobiyografisini okuduğumda beni derinden etkileyen şey kariyerinin doruğundayken yakalandığı prostat kanseri yüzünden bıraktığı spor hayatı, çektiği acılar, verdiği inanılmaz ağır ve yorucu bir mücadele sırasında ümidini asla kaybetmemesi, yaşama isteği ve azmi olmuştu.
Bu yüzden bisiklet kariyerini değil hayranlık uyandıran bu olağanüstü azmini anlatacağım.
Zor Bir Çocukluk Geçirmiştir
1971 yılında Dallas'ın kenar mahallelerinin birindeki tek odalı kasvetli bir evde dünyaya gözünü açar. Armstrong soyadı hiç sevemediği üvey babasına aittir.
Tek çocuktur ve annesi biyolojik babasıyla boşandıkları için yeniden evleninceye kadar geçen sürede günde iki işte çalışarak aylık 400 dolar ücretle oğlunu büyütür.
400 dolar'ın 200 doları kiraya kalan 200 doları ise aylık masraflara gidiyordu. Ama annem yorulmak nedir bilmezdi. Genlerimi ona borçluyum.

İlk bisikletiyle 7 yaşında tanışır. Annesinin bir arkadaşı hediye etmiştir. 25 yaşına kadar katıldığı her yarıştan derecelerle döner. Formunun zirvesinde olduğunu hissediyordur. Ta ki Eylül 1996'da her zaman kazanma hayali olan Fransa Bisiklet Turu'na kadar.
Zirveden Dibe
25 yaşında formunun, kariyerinin ve hayallerinin zirvesindeyken bu tur sırasında aniden beliren aşırı yorgunluk yüzünden yarışı bırakır ve sonradan normalin üç katı büyümüş olduğunu farkettiği testisiyle hisseder vücudunda birşeylerin yolunda gitmediğini.
Zaten bir süredir gözleri kan çanağına dönmüş şekilde uyanmakta ve şiddetli başağrıları çekmektedir. Birkaç yarış anlaşmasını iptal ederek bir arkadaşının da zorlamasıyla doktora görünür.

Testler, tetkikler, tomografi derken 2 Ekim 1996'da acı gerçek ortaya çıkar. Kanserdir. Üstelik hastalık akciğer, lenf bezleri, karın içi ve testislere de metastaz yapmış 3. safhadadır ve yaşama şansı ise %40 civarıdır. Bir sonraki gün ameliyat öncesi kan değerleri iki katına çıkmıştır. Bu hızla devam ederse en fazla iki,üç aylık ömrü kaldığı söylenir.
Hayatta Kalmak Zorundadır
Ertesi güne acilen ameliyat ayarlanır çünkü her geçen saat önemlidir.
Ameliyat başarılıdır, prostatı alınmıştır ve göğsünde üç ay duracak bir kateterle uyanır. Hemen ardından ise bu kateterden üç ilacın karışımından oluşan ve her gün beş saat boyunca damarlarına verilecek ve yan etkileri çok ağır olabilecek bir tedaviye başlanarak metastazların yok edilmesi planlanır. Vücut bu şekilde temizlenmeye çalışılacaktır ama fazla ümit bağlamaması da söylenir.
İlaçlar üreme yeteneğini kaybettireceğinden baba olmak istiyorsa elini çabuk tutup sperm saklatması tavsiye edilir.
Ameliyattan birkaç gün sonra halsiz bir şekilde sperm bankasına giderek denileni yapar.
Baba olmak istiyordum ancak bu ümit ve sevgiyle bezenmeliydi, böyle çaresiz ve tek başına değil.
Diye açıklar hislerini. İlaç tedavisinden sonra üreme kapasitesini yok olduğunu öğrenecektir.
En Zor Basın Açıklaması
Düşünün ayakta duracak haliniz yok sizden basın açıklamasıyla halkın karşısında dik durmanızı, belki de rakiplerinizi sevindirecek bir şekilde turnuvalardan çekildiğinizi ve hastalığınızı tüm dünyaya haykırmanızı istiyorlar. Çok acı olmalı.

Buna rağmen ağzından şu sözler dökülür;
Söz veriyorum yaşayacağım ve hayalim olan Fransa Bisiklet Turu'nu kazanacağım.
Sabah yapılan açıklama sonrası öğleden sonra ilk doz için kliniğe koşar.
Bu Nasıl Bir Yaşama İsteği, Nasıl Bir Azimdir?
Çoğu insanın ruhsal bir çöküntü ve depresyon ile yataktan çıkmayacağı bir durumda Armstrong henüz yan etkilerin kuvvetlenmediği o ilk kürlerde hergün bisikletiyle saatlerde dolaşır ve yüzer. Üstelik tüm bu aktiviteler iliklerine kadar acı verici olsa da.
Bu arada beyin tomografisinde hastalığın beynine de sıçradığı görülür çünkü HCG değerleri kanserli hastalarda olması gereken max miktarın 1000 katıdır.
Tedavi masrafları gittikçe artmaktadır ve sağlık sigortası ile problemler çıkmaya başlar. Masrafları kendisi karşılamak zorundadır ve bunun için evini, lüks arabasını hatta tüm mobilyalarını satar. Şimdi yine başladığı noktadadır.
Tek farkı tamamiyle dibe vurmuş ve hızla ölüme doğru gidiyor olmasıdır.

Beyin ameliyatından sonra ilaç tedavilerine devam edilir. Yan etkileri o kadar ağırdır ki iliklerine, ciğerlerine, kaslarına, diş ve midesine saldıran ilaçlar yüzünden hergün öksürmekten ve durmaksızın kusmaktan bitap düşmüştür. Bazı zamanlar yemek yiyecek hali bile yoktur.
Bu tedavi önce hangimizi öldürecek? Kanseri mi beni mi?
Dokularını yakan ilaçlar yüzünden bedeninde lekeler oluşur. Buna rağmen bile hastane kordiorlarını yavaş adımlarla arşınlayarak idman yapmaya çalışır. Ne kadar kötü hissederse o kadar iyi olduğuna inandığından doktorlardan ilaç alım aralığını kısaltmalarını teklif eder, elbette ki reddedilir.
İlk İyi Haberler Gelir

İki aylık yoğun bir tedavinin ardından kan HCG seviyeleri yarıya inmiştir. Tedaviye cevap veriyordur. Bir ay sonra 1996 Aralık sonunda son kürü de alınca gözetim altında tutulmak üzere eve çıkarılır.
Kuvvetini topladıktan birkaç gün sonra ilk işi kaskını geçirdiği gibi bisikletine atlamak olur. Bu arada hayatına Kristen girer. Onun hem moral destekçisi hem de değişen görüntüsünün yeni stilisti olur.
97 Şubatında ilk teşhis konulduktan dört ay sonra vücudunun kanserden tamamiyle kurtulduğu açıklanır. O yazın sonlarına doğru artık hasta gibi değil çıkan saçlarıyla sağlıklı bir insan gibi görünmeye başlar.
Teşhisin yıldönümünü annesi ve nişanlısıyla birlikte kutlar. Nisan 98'de evlenirler.
Parkurlara Dönüş

İlk profesyonel yarışı bundan 1.5 sene sonra İspanya'da olur ve 14. olarak bitirir.
Ailesini büyütmeye karar verdiklerinde tedavi öncesi dondurulan spermlerin kullanma zamanı gelmiştir. Eşi hamile kalır ve Luke David adını verdikleri bir bebekleri olur.
Şimdi sıra yarım kalan hayalini gerçekleştirmektedir. Yoğun geçen bir hazırlık döneminden sonra 1999'da dünyanın en zor parkuru olarak bilinen Fransa Turu'nda 200 bisikletçi arasında bitiş çizgisine yakın o kendine has atağıyla öne çıkıp birinci gelen tanıdık ancak tahmin edilmeyen bir isim herkesi şaşırtır.

Lance Armstrong hayalini gerçekleştirmiş Turu kazanmıştır. Bu azimli adam Fransa Turu'nu müteakip yıllarda ardarda 6 defa daha kazanacaktır.
Annem ve sevdiklerim en büyük destekçilerim oldu. Kanseri yenmemde benden çok onların payı vardır.

Armstrong şimdi ikiz kızları ve bir oğlu ile 3 çocuk babasıdır.
Bu hikayeden hepimizin çıkaracağı dersler var aslında. Sağlığımızın ve sevdiklerimizin kıymetini bilelim.
Sevgiyle kalın, mutlu olun.

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar