Çarşının ortasında giriş katta olan bi ev muhtemelen 150-200 yıllıktır. Ve bu tür evlere ev senin bile olsa devlet izni olmadan çivi bile çakamazsın. Boğazdaki yalılar için de aynı şey geçerli hatta. Evde bi tadilat durumu olsa devlet izni ile ve devletin dediği şekilde yapmak zorundasın. O izin de kim bilir ne zaman çıkar. O evde yaşayacak olan kişi bunları bilerek göze alarak yaşamalı ve tadilat masrafı mülk sahibine ait. O yüzden ben müze haline getirilmesi için başvuru yapardım oturmazdım ev benim olsa.
1
0 Yorumla
En İyi Cevaplar
Gizli Üye
(18-24)
4 gü
Ben açıkçası çarşının tam ortasında giriş katta bir evde yaşamak istemezdim Çünkü gün boyunca insan ve araç trafiği fazla olacağı için gürültü ve mahremiyet konusunda biraz rahatsız olabilirim Özellikle camları açtığında sürekli dışarıdan ses gelmesi veya insanların doğrudan evin önünden geçmesi bana çok rahat gelmez Bir de giriş katlarda güvenlik ve eve girip çıkan insanların oluşturduğu hareketlilik benim için önemli bir konu olurdu Ama evin konumu çok merkeziyse ve ulaşım açısından büyük avantaj sağlıyorsa bir süre tercih edebilirim Günlük hayatta her yere yürüyerek ulaşabilmek gerçekten büyük rahatlık Yine de uzun süre yaşayacağım bir ev olacaksa biraz daha sakin ve mümkünse yüksek katta olan bir evi tercih ederdim Çarşıya yakın olmak güzel ama tam ortasında yaşamak bana göre biraz fazla hareketli olurdu
Ben bu evde yaşarım. Ama adresi bizim buralara uzaktır. Gitmek gelmek sorun olabilir. Onun dışında bir sorun çıkarmaz. Bugüne kadar orada birisi yaşamıştır. O nasıl yaşadıysa bizde bir şekilde oraya uyum sağlayabiliriz. Bu bir bakıma orada oturmak isteyene bağlıdır. Belki oradan hayırlı bir eşte nasip olur. Burası neresi acaba? , ben orayı beğendim.
kesinlikle yaşayamam o kalabalıkta kafa kalmaz insanda, baksana kapının önü pazar yeri gibi sürekli insan geçiyor tıkış tıkış bi de giriş kat olunca ne mahremiyet kalır ne huzur