Muhtemelen Daha Önce Adlarını Duymadığınız Nadir Psikolojik Rahatsızlıklar!

İnsan psikolojisini çok severim, aslında en çok istediğim ikinci meslekti, birincisi arkeolojiydi de işte Türkiye şartlarında o kadar gömdüler ki korkudan gidemedim. Ama ben ne yaptım? Onun yerine gittiğim okulu bıraktım!

Neyse işte, konumuza dönecek olursak insan dediğimiz şey çok geniş kapsamlı bir canlı. Milyarderlerin düğün pastaları gibiyiz, kaç katımız olduğunu saymak için kırk yedi magazincinin iş birliği yapması gerekiyor.

Geçelim mi konumuza artık hazırsanız?

En Tuhaf Psikolojik Rahatsızlıklar!

Muhtemelen Daha Önce Adlarını Duymadığınız Nadir Psikolojik Rahatsızlıklar!

Bencemizin konusu da bu katmanların birkaçı sadece, bozuk bir insan psikolojisinin ne gibi durumlar yaratacağını göreceksiniz, inanın bana bu gördükleriniz muhtemelen izler bırakacak sizde, bu karanlık paletten hiç değilse bir fırça darbesi alacak ruhunuz.

Stendhal Sendromu!

Muhtemelen Daha Önce Adlarını Duymadığınız Nadir Psikolojik Rahatsızlıklar!

Bir insan düşünün şimdi güzel bir sanat eseri ile karşılaştığında dengesini kaybettiğini hayal edin, öyle yüksek bir duygu yoğunluğu yaşasın ki bu durum onda panik ataklara, hiçbir sebebi olmayan fiziksel sorunlara ve halüsinasyonlara sebep olsun.

İşte Stendhal sendromunun özeti bu. Şahıs öylesine yoğun yaşıyor ki duyguları, güzelliğe olan tepkisini vücudu kontrolü ele geçirerek bizzat kendisi veriyor. Aynı şekilde doğaya karşı da gerçekleşebiliyor bu durum, güneşin batışını seyrederken kendini kaybedebiliyor.

Adını ise 1817 yılında Floransa gezisinde bu semptomları gösteren Fransız yazarından alıyor. Hiperkültüremi ve Floransa Sendromu olarak da biliniyor.

Apotemnofili!

"Saw ne alaka?" demeyin, açıklama kısmını okuyunca bunu neden yaptığımı anlayacaksınız.
"Saw ne alaka?" demeyin, açıklama kısmını okuyunca bunu neden yaptığımı anlayacaksınız.

Bu rahatsızlıkta kişi sebebi tam olarak bilinememekle birlikte, vücudunun sağlıklı uzuvlarını kesme eğiliminde oluyor. Durduk yere evindeki bir bıçağı, testereyi alıp asla yapmaması gereken şeyler yapabiliyor. Görsel bu yüzden bir filme ait, konulabilecek gibi değillerdi diğer resimler, açıkçası ben bir kötü oldum bakınca, sizin de olmanızı istemedim.

Dediğim gibi sebebi tam olarak bilinmiyor olsa da uzmanlar beyindeki sağ parietal lobun hasar almış olması ihtimali üzerinde duruyorlar.

Tedavisi de oldukça zor, zira hastalar tedavi aramadıkları için ya hiç başlanamıyor ya da başlansa da bir sonuç alınamıyor çoğu zaman.

Yabancı El Sendromu!

Muhtemelen Daha Önce Adlarını Duymadığınız Nadir Psikolojik Rahatsızlıklar!

Sanırım en tuhaflarından biridir bu rahatsızlık. Aslında muhtemelen aşinasınızdır bu duruma. Bir filmde, dizide, dergide görmüşsünüzdür kesin.

Özetle, kişi ellerinden birinin kontrolünü yitiriyor diyebiliriz, zira o uzuv sanki bedenden ayrılmış bambaşka bir kişilik gibi karakterize ediliyor. Kendi iradesi var, kendi fikirleri var, tepkileri yine kendine ait.

Sebepleri ise beynin iki yarım küresini birbirine bağlayan korpus kallozumda meydana gelen hasar, felç ya da biraz evvel de bahsettiğimiz parietal lob hasarı olabiliyor.

Sonrasında olanlarda işte bunlar, iki el adeta birbiri ile mücadele ediyor.

Capgras Sendromu!

Muhtemelen Daha Önce Adlarını Duymadığınız Nadir Psikolojik Rahatsızlıklar!

Çiftler arasında bir yanılsama.

Bu kişiler hayatlarındaki kişinin aslında o kişi olmadığını, bir sahtekarın onu ortadan bir şekilde kaldırarak yerine geçtiğini düşünüyor, evlerinde bir yabancının olduğuna ya da sevgililerinin aslında bir başkası olduğuna inanıyorlar.

Ağır bir psikoz örneği aslında. Şizofreni, demans, epilepsi hastalarında görülebildiği gibi travmatik beyin hasarı da bu duruma yol açabiliyor. Ağır bir tedavi süreci var tahmin edeceğiniz üzere, antipsikotik ilaç kullanımı da tedavinin vazgeçilmez öğesi.

Adını ise Fransız psikiyatrist Joseph Capgras'tan alıyor.

Alice Harikalar Diyarında Sendromu!

Muhtemelen Daha Önce Adlarını Duymadığınız Nadir Psikolojik Rahatsızlıklar!

Adı ne kadar tuhaf değil mi? Aslında değil.

Todd sendromu olarak da adlandırılan bu rahatsızlık hastanın beden imajını, uzay ve/veya zaman algısını kaybettiği nörolojik bir durum. Halüsinayonlar görebiliyor, duyuları bozulabiliyor, hız algıları kontrolden çıkabiliyor.

En çok görülen örneği ise vücut imajı. Bu durumda hasta vücudunun boyu, şekli konusunda kafa karışıklığı yaşıyor. Bu yaşadıkları da hastada panik ve korkuyu tetikleyebiliyor.

Genellikle migren, beyin tümörleri ve ilaç kullanımı ile ilişkilendirilmekle birlikte, 5-10 yaş arasındaki çocukları etkileyebiliyor.

Böylece geldik bencemizin sonuna, belirtmek isterim ki yazının tahminen %80 kadarı çeviri, kalan kısmı ise şahsi yorumumdur. Umarım hoşunuza gitmiştir, iyi davranın kendinize, sağlıcakla kalın!

#felfire

Kaynak!

Muhtemelen Daha Önce Adlarını Duymadığınız Nadir Psikolojik Rahatsızlıklar!
Cevapla