Beethoven' ın Kemiklerini Sızlatacak, Halkın "Moonlight Sonata" sı.

Bangır bangır bağırdılar son 48 saattir. Bir telaş, bir heyecan fırtınası ki, bugün doğanların bile eğer biraz şansları varsa ve "Allah uzun ömür versin" dileklerine yetmiş yıl yaşayacak kadar maruz kalırlarsa, ancak o yaşa geldiklerinde görebilecekleri bir manzara. Akranlarımızın da nalları çoktan diktiği yıllara denk gelecek olması, işin ehemmiyetini hat safhalara taşıyor haliyle.

"Kutup Ekspresi" ndeki O Sahnedir Umulan
Beethoven' ın Kemiklerini Sızlatacak, Halkın

Bizim siyasetçiler bayram havasına girerek, 14 Kasımı tatil ilan edecekler neredeyse. Eeee!!!... Gündem değişti elbette. Biraz soluk alabilecekler böylece.

Medya Patronları, ertesi günün manşeti için yeni mezun iletişimcilerin ellerine, hayatlarında ilk kez gördükleri ultra mega piksel fotoğraf makinelerini tutuşturup "en büyüğü ile gelmeyeni fare gibi ezerim" ültimatomu verdiler sabahın ilk saatlerinde. Haber spikerleri, en iyi görüntü eşliğinde, en anlamlı metni okuyabilmek için, şehrin en tepesinde karargah kurdular ekipleriyle.

Ressamlar boyalarını, fırçalarını, tuallerini, paletlerini yenileyerek açtılar sonuna kadar şovalelerini sahilde. Buram buram sanat kokacak denize aksi beyaz tepsinin. Ve elbette yakamoz. Fotoğrafçılar hayatları boyunca bir daha böyle bir kare yakalayamayacakları için, üç gün öncesinden hazırladılar stüdyolarını.

Müzisyenler, en romantik besteleri için sıvadı kollarını. Gitar telleri, penalar yenilendi ve akor ayarları yapıldı. Bir "Deniz ve mehtap, sordular seni..." daha çıkarabilmek umuduyla.

Nasa çalışanları fazla mesaide bu gece. Filmlere efekt olacak Süper Ay' ın, dehşet görüntülerini yakalayacaklar çok süper teleskoplarıyla.

Bütün bu hengame içinde vatandaş durur mu? Sosyal medyada tıklanma rekoru kırarak trend olma hayalleri içinde, eminim ceplerindeki telefonlarını bile değiştiren olmuştur cep yakan cinsten.

"Gora" daki Uçan Dairedir Ortaya Çıkan
Beethoven' ın Kemiklerini Sızlatacak, Halkın "Moonlight Sonata" sı.

Ben mi ne yaptım? Yüz küsur yaşına kadar yaşama umuduna sarılamayacak kadar gerçekçi bir adam olduğumdan, vallahi açtım bilmem kaç watt gücünde, cam titreten müzik sistemimi. Koydum içine Carl Orff - O Fortuna Carmina Burana' mı. Moonlight Sonata' yı da hazırladım sonrası için. Bir kadeh de Jack ve ona eşlik etsin diye çikolata koydum balkondaki masaya. Aldım elime kumandayı. Çıktım balkona. Baktım soğuk bir hayli hava. Totom donarak hemen girdim içeri. Giydiğim kazağın yeterli gelemeyeceğinden endişe duyarak bir de hırka geçirdim üzerine. Play tuşuna basmak için bekledim saatlerce. Bu saat oldu ay bizim ay. Dolunay hem de. Göz alıcı bir parlaklığı da var üstelik. Ama daha önce gördüklerimden farklı olup olmadığını uzun bir süre incelemek zorunda kalmama rağmen, o süper kısmı bana denk gelmedi. Dört tane gözümle görebildiğim tek şey, iki göz ve bir dudak şeklini almış haliyle pis pis sırıtmasıydı.

Oysa, Halkın Sesi Uyarmıştı Beni Bu Sabah
Beethoven' ın Kemiklerini Sızlatacak, Halkın "Moonlight Sonata" sı.

Emekli Arif Amca;
"Ay varmış bu akşam. Süper ay. Tabak gibi olacak diyorlar. Ulan sofradaki tabakta kabak bile yok. Millet neyle uğraşıyor."

Öğretmen Yasin Bey;
"Rüzgar Bey hayırlı işler. Bu ay ödeme yapamayacağım size. Önümüzdeki aya erteleyebilir miyiz?"(hahaahaha ). 70 sene sonra görüşürüz artık."

Kapıcı Mahmut;
"Rüzgar abi. Oğlanın yarın yazılısı var. Akşam size gelsek de, ablam bir iki saat çalıştırsa bizim hergeleyi. Ayın evrelerini anlayamamış derste."

Hasibe Teyze;
"Rüzgar oğlum, bak bakalım şu internetten. Emekli maaşlarına zam var diyorlar. Süper aymış bu ay. Neredeyse iki katına çıkacakmış bizim maaşlar. Süper Emekli olacağız öyle mi?"

Komşu Esnaf, Rıfat;
"Rüzgaaaar. Lan bak ne diceeeem. Sen anlarsın bu işlerden. Bu akşam benim hatuna şöyle afili bir hediye alayım diyom. Süper dolunay mı ne varmış. Elim boş gidersem yatağa almaz beni. Romantik ol öküz diyip duruyo bana. Ha ne dersin? İki satır da birşeyler karalayıverirsin bana. Ha kanka? Olmaz mı?"

Tezgahtar Sema;
"Rüzgar. Napıyosun? Cengiz' i terkettim. Canım çok sıkkın. Akşam yemeğe götür beni. Romantik bir yerde, romantik müzikler eşliğinde dans edelim dedim. Benim evde götüreyim seni, süper ay varmış bu gece. Yatak odamın camı kocaman hem. Çok romantik olmaz mı dedi."

Ne derler bilirsiniz. "Koyun can derdinde, kasap et derdinde". Yanarım yanarım da, o kadar hazırlık boşa gitti, ona yanarım. Beethoven' ın kemikleri sızlamasın da ne olsun. Benim bile içim sızladı bu akşam.

Sevgiyle kalın.
#Rüzgar

Beethoven' ın Kemiklerini Sızlatacak, Halkın "Moonlight Sonata" sı.
Cevapla