Alparslan Türkeş Kimdir?

4 Nisan günü vefatının 23. yıl dönümünde andığımız Alparslan Türkeş ile ilgili birkaç görüş paylaşmak istedim sizlerle. 1917 Yılında Kıbrıs Lefkoşa'da doğan Alparslan Türkeş'in asıl adı Ali Arslan Ahmet'tir. Osmanlı döneminde Kayseri'nin Pınarbaşı İlçesinden Kıbrıs'a yerleştirilen bir Türkmen ailenin çocuğudur. Ortaokul yıllarında onun milliyetçi damarını fark eden öğretmeni Ragıp Tüzün Sen Sultan Alparslan'ı çok seviyorsun, onun gibi bir adam ol. Senin Adını Alparslan olarak değiştirelim der. Sonra da soyadı kanunuyla beraber Eski Türk devletlerinden biri olan Türkeşler'den etkilendiği için Türkeş soyadını alır. 1933 yılında Kuleli Askeri lisesine giren Türkeş 1938 yılında Ankara'da Kara Harp okulundan Teğmen olarak mezun olup Askerlik vazifesine başlar. 1944 yılında Hüseyin Nihal Atsız, Necdet Sancar, Zeki Velidi Togan gibi isimlerin yargılandığı Türkçülük-Turancılık davasından dolayı 9 ay askeri cezaevinde yatıp işkencelere maruz kalmış ve 1945'te tahliye edilmiştir.
Türkeş ve 1960 askeri darbesi

27 Mayıs 1960 askeri darbesinin en önemli ikinci ismidir Kurmay Albay Alparslan Türkeş. Ankara radyosunu ele geçirip saat başı okunan darbe bildirisiyle tanıdı onu Türkiye. 27 Mayıs darbesiyle Türkeş Başbakanlık müsteşarı olur. Devlet Planlama teşkilatı, Devlet İstatistik Enstitüsü (şimdiki adıyla TÜİK), Türk Kültürünü araştırma enstitüsü gibi kurumların kurulmasını sağladı. Darbeyi yapan 38 kişilik ekip içinde Türkeş'in başını çektiği 14'ler grubu DP kapatılmışken ve alternatif bir parti yapılanması yokken seçime gidilmesinin iktidarı CHP'ye teslim etmek olacağı ve kendilerinin de CHP adına darbe yaptığı imajı çizeceği için hemen seçim yapılmasına karşı çıkarlar. Ayrıca Menderes ve DP yöneticilerinin idamla yargılanmasına da şiddetle karşı çıkarlar. Bugün ordumuzun en seçkin birlikleri olarak bilinen Genel kurmay 2. başkanlığına bağlı çalışan Özel Kuvvetler Komutanlığının (Bordo bereliler) temelini oluşturan ve gayrı nizami harp (gerilla) tekniklerinin öğretildiği Seferberlik tetkik kurulunu da yine Türkeş kurdurmuştu.
13 Kasım darbe içinde darbe

13 Kasım 1960 günü Devlet başkanı Cemal Gürsel ve darbenin bir numaralı ismi Cemal Madanoğlu bir gece yarısı kararnamesiyle 14'ler grubunu tasfiye eder. Her biri dünyanın farklı ülkelerine askeri ataşe olarak atanmış ve gece yarısı bir kısmı evlerinden pijamalarıyla alınarak askeri uçaklarla gönderilmiş ve 2 yıl süreyle de ülkeye girişleri yasaklanmıştı. Türkeş 14'ler grubunun başı olarak Yeni Delhi Askeri ataşeliği göreviyle Hindistan'a gönderilmişti. Daha doğrusu sürgüne gönderilmişti. Hindistan'da ingilizcesini mükemmel hale getiren Türkeş 1963 yılında yasağın kalkmasıyla tekrar memlekete döndü.Dönüşünün hemen ardından önce askerlikten istifa etti.
Türkeş'in siyasi yaşamı

1963 yılında Kuruculuğunu Mareşal Fevzi Çakmak Paşa'nın yaptığı Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'ne üye oldu, 1965 yılında yapılan genel seçimlerde Ankara milletvekili olarak Meclise girdi. 1969 yılında ise CKMP genel başkanlığına seçildi. Partinin sembolünü 3 hilal, adını de Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi. Aynı yıl yapılan genel seçimlerde ise Adana Milletvekili olarak meclise girdi. Orta Asya Türk devletlerinde askeri ve siyasi liderlere Başbuğ denirdi. Türkeş'e de zamanın Türk milliyetçisi gençliği Başbuğ Türkeş demeye başladı ve bu isim o ölene kadar hep kullanılageldi. Ve başbuğ Türkeş önce yüz binleri, sonra milyonları ardından sürükleyen önemli ve karizmatik bir lider olarak Türk siyasi hayatındaki yerini aldı. 1974 seçimlerinde 3 milletvekili çıkaran MHP 1975 yılında Süleyman Demirel tarafından kurulan 1. Milliyetçi Cephe koalisyonunda Başbakan yardımcısı oldu.

