Sