Satrançta bir olma duygusu daha fazla yaşanmıyor mu?

Bazen o at fili yedi, lanet olasıca at sen öldün diye bir atın peşinden koşup mesela veziri alma veya şah yapma fırsatı kaçmış oluyor. 🤣 Bazı insanlarda görüyorum gerçekten, ben de eskiden öyle oynardım. Sonra oradaki tüm taşların beni temsil ettiğini hissetmeye başladım. Tamam bugün fili kaybetmiş olabilirim, hatta veziri de kaybedebilirim. Ama her şeye rağmen pes etmediğin sürece yenebilirsin.

Günlük yaşantımızda da biraz bunu yaşarız. Zihnimiz dağınıktır, bir şeye konsantre olamayız. Örneğin bir derse konsantre olamadiysak kendimizi oraya konsantre olup olayı anlamak için çok zorlariz. Halbuki ders bir yere kaçmıyor. Belki de alman gereken başka taşlar vardır, belki mat yapma fırsatı vardır.

Bazen rakibimi bir bölgedeki taşları yoğun kullanarak oraya odaklıyorum. Ama arka planda veziri almak için yer açıyorum aslında, o daha olayı anlamadan, o fil o veziri kapıyor. 🤣 Karşındakinin deneyimsiz olmasından satranç miyopu olmasından kaynaklanıyor. Günlük hayatta da böyle miyop olmamak lazım, hayatı kaçırmamak lazım..

Siz ne düşünüyorsunuz?

Satrançta bir olma duygusu daha fazla yaşanmıyor mu?
Cevapla