Sonrasında 1977 seçimlerinde 15 milletvekili kazanan MHP ile 1977 yılında ikinci milliyetçi cephe hükumetinde yine başbakan yardımcısı olarak görev yaptı. 2. MC hükumeti sürecinde Kıbrıs Türk Federe Devletinin kurulmasında Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş ile devletin ilişkilerini organize ederken dış Türklerle devletin iletişimini sağlamak üzere Türk akraba toplulukları teşkilatını kurdurdu.
1980 askeri darbesi

1960 askeri darbesinin iki numaralı ismi 1980'de darbe mağduru olarak Cezaevine girdi. Yine Türkçülük ve turancılık suçlamalarına maruz kaldı. Seferberlik tetkik kurulu bünyesinde sol terör örgütleriyle silahlı çatışmaya giren sivil ve silahlı örgütler kurmakla ve birçok siyasi cinayetin emrini vermekle suçlandı. Ancak bunlar belgeye dayandırılamadığı için uzun süren mahkemeler sürecinden sonra 1986 yılında beraat ederek serbest kaldı.
Türkeş Milliyetçi Çalışma Partisi ile yeniden siyasette

1980 darbesi Bütün siyasi liderlerde olduğu gibi Türkeş'in de üslubunda bir yumuşama ve farklılık getirmişti. Yeni kurulan Milliyetçi çalışma partisine katılarak genel başkan olan Türkeş daha yumuşak ve daha ılımlı söylemleriyle dikkat çekmeye başladı. 1991 yılında Necmettin Erbakan'ın Refah Partisiyle ittifak kuran MÇP 19 milletvekiliyle TBMM çatısı altında tekrar yer almaya başladı. Bu esnada Türkeş bütün siyasetçilerin saygısını kazanan kapsayıcı ve bütünleştirici üslubuyla ön plana çıktı. Öyle ki mecliste konuşması diğer partililer tarafından sataşmalara maruz kalmayan, sıralara vurularak protesto edilmeyen tek isim Türkeş idi.
MHP yeniden geliyor

1992 yılında yapılan bir anayasa değişikliği ile askeri darbelerin kapattığı siyasi partilerin hayattaki son kurultay delegeleriyle kongre yapma ve geleceğini tayin hakkı tanındı. Bu çerçevede yapılan parti kongreleriyle CHP Deniz Baykal genel başkanlığında siyasete devam kararı alırken MHP isim ve amblem haklarının kullanımını MÇP'ye devrederek partiyi kapatma kararı aldı. 1993 Ocak Ayında yapılan MÇP kurultayında partinin adı MHP, amblemi de üç hilal olarak değiştirildi. Bu esnada DYP-CHP koalisyonuna dışarıdan destek veren Türkeş terörle mücadelede önemli adımlar atılmasını sağladı. En önemli adım Polis Özel Harekat ve Jandarma Özel Harekat (PÖH-JÖH) birliklerinin kurulmasını sağladı. Yine O dönemde her ne kadar varlığı ispatlanamasa da Jitem'in de Türkeş'e yakın isimlerce kurulduğu iddiası hep söylenti olarak dolaştı. Ama Türkeş sağcısıyla solcusuyla her kesimin saygısını kazanmış bir genel başkan ve siyasi karakter olarak partisine oy veren kesimden kat kat fazlasının sempatisini kazandı.
Başbuğlar ölmez

4 Nisan 1997 günü zamanın başbakanı ve Doğru Yol Partisi genel başkanı Tansu Çiller ile yemek yiyen Türkeş sağ partilerin tek çatı altında birleşerek daha etkili bir siyasi güç oluşturulması gerektiği fikirlerini aktarmıştı. Aynı gün yemekten sonra evinde fenalaşan Türkeş 22:45'de Bayındır hastanesinde vefat etti. Cenazesine Türkiye'nin dört bir yanından gelen 2 milyondan fazla seveni onu son yolculuğuna uğurlarken gözyaşları içinde yankılanan slogan şuydu: Başbuğlar Ölmez.

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar