Aslında bu mesele hakkında çokça yazılar yazılmış, görüşler verilmiştir..
Hemcinslerimin aslında "büyük rahatsızlık" duyduğu, fakat artık onların bile "ikna olduğu" bir kavramdır..
Fakat, nedense bu "odunluk" meselesi hep kötü algılanmıştır..
Peki gerçekten kötü müdür odun olmak? Neden biz erkekler odunuz?
Bunun altında fıtrat ve inanç yatar..
1) Liderlik ve hükümdârlık vazifesi
Erkekler fıtratları gereği ağır sorumlulukları taşıyabilmesi için güçlü yanı; adaletli hüküm vermesi için ise duygularından çok mantığı ağır basar..
Kadınlarda "dinen" iki kadının şahitliğinin bir erkeğe denk gelmesi buna binâendir..
Mesela, suç işlemiş bir evlat için; baba, cezanın uygulanmasında ciğeri yansa da "adaletin yerini bulması" için tereddütsüz verilen hükümden yana olurken; anne, elinden gelse evladı yerine cezayı kendisine uygulanmasını talep eder! Bu durun bazen yalancı şahitliğe bile götürebilir.. Ki "yalancı şahitlik" yedi büyük günahtan biridir, Cehennem vardır ucunda..
2) İnancı gereği soğuk davranması
Çok kez şahit olmuşumdur, "Ne soğuk adam!" "Biz kızlar gözünüzde öcü müyüz?" "Bir merhaba bile demiyor!"
Evet, bu kasıtlı yapılan bir davranıştır..
Dindar erkeklerin "nefislere uymamak" adına bir tedbirli davranıştır..
Zorunlu olmadıkça kadınlarla konuşmayı tercih etmezler..
Çünkü belli bir zaman sonra ikisinden biri yahut her ikisinin de nefsi meyleder..
3) Evin direği olması itibarıyla
Evet, evin direği erkektir. Çatısıyla zemini arasını sağlamlaştırmak için merkezdedir..
Hep dik durmak zorundadır.. O direk yıkılırsa ev yerle bir olur..
4) Fıtratları gereği
Erkekler yaratılışları gereği hanımlar kadar esnek değillerdir.. Narin olamazlar, olmamalıdır.
Sosyal hayatta "rızık" peşinde koşan erkek, bir çok sıkıntılara göğüs germek zorundadır..
Bunun için de sağlam bir irade ve duruş sergilemelidir.
En ufak sıkıntıda incinen erkek her işi yapamaz, barınamaz.
5) Kollayıcı ve sahiplenici olması itibarıyla
Fatih Kısaparmak'ın dediği gibi: Babam fedakârdı! Bir dikili ağacı olmadı belki.. Ama kendisi, onuruyla yaşayan koskoca bir çınardı.. Üstümde ki kol kanat, sırtımı yasladığım dağ gibiydi..
Erkek, çınar gibi büyük ve kucaklayıcı olması..
Meyvesi olmasa bile bir gölgesinin bile çok kıymetli olduğu unutulmamalıdır..
Özetle; medyanın, feminizmin, bütün dünyayı etkisine aldığı saçma bir fikir olan "romantizim" uğruna asıllarından koparmayın erkekleri.. Mü'min bir erkek ince ruhludur zaten.. Hanımının her zaman gönlünü hoşnut etmeye meyillidir..
Erkekler dizi ve filmlerdeki yakışıklı, zengin, romantik, süper kahramanlarla yarışmak zorunda. Sanki erkeklerin dünyaya geliş amacı kadınları mutlu etmek içinmiş gibi bir algı oluşturuldu. Fakat her gün değişen ve artan beklentiler yüzünden kadınlar bir türlü mutlu olamıyorlar.
Sizleri, gerçekle uzaktan yakından alâkası olmayan bir beklenti içine sokan, altında sadece hayal ürünü olan, bu hayallerin kadın düşüncesiyle, duygusuyla yazılmış senaryolar olduğunu unutmayın..
Bir erkek senarist bile, olduğunu değil, olmak istediğini yazar..
Size katılmıyorum. İslam toplumunun büyük çoğunluğunu cahil buluyorum. Bu toplum ikiyüzlülük içinde dinin emirlerini kafasına göre eğip büken bir toplum. Fıtrat adı altında büyük adaletsizlik yapılmakta. Ve bu durum erkeklere de zarar veriyor. Ben erkeklerin odun olduğunu düşünmüyorum. Zaten erkeklerin hepsi aynı kişiliğe sahip değil, aynı dine ve aynı cinsel kimliğe de. Dinim İslam olabilir ama benim dinim beni ilgilendirir yani tüm topluma İslami doğrularla bakıp kişilere davranış rolü biçemem. Romantik olan, yöneteme kabiliyetinden mahrum kişilikte erkeklerde dünyada oldukça fazla. Onlar erkek değil mi? Kadınlarda soğukkanlı olabilir. Birçok hakim, dedektif, doktor vb var. Bunlar ortaaçağ kafası. Eğitilmemiş insan olaya mantık çerçevesinde bakamaz Siz evin direği olmak isteyebilirsiniz ama hem maddi hem de manevi anlamda evin direği olmak istemeyen erkekler var. Ki haklılarda. Fıtrat diye diye kadını hapseten erkeklerin torunları, 50 kuruş çay parasını verince, kadın hesap ödemiyor diye kadına köpek muamelesi çekiyor. Kadınlar besleme değil. Bu ülkede kollama, sahiplenme olayı da erkek terörüne dönüşmüş durumda. Öz güvensiz erkekler sahiplenme adı altında kadınlara her türlü şiddeti uygulayıp bazen öldürmekte. Avrupa'da insanlar 18'inden sonra evden ayrılır ve ayakları üzerinde durur, hayatı öğrenir. Türkiye'de 60 yaşında baba, kiradan çıkar ev alır üzerine de çocuğunu ev sahibi yapmaya çalışır. Bunun sonucu tembel, ailesi tarafından pohpohlanmış egoist ve kompleksli insanların yaşadığı hasta bir toplumdur. Öyle bir hal alır ki toplum kendini koruyamazken birilerinin namusunu, malını hadsizce sahiplenir. Dizilerde feminist bakış açısıyla yazılmaz. Ataerkil zihniyete göre yazılır. Sevilmeye layık kız bakire kızdır. Ve dizilerde cahil toplumun anlayacağı dilde seviyesiz senaryolar ile yayınlanır. Kaldı ki ortada emek var, kadınların yaptığı işe saçma demeniz ilkel çırpınışınızı gösteriyor.
Yaptığınız bu ithamlar ne şahsımda ne fikrimde barınmaz bu bir..
İkincisi, ben olanlar üzerinden dem vurmadım, olmadı gerekeni aktardım.. Bahsettiğiniz durumlar İslam'ın değil, İslam'dan cahil müslümanların kusurudur.. Bu meselemizi cerh etmez..
Üçüncüsü, hakim, doktor hatta asker kadınlar mevcut, bu doğru. Fakat, erkekleşmiş, ister istemez duygularını törpülemiş, bazıları canavara bile dönüşmüştür (siyasetçiler, bazı teröristler buna örnektir). Not: bayan doktor olmamalı gibi saçma bir düşünceye sahip olduğumu sanmayınız..
Dördüncüsü, toplumumuzu zehirleyen dizilerde -populer olduğu için örnek- barış arduç gibi burak özçivit gibi yakışıklı, romantik zengin gibi modeller kendi karakterlerini değil yazılmış senaryoları oynuyor..
Ayrıca, Aşk-ı Memnu, Medcezir daha adını bilmediğim bir çok dizilerden hangisi toplumun değerlerine saygı göstermiştir? Ya da şöyle söyleyim hangisi örnek bir yaşam biçimi sunmuştur?
Hakim, asker ya da doktor olan kadınlar size göre erkekleşmiş ise benim sizinle tartışıp orta nokta da buluşmam mümkün değil. Bunu tartışmak da vakit kaybı... Ben sizin kişiliğinize karşı yorum yapmadım. Toplumda ki bazı kesimleri eleştirdim. Aşkı Memnu, Medcezir ahlaksız yapımlar ise sizde izlemeyin o halde. Fakat nerede dinden, edepten bahseden varsa bu dizileri de izleyen en çok bu kesim. Ne çelişki? Ben yine sizi hedef almıyorum burada. Ben televizyon izlemiyorum. Başkaları da izlemesin. Toplumda bana göre kültürlü insanların varlığı yükselmek için önemli. Size göre öpüşme sevişme sahnelerinin olmadığı dizilerin yayınlanmaması ve kadınların erkekleşmemek için hakim, savcı olmaması. Zıt düşünüyoruz.
Madde 2 ye katilmiyorum :) Kendisine benle yakın olmasını bile soylemedigim ama "İnancım gereği kızlarla yakın olmuyorum." diyerek bana dindarlık satan arkadaşın şu an sevgilisi var ya da bana sevgilisi var gibi gösteriyor. Dindar gozukmek için çabalayan ve kalben dindar olan arasında çok fark var. Cidden kalben iman etmiş bir arkadaşım var. Gelir hoşbeş eder ama digeri gibi triplere girmez. Karşıdaki insanı kırmamaya özen gösterir. Dindar olan öküz olmaz.
Bak bunlara eyvallah sözüm yok. Zaten olmasi gereken de bu ama Hz. Musa aleyhisselam orada bizim bazi erkeklerimiz gibi öküzce davranmamıştır. Sadece bir soru sormuş vs. Ayriyeten peygamberler Hz. Yusuf ve Hz. Zuleyha arasinda hic mi muhabbet diyalog olmadi? Kızlar zaten erkekler benle muhabbet etsin diye atlamıyor. Dindar gözükmeye çalışan bircok kisi tanıyorum.
Verdiğim linki tam okudun mu bilmiyorum.. Senin öküzlükten kastın ne?
Olması gereken 2. maddede de Kasas suresinde de geçen mevzu şu:
- Zorunlu olmadıkça konuşmamalı. - Konuşma zorunluluğu varsa maksadı anlatacak kadar kısa konuşmalı. - İffetli hanımlar yabancı erkeklerle sohbet kapısını açacak tarzda yuvarlak sözlerle değil kesin ifadelerle konuşmalı. - İffetli erkekler, iffetli sözlerle maksadına ulaşınca hanımlarla konuşmayı bitirip susmayı tercih etmeli.
En İyi Cevaplar