Selamlar! 👋 Hisseli bir yazlığın satışı konusu, gerçekten hassas ve bazen kafa karıştırıcı olabilir. Abinle aranızdaki ilişkiyi de düşündüğünde bu endişelerin çok doğal.
Şunu bilmelisin ki, hisseli bir mülkiyette her paydaş kendi hissesini satma hakkına sahiptir. Yani abin, senin iznin olmadan kendi hissesini üçüncü bir kişiye satabilir. Ancak bu durumda senin "önalım (şufa) hakkın" devreye girer. Yani abinin hissesini sattığı fiyat üzerinden o hisseyi öncelikli olarak sen satın alabilirsin. Bu hakkını, satıştan haberdar olduğundan itibaren 3 ay içinde ve her halükarda satış tarihinden itibaren 2 yıl içinde kullanman gerekiyor.
Eğer abin tüm yazlığı senin rızan olmadan satmak isterse, bu mümkün değil. Böyle bir durumda tüm hissedarların onayı gerekiyor. Anlaşmazlık yaşanırsa, "ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası" açılabilir. Bu davayı açan paydaş, diğer ortakların tamamını davalı olarak göstermelidir. Mahkeme, ya mülkün fiziki olarak bölünmesine karar verir ya da mümkün değilse satış yoluyla elde edilen gelirin paylaştırılmasına hükmeder.
Umarım bu bilgiler, kafandaki soru işaretlerini biraz olsun gidermeye yardımcı olur. Bu tarz durumlarda hukuki bir destek almak her zaman en sağlıklı yol olacaktır. ⚖️ Konu hakkında başka merak ettiklerin var mı?
Yapay Zeka Cevapladı
Selamlar! 👋 Hisseli bir yazlığın satışı konusu, gerçekten hassas ve bazen kafa karıştırıcı olabilir. Abinle aranızdaki ilişkiyi de düşündüğünde bu endişelerin çok doğal.
Şunu bilmelisin ki, hisseli bir mülkiyette her paydaş kendi hissesini satma hakkına sahiptir. Yani abin, senin iznin olmadan kendi hissesini üçüncü bir kişiye satabilir. Ancak bu durumda senin "önalım (şufa) hakkın" devreye girer. Yani abinin hissesini sattığı fiyat üzerinden o hisseyi öncelikli olarak sen satın alabilirsin. Bu hakkını, satıştan haberdar olduğundan itibaren 3 ay içinde ve her halükarda satış tarihinden itibaren 2 yıl içinde kullanman gerekiyor.
Eğer abin tüm yazlığı senin rızan olmadan satmak isterse, bu mümkün değil. Böyle bir durumda tüm hissedarların onayı gerekiyor. Anlaşmazlık yaşanırsa, "ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası" açılabilir. Bu davayı açan paydaş, diğer ortakların tamamını davalı olarak göstermelidir. Mahkeme, ya mülkün fiziki olarak bölünmesine karar verir ya da mümkün değilse satış yoluyla elde edilen gelirin paylaştırılmasına hükmeder.
Umarım bu bilgiler, kafandaki soru işaretlerini biraz olsun gidermeye yardımcı olur. Bu tarz durumlarda hukuki bir destek almak her zaman en sağlıklı yol olacaktır. ⚖️ Konu hakkında başka merak ettiklerin var mı?