Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve 10 Kasım Üzerine Kısa Bir 'Bence'

Uğruna şehit kanları dökülen, nice canlar yitirilen ve halen bölme/parçalama gayretleri içinde olanlara karşı 'bağımsızlık mücadelesi' vermeye devam ettiğimiz güzel ülkemiz Türkiye'mizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün naciz bedeninin ebediyete ulaştığı gündeyiz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve 10 Kasım Üzerine Kısa Bir Bence

Bildiğim şudur ki; bir ülkenin var oluş kurtuluş mücadelesinde, tüm yokluklar içinde, dört tarafımızın düşmanla çevrildiği, üstelik topraklarımızı paylaşma planlarının fütursuzca, alanen yapıldığı, 'hasta adam' dedikleri ülkeyi sanki ölmüş kabul edip sonrasının planları içindekilere karşı verilen Atatürk liderliğinde bağımsızlık ve kurtuluş mücadelesinin ne kadar kıymetli olduğunu şimdilerde çok daha iyi anlıyorum.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve 10 Kasım Üzerine Kısa Bir Bence

Güçlü ordumuzla, en güçlü silahlarımız ve uçaklarımızla, her türlü teçhizatımız ve kudretimizle 80'li yıllardan beri terör örgütleriyle uğraşıyoruz ki halen bitiremedik ne yazık ki. Bir de Cumhuriyet öncesi koşullarını düşünürsek verilen mücadelenin ne kadar kıymetli olduğunu anlayabilmek zor olmasa gerek.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve 10 Kasım Üzerine Kısa Bir Bence

Biliyorsunuz yakın zaman önce Cumhuriyet Bayramımızı coşkuyla kutladık. Ulu önderin o büyük gün öncesi 'Efendiler yarın Cumhuriyeti kuruyoruz' müjdesiyle, 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde 'Yaşasın' nidalarıyla ilan edilen güzel cumhuriyetimiz olmayabilirdi. İsteseydi monarşi yönetimini de seçebilirdi. Ancak o en güzel yönetim şeklini, tüm yetkinin halkta olduğu yönetim şeklini seçti. Sadece bağımsızlık mücadelemizin yegane lideri olmakla kalmayıp değil kendinden sonrasında da ülkemizin geleceği adına en doğru adımları attı.

Elbette ölümü bir son değildi. O da bunun bilince olarak o tarihe geçen sözü boşuna söylemedi.

Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.

Sadece bu sözü değil, pek çok sözü halen bize ve geleceğimize yol göstermeye devam ediyor.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve 10 Kasım Üzerine Kısa Bir Bence

Tam 81 yıl oldu yorgun bedeni aramızdan ayrılalı. 81 yıldır naçiz vücudu aramızda değil belki ama fikirleri yaşıyor. Düşünceleri hala geleceğimizi aydınlatmaya devam ediyor. Bağımsızlığımızın ve Cumhuriyetimizin ebedi lideri olarak her daim kalbimizde yaşıyor.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve 10 Kasım Üzerine Kısa Bir Bence

O aslında 8 Kasım'da, 81 yıl önce takvimler dünün tarihini gösterdiğinde aramızdan ayrıldı. Nasıl mı?

Dolmabahçe Sarayındaki son günlerinde hastalığı daha da fazla ağırlaşmıştı. Doktorların tüm çabalarına rağmen iyileşme belirtisi göstermiyordu. Özel doktoru Neşet Ömer İrdelp 81 yıl önce 8 Kasım'da saat 18.30'da Atanın odasına girdi ve muayene etmeye başladı. İşte tam bu sırada yattığı yerden sağına doğru dönen Atatürk'ün adeta biriyle konuşur gibi 'Aleykümselam' dediği duyuldu. Ardından derin bir komaya girdi.

Onu bir kez daha şükran ve minnetle anıyoruz ve onun son sözleriyle 'Aleykümselam' diyerek selamlıyoruz.

Unutmayacağız, unutturmayacağız.

57 yıllık ömrünün en büyük eseri Türkiye Cumhuriyeti bize emanet.

Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.

Sevgiyle...

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve 10 Kasım Üzerine Kısa Bir 'Bence'
Cevapla