Doğrudur. Herkes beyaz yaka olmak istiyor ama bu da bir gerçek, sanayide şu anda çivi çakılmıyor. Ben yazın sanayi bölgeye gittim, her işletmede 1-2 işçi vardı, bazı işletmelerde suriyeli işçiler vardı sadece. Üretim yok. Inşaat sektörü ağlıyor, nakliye sektörü ağlıyor vs vs
sanayici bir arkadasım suriyeliler için sunu demişti. Türk işçiye verdiğim paranın aynısını veriyorum ama çalışıyorlar bizim türk işçilerde onlar geleli çalışmak zorunda kaldıkları için onları kışkırtıp ortamı bozuyorlar
Haklısın. Eğitim sistemi yeniden inşa etmek gerek. Almanyada bir işçi her Avrupayı gezebiliyor, evi alıyor, arabayi da, onun mesleğine saygı da var. Bizdeki çocuklar youtuber olacağım para gelsin diyorlar.
almanyada lise öğrencilerinin yüzde 70 i mesleki eğitim alıyor mesleki eğitim alanların yüzde 10 u üniversite okuyor sistem sanayi üzerine kurulmuş orada bizde aslında alternatif fazla sanayi var tarim var turizm var madencilik var mesleki eğitim anlamında şanslarımızı iyi kullanmamız gerek
Bir de genç nüfusu almanyadan fazla. Bu da bir avantaj. Bizim mesleki liselerde umutsuz vakalar okuyor. Ihtiyaclari doğrultusunda gençleri yönlendirmek gerek.
Adam kaynak yapacak tüm gün çalışıcak alacak 2000 tl sen çalışır misin? En zor iş koşulu sanayi gibi is kollarıdır. Çok tehlikeli sektörlerde asgari ücret fark li olmalı
18 yıl okullarda dirsek çürütüp sanayiye mi gidelim işçi olmaya? Madem öyle olacaktı, 15 yaşında çırak olarak girip 10 yıl maaş alır sigorta ödetirdik.
Okuyana saygısı yok bu ülkenin. Herkesi bir tutamayız, okuyanın kıymetini yok sayamayız. Bir meslek sahibi olmak için 18 yıl okuyup sonra hiç okumamış adamla aynı bedensel yorgunluğu olacak sanayi işi yapmak istememek neden çok görünüyor ki?
o onun kişilik problemidir. inşaat mühendisi olacak kafa varsa, buyursun herkes olsun. Kolay mı ya okumak? Ben 18 yıl okul okudum. Ben de harç karayım mühendis de harç karsın, eee? Adalet, hak bu mu? Bu ülke okumuşuna değer vermiyor. Eskiden böyle değildi bir lise mezunu bile ihtimam görürdü. Şimdi amaan okumuş da adam mı olmuş diye küçümsemeye çalışılıyorlar.
Bunu yapanlar da ya kendi okumamış hırslanmış kıskanç tipler ya da eğitimin gerekliliği ve kalitesini anlamaya yetemeyenlerdir. Tekrar ediyorum 15 yaşında sanayide, fabrikada çıraklık sigortası diye işe başlayanla hayata ancak 25 yaşında atılabilen, o yaşına kadar ana babasından yiyen kazanmadan çalışan - ki ders çalışmak da az iş değildir- bir değildir. Ne geliri bir olmalı, ne vücut yorgunluğu, ne statüsü.
Bazı insanlar yokluktan, şanssızlıktan okuyamamış olabilir. Bu okuyanların derdi değil. Sanayide çalışana versinler 5 bin maaş bak nasıl işçi buluyorlar. Sömürü sistsemine değil, insanca yaşama sistemine insan yetiştirelim bence.
3 üniversite okudum ben mühendis harc karsın değil ama yerinden kalkmayacagı işte olmaz okuyan elimde diploma var diyor ama mesleki bilgisi var mı deyince yüzümüce bakıyor... ben diplomasız mühendisler biliyorum o derece işinde iyiler diplomalı cahillerde görüyorum okumus ama bosuna o farkı ayırmak gerekiyor
@pentin sana %100 katılıyorum ve 9 sene üniversite okumuş biri olarak söylüyorum bunu.. işsizlik bu ülkede meslek oldu 5 milyon işsiz var kaç tanesi lise mezunu sence? kesinlikle haklısın işsizlerin bence çoğu üniversite mezunu bundan eminim
@selman_kingof biz üniversiteye gittik elektrik okuyoruz başımızda mühendis geldi motor yapıcaz teknik lisesi mezunu cocuklar şakır şakır yaptılar mühendis öğretim görevlisi yapamadı bırak bize öğretmeyi biz bobin sarmayı teknik liseden gelenlerden öğrendik
Sanayide çalışan insanların bir çoğu çocuk yaştan beri sanayide yetişmiş, o ortamı benimsemiş, kabiliyetleri gelişmiş kişilerden oluşuyor. 30 yaşında bir adamın gidip sanayide çalışması çok kolay olmaz. Böyle işler çekirdekten yetisilecek işler. Çocuk kafa patlatmış okullar okumuş civi cakmayi bilmez, gidip sanayide çalışacağına aç ölürüm diye düşünebilir. Sanayi zanaatkar işidir.
Yapma Allah aşkına, o kadar kolay değil o işler, öyle hemen yetişip, öğrenip, iş bilen olamazsın sanayide. Benim bir sürü sanayide çalışan tanıdığım insan var ve her biri çocuk yaştan beri o ortamdalar. Bazı işler sonradan öğrenilmez. Bunun temel sorunu ailelerin benim çocuğum mutlak okuyacak büyük adam olacak diyen kafa yapısında, ülkeye çalışan insanlar da lazım çocuğun yatkınlığı varsa küçük yaşta yönlendirilmeli bence sonradan olacak iş değil. Ha birde sanayide işi bilmeyen insanın derisini yüzerler ama hak ettiği parayı vermezler, çünkü iş bilmiyor derler, çünkü iş öğreniyor, çalışacak derler. Düzen böyle. Ayrıca sen oku oku git sonra sanayide kaynak yap insanın bütün dünyası yıkılır ya, bence olaya çok düz bakıyorsunuz. Devlet sanayiyi kalkindiracak, elemanı okullarda devlet eğitecek, yönlendirmeyi de devlet yapacak. Meslek liselerinde meslek öğrenip çıkan bir tane çocuk bulamazsınız çocuklar hiç bir şey öğrenmeden okullardan mezun oluyorlar. O çivi çakmayi bilmeyen hayatı boyunca sadece ders çalışmış çocuğa da iş imkanı sağlayacak. Devletin görevi bu. Öyle eleman arıyorlar da yoooğğ bahanesi olmuyor.
tabiki erken yaşta başlamalı ancak çalışmak gerçekten isteyenler için imkanlar var bir dönem iş başı eğitim programı çalışması yaptım orada gördüğüm örnekler var maalesef biraz masa başını seviyoruz
Herkes masa başı sever. Bu zaten temel sorunumuz ama insanların şahsiyet sorunu değil işte. Bebe yaştan beri benim oğlum doktor olacak benim kızım öğretmen olacak kafasıyla büyüdüğümüz için hayatın şartlarına adapte olmak çok kolay değil. Anne babalar bu hususta bilinclenmeli. Bu ülkede herkes doktor, öğretmen, avukat beyaz yakalı olmayacak. Olmuyor işte, istediğin kadar dirsek çürüt.
Meslek liseleri kapsamlı eğitim vermiyor, çocuklar hiç bir şey öğrenmeden okullardan mezun oluyorlar, serseri oluyorlar meslek liselerinde. Buda devletin, buda milli eğitimin açığı ve eksiği. Ben görüyorum da onlar neden görmüyor?
ailelerinde var orda biraz hatası ben tamamen devlete yüklemiyorum sucu bu cocuktan adam olmaz serseri diyen tutup meslek lisesine bırakıyor cocugu toplama kampı sanki devlet ve aileler bir olup çözecek o işi
Sektörel farklar, cinsiyet-yaş farkı, konum farkı, işverenin keyfi farkı, eğitim farkı ve en önemlisi öncelik farkı. Mesela geçen ay işkur İzmir de kendi bünyesi için eleman arıyordu (ki burası insanlara iş bulup işlere yerleştiren kurum) onca talep oldu ama iskura kayıtlı aylık ya da senelik işsizler ondan bile yararlanamadı. Sebep ne olabilir tanıdık eş dost mu yoksa ilkokul mezunu bile yeter diye seçeneklerden üniversiteli olmasına rağmen işverenin beğenmemesi mi yoksa pazarlama sektörününde bir numaralı tercihi 25 yaş limitli güzel alımlı konuşkan biri olmadıkları ya da olamadıkları için mi? Bunun en güzel cevabı 25 yaş limiti koyup 4 sene deneyim isteyen firmalara sormak lazım neden diye
buna katılıyorum iş verenlerimizde sıkıntı var bunun için yapılan kanuni düzenlemelere uymuyorlar bununla ilgili çok sayıda şikayet var ve denetlemeler yetersiz
orda devleti aşan konular var o başlıca bir sorun ama en nihayetinde devletin çözüme sahiplenmesi lazım onun için iş müdürlerinin idealist ve iş bilen insanlar olması şart fakat ülkemzide o idealist müdür sayısı az
o çok başka konu düzenlemeye ihtiyac var o kesin dünyada ki gelişmiş ülkeler düzeyine çekilmesi gerek Japonyada isviçrede amerikada tazminat olayı ve iş kültürü gibi bizimde buna bir düzenleme yapmamız şart
sistem bir makina gibidir bütün çarklar işlerse çalışır zincirin bir halkası koparsa hepsi kopmuş gibi olur birisi süzelirse diğerleride düzelmeye başlar tek tek gideceksin hepsini birden çözemezsin ama yavaş yavaş çözersen hepsini çözersin önce mesleki eğitim sonra üretim sonra ucuzluk sonra makro ekonomii böyle gider
Ama temeli halletmeden orta katlarda işlem yaparsan orta katların sarsıntısı temeli yıkar.. 38 yaşındasın emeklilik yasası çıksa SGK dan kağıdı alıp tazminatını kurtaracaksin. SGK girişim 2000 den 13 yıldır bir fiil ayni isketmede çalışıyorum yasa çıkarsa 3600 den yararlanıp tazminatımı alamıyorum ve bunların istediği gibi olur ise 14 günde sayılır ise sene benim zararım ne olacak ve benim gibilerin sonuç Avrupa insan hakları mahkemesi devletle davalı olacagiz.
1999 da emeklilik yasası cıkarken üiversite öğrencisiydim o yasanın dogru oldugunu söylemiştim beni linc ediyolardı. erken emekliliğe karşıyım ben benim dedem 95 yasında 22 yasında işe girmiş 25 sene çallışmış 47 yaşında emekli olmuş 48 senedir emekli maaşı alıyor yazıktır rahata gelince japonlar gibi olalım diyoruz ama çalışmaya gelince onlar gibi çalışmıyoruz
Japonlar hirosimadan sonra eğitime gelişmeye adadılar kendini ama bizde eğitim. sisteminin geldiği nokta ortada üretim yok dışarıya muhtaç olduk nedenleri de belli 12 yaşında çocuğum var ne olacak durumu diye düşünüp duruyorum bunca eksik var iken emekçinin emeğine göz dikmek yanlıştır ortalığı kaosa grevlere sürükler. .
İş var mı seçimlerden öncesi ve sonrası olarak baktığında şu an bir çok yer sifonu çekmek üzere. En basiti Tofaş çıkışları açtı hatta çıkmak isteyene 4 buutt maaş ihbar veriyor iki vardiya düşeceği kesin gibi. Kendi çalıştığım yer yurt dışı ağırlıklı sadece şu an iç piyasa bitik. Şimdiki gençlik ben okul. okudum masa başı iş ve fazla para istiyorum diye bakıyor olaya insanda issiz çok..
biraz kendi üzerimize düşeni yapmakta eksiğimiz var kişi önce kendi üzerine düşeni yapmalı kesin cözüm mü hayır değil ancak bireysel olarak yapmamız gerekeni hakkı ile yapmadan başkasından çözüm beklemekte haksızlık değil mi?
En İyi Cevaplar