Ben aslında çay insanıyım. Sanki bana kahve sabah beni dürtüp ‘kalk artık, hayat seni bekliyo’ diye bağırır; çay ise hemen arkadan gelir, ‘boşver onu, iki dakika otur da kendine gel’ der gibi hissettiriyor. Kahve hızlı, çay sabırlı… Biri nabzımı yükseltir, diğeri kalbimi sakinleştirir. Bazen kahveyle gaza gelirim, sonra çayla pişman olurum. Kısacası, hayatım iki içeceğin ortasında geçen bir uzlaşma süreci: biri beni hayata bağlar, diğeri hayal kurdurur.
Her daim yalnız başıma gittiğim yerde filtre kahvesi içmiştim. İnsan bazen herkesten, her şeyden uzaklaşınca ve kahvesi varsa biraz da olsa huzurlu oluyor