Beden ve ruh olarak çok yoruldum. Gencim, hayatımın başlangıcı olabilir ama çok yoruldum cidden. Ailem var ama yokmuş gibi hissediyorum çünkü ne zaman onlarla olsam hep boşluk var içimde. Annem ev hanımı. Hergün evi silip, süpürür ve yemek yapar. Teyzemler veya ablamlarla gün içinde telefon aracıyla konuşmakta... Hergünü böyle. Babam emekli aldığı maaş ise bin lira bu yüzden ek bir işte çalışıyor.. Ev bizim çok şükür. Ablamlar ise evli, kendi yuvaları var.
Kendimden bahsedeyim az...
(Sadece aynı hatayı yapacağım, tekrar güvenerek canım yanacak.)

Çocukken çok hareketliydim. İlkokula başlamadan önceydi. Evimizin yakınında bir park vardı. Oraya oynamaya giderdim. Birgün salıncakta sallanırken yanımda sallanan kıza kendimi tanıtıp arkadaş olalım dedim. Arkadaş olduk tabi fazla uzun sürmedi. Okula başladım. Hiç ağlamamıştım yeni arkadaşlar edinip yeni şeyler öğreneceğim için heyecanlıydım ama işler istediğim gibi olmadı. Sınıftaki erkekler bana düşmandı. Defterlerimi, kitaplarımı, önlüğümü yırtar, ders sırasında boynuma kalem batırırlar ve okulun arkabahçesinde kıstırıp taş atıp, sopayla vururlardı. Annem önce öğretmenle konuştu faydası olmadı sonra okulla konuştu, sınıfımı değiştirmediler. Yakınımızda bir okul daha vardı ona gitti farklı mahalle diye almadılar. Halbuki 10dklık yürüme mesafesiydi.
Belli dönemlerde çocuklarda görünen bayılma hastalığım vardı. Ani bir vuruşta bayılıyordum. Bir gün öğretmenimden tokat yedim. Çünkü ders sırasında boynuma kalem batırmışlardı ve bende bağırmıştım. O sırada bayılmışım. Yüzüm morarmaya başlayınca annemi çağırmışlar. Koşa koşa gelmiş ağzımı zorla açıp küçük dilimi çıkarmış. Böyle 2 ay geçti ve okuldan ayak uyduramadığım ve yaşımın küçük olması sebebiyle alındım. Halbuki derslerim iyiydi anlıyordum ve yapıyordum. Sonraki yıl okula başladığımda artık okula gitmek istemiyordum. Nefret ediyordum bu yüzden kaçıyordum. Hem evden hem okuldan...
Evin kapısını kitleseler balkondan aşağı iniyordum.(3.katta oturuyoruz fakat her balkonun çamaşırlık demirleri var onlara basıyordum.) Balkonu kitleyemiyorlardı çünkü 30 yıl öncesinin kapısıydı. Okulda ise 2 metrelik demirlerden tırmanıp kaçıyordum.
Sonra 1.sınıfı tekrarladığım sırada bilgisayarla tanıştım. Bilgisayar oyunları oynamak o kadar mutluluk veriyordu ki herşeyi unutuyordum. Bir sene sonra en iyi arkadaşımdı. O zamanlar saati 25krş 50krştu. Saatlerce oturuyordum bazen annemler para vermeyince çalıyordum çünkü oturmadan yapamıyordum.
2. sınıfımda çok yanlış bir yola girdim. Yine erkeklerden rahat yoktu. Beni elliyolardı. Göğüslerime, alt bölgeme, yüzüme... Kötü bir şey yaptığımın farkındaydım ama tam olarak bunun ne olduğunu bilmiyordum. Arkadaşım olarak düşünüyordum çünkü tek istediğim gerçek bir arkadaş edinmekti. Birde 2. dönem yeni bir öğretmen gelmişti çünkü diğeri emekli oluyordu. Bu öğretmende bana düşman kesildi. Bir gün ders sırasında burnumun aktığını fark ettim. Normal şeffaf sıvısı gelmişti burnumu silme ihtiyacım vardı ve ders sırasında sümkürmek istemiyordum. O sıvının göründüğünü düşünerek burnumu elimle kapattım ve yanına gidip tuvalete gitmek için izin istedim. Elimi çekmemi söyledi. Ben çekmek istemedim ama zorla çekmek zorunda kaldım. Tabi şeffaf olduğu için bir şey görmedi ve bana bir tokat attı, yalancı olduğumu söyleyip yerime gönderdi. Orada sümkürmek zorunda kaldım.
3.Sınıfta sınıfımdaki erkeklerden buna karşılık para almaya başladım çünkü 2.sınıftan beri bana bunu yapıyorlardı. 50krş veya 1 tl en azından internet kafede oturacak param çıkıyordu ve sigara içmeye başlamıştım çünkü ailemde dahil çevremdekiler içiyordu ve çevremdeki insanlar benden en az 13 yaş büyüktü.
4. Sınıfımda alt bölgeye ellemenin hamile kalmakla alakası olduğunu keşfettim. Hala ne dendiğini bilmiyordum ama korkmaya başlamıştım hamile kalmaktan. Belki içime girmiyolardı ama orada sürtünüyorlardı. Bu sırada beden eğitimi hocam beni okul voleybol takımına aldı. Çok hareketli bir çocuk olduğum için voleybol oynamak bana inanılmaz güzel duygular yaşatıyordu. O topa vurmak ve sayı almak, takım arkadaşlarınla çalışmak benim için çok zevkliydi. Tabi yıl sonuna doğru takımdaki kızlar benim onların cebinden para çaldığım yalanını söyleyene kadar o sıralar birde bezleniyordum çünkü tuvaletimi tutamıyordum. O yıl İl 1.si olmuştuk ve il dışına gidecektim fakat annem beni göndermedi ve voleybol hayatım bitti.
5. Sınıfa geldiğimde din dersindeydim. Birden kendimden çok utandım ve yaptığım şeyin farkına vardım. Hiçbiri benimle arkadaş olmadığı gibi başka sınıfın erkeklerinede beni anlatmışlardı ve onlarda beni ellemek için geliyordu ama artık izin vermiyordum çünkü farkına varmıştım. Sonra kendimi koruma amaçlı olarak karete,tekwando ya gitmek istediğimi söyledim aileme ama izin vermediler. Paramız olmadığını, eğer gidersem onları döveceğimi ya da başkasının bir taraflarını kıracağımı söylediler. Halbuki o zamanlar babam çalışıyordu ve paramız vardı. 1 kerelik 10-15 lirayı veremediler... 23 Nisan günü okulda sınıfımızın bayrakla gösterisi vardı. Herkesin elinde 2 bayrak ve tüm sınıf bir düzen eşliğinde hareketleri yapıyordu. Gösterinin yapılacağı salonun arkasında anasınıfı vardı ve orada bekliyorduk. Sonra annemin yanına gidip bir şey almak istedim salona yöneldim. Bir sınıf kapının az ilerisinde gösteriyi yapıyordu fakat o kapının içinde bir iki öğretmen bekliyordu. İçeri girip köşeden arkaya gidecekken öğretmenim beni durdurup nereye gittiğimi sordu. Annemin yanına gideceğimi söyledim ama izin vermedi gidemezsin dedi. Israr ettim sonra beni tuttuğu gibi anasınıfına çekti, ağlamaya başladım tabi sonra orada oyuncaklarla oynamaya daldım. Ata biniyordum birden boşaldığını fark ettim sınıfın ve dışarı çıkıp salona yöneldim ve gördüğümde ise sınıfım gösteriyi yapıyordu. Ben olmadan... sonrasında öğretmenim bana ceza verdiğini söyledi çünkü sözünü dinlemeyip annemin yanına gitmekte ısrar ettiğim için.
Bu geçirdiğim ilkokul yıllarında annemin gözünde hep kötü kızdım. Herşey benim suçumdu. Yaramaz olduğum için, yerimde durmadığım, sürekli evden kaçtığım için, söz dinlemediğim için. Her zaman beni başka çocuklarla kıyasladı, akrabanın komşunun kızıyla, oğluyla kıyasladı. İlk 1. sınıfa başladığımda o olayları yaşamaya başladığımdan beri herşeyden öyle nefret ettim ki, ailemden, okuldan, öğretmenlerden... Ne mutlu ne üzgün günümü paylaşacak biri yoktu. Hayatımda hep bilgisayar vardı sadece onun başında oturmak yaşadıklarımı unutup mutlu olmamı sağlıyordu. Şimdi ise ondanda bıktım. Bilgisayar başına oturduğumdan beri oynamadığım online oyun, normal oyun kalmadı. Hala herşeyden nefret ediyorum bu dünyaya geldiğim için başta ama hiçbir zaman canıma kıyamadım çünkü yaşarsam belki bir gün gerçekten mutlu olabileceğim bir ortamım olacağına inanıyorum.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar