Merhaba arkadaşlar. Siteye bir yıldan biraz uzun bir süre önce katıldım ve sonra uzun bir ara verdim. Bunun sebebi belki o zaman için sitenin işleyişini tam olarak anlayamamış olmam olabilir. Zaman konusu da benim için bir sorundu o zamanlar. Şimdilerde gerek görüşlerim ve gerekse sorularımla bayağı bir aktiflik gösteriyorum. Geçenlerde "Çekim yasasını biliyor ve kullanıyor musunuz?" şeklinde bir soru sormuştum ve o soruda bu konuyla alakalı bir bence yazacağımı da açıklamıştım. Bu konuyu kendi hayatımdan da bazı örneklerle anlatmaya çalışacağım. Ancak şunu belirtmek isterim ki bu yazı rehber niteliğinde bir yazı olmayacak. Daha ziyade "bu nedir" tarzında bir bence olacak. Bu konuyla alakalı gerek internette ve gerekse çeşitli kitaplarda ziyadesiyle bilgi mevcut. Amacım sizi çekim yasasından haberdar etmek ve size olumlu yönde bir katkı sağlamak. Çayınız kahveniz hazırsa başlayalım. :)

Çekim Yasası Nedir?
Öncelikle çekim yasasının ne olduğundan bahsetmek gerek. En kısa tabiriyle çekim yasası, duygu ve düşüncelerimizin bir enerji açığa çıkarması ve bu enerjinin aynı frekansa sahip diğer enerjileri etkileyerek düşüncelerimizde ki şeyleri hayatımıza çekmesidir. Düşüncelerimiz enerji açığa çıkarır ve bu enerji evrende yolculuk eder. Bu yolculuk esnasında benzer frekanstaki enerjileri de çekerek düşüncenin kaynağına yani kişiye geri döner. İşte bu sürece çekim yasası denir. Düşündüğümüz ve yaptığımız her şey hayatımızı etkilemektedir. Pozitif düşünce pozitif sonuç getirir, negatif düşünce ise negatif sonuç getirir. Bu yüzden düşündüklerimize ve söylediklerimize çok dikkat etmemiz gerekir.
Çekim yasasını aynı zamanda İslami bir temele de oturtmak isterim. Bunun için iki örnek vereceğim. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurur, "Sizden biri konuştuğu zaman ya hayır söylesin ya da sussun." Burada görüyoruz ki çekim yasası temelde İslam'la bağdaşan bir düşüncedir. Hadis-i Şerifte anlatılmak istenen hepimizin bildiği üzere konuşurken güzel söylemek gerektiğidir. Çünkü dilimizden dökülen her şey dua hükmündedir.

Türk edebiyatının 13. yüzyıla damgasını vurmuş büyük ozanı Yunus Emre'nin şu sözleri konuya çok güzel bir örnek olacaktır, "Dil söyler kulak dinler, kalp söyler kainat dinler." Gerçekten de kainat insanı dinler. Nasıl dinlemesin ki, insan da kainatın bir parçası değil midir? Şu koskoca kainatı yaratıp insanın hizmetine sunan Allahü Teala (c.c), tüm o yıldızları, galaksileri ve gezegenleri boş boş dönüp dursunlar diye yaratmış olabilir mi? Yaratılmış hiç bir şey boş ve amaçsız değildir. Yaratılmışlar olarak her zerremizle bir amaç için buradayız.
Örneklerde de görüldüğü üzere çekim yasası altı boş bir teoriden ibaret değildir. Her şey enerjiden oluşur. Düşüncelerimizde enerji açığa çıkarır ve açığa çıkan bu enerji kendisine bezer enerjileri hayatımıza çeker. Peki çekim yasasını nasıl kullanırız? Bunun için temel bir kaç adımı vereceğim. Daha fazlasını araştırıp öğrenmek sizlere düşüyor. :)

Tam Olarak Ne İstediğinize Karar Verin
Hayatta bir amacınız olmalı. İki kere iki dörttür kadar net bir amaç. Ne yapmak istediğinizi bilmeli ve bunu hayal etmelisiniz. Hedefinize ulaştığınızı hayal edin. Eğer mutlu oluyorsanız bu sizin için doğru hedeftir. Başarmak hayal etmeyle başlar. Hayaliniz enerjiye dönüşür ve yolculuğuna başlar. Ancak siz onu güçlendirmelisiniz. Yoksa bir işe yaramayacaktır. Nasıl mı? Sabırlı olun, anlatıyorum. :)

Pozitif Olun
Hedefinize yürürken daima pozitif olmalısınız. Negatif düşünürseniz olumsuzlukları çekersiniz. Hayal ederek evrene gönderdiğiniz enerjiyi pozitif düşünceleriniz ile güçlendirmelisiniz. Her zaman "başaracağım" demlisiniz. Gülümseyin ve amacınıza ulaştığınızda ne kadar mutlu ve huzurlu olacağınızı düşünün.

İnançlı Olun
Başaracağınıza dair inancınız tam olmalıdır. Evrenden ya da yaratıcıdan asla şüphe etmeyin. İstediğinizin size geleceğini bilin. Bir cuma vaazında vaiz şöyle bir şey söylemişti, "Dua ettiğiniz zaman kabul edileceğinden şüphe etmeyin. Her zaman, <ben dua ettim ve duam kabul oldu> demelisiniz. Duanızın kabul olacağından şüpheniz olmasın." Sadece bilinç değil bilinç altında da şüphe taşımıyor olmalıyız. Unutmayın, bir şeye inanmadığınız sürece o şeye asla sahip olmazsınız.

Harekete Geçin
Hedefinizi belirlediniz, pozitif düşündünüz, başaracağınıza inandınız artık harekete geçme zamanı geldi. Hedefiniz için çalışmanız gerekir. Yapmanız gerekenlerin bir listesini çıkarın ve adım adım ilerleyin. Bazen tökezleyip düşebilirsiniz. Olsun, ayağa kalkın ve yola devam edin. Sakın vazgeçmeyin. Siz hiç bir şey yapmadığınız sürece her şey hayal ettiniz diye ayağınıza gelmez. Evren siz çalıştığınız sürece size hizmet eder. Dualarınız onlara ulaşmak için çabaladığınız müddetçe kabul olunur. Zengin olmak istiyorum deyip oturarak asla zengin olmazsınız. :)

Minnettar Olun
Elinizdekilerin kıymetini daima bilmelisiniz. Sahip olduklarınız için şükretmelisiniz. Evrene teşekkür ederseniz her zaman cömert davranır. Şükrünüzü bilirseniz daha iyisine sahip olursunuz. Kendimizden örnek verelim, bir arkadaşımıza yardımcı olduğumuz zaman karşılığında bir teşekkür bekleriz. Arkasını dönüp öylece giderse bir sonraki sefere aynı cömertlikle yardım etmek istemeyiz. İşte yaratıcı ve evrende böyledir. Şükrettiğiniz sürece her şey daha güzel olur.
Çekim yasasının ne olduğu ve nasıl çalıştığı hakkında bilgi vermeye çalıştım. Bu konuda daha detaylı bilgi ve kaynak internette bolca mevcut. Umarım faydalı ve sıkılmadan okuyacağınız bir bence olmuştur. Dua edin, azmedin, başarın ve şükredin. Bir başka bence de görüşmek dileğiyle. Kendinize çok iyi bakın. :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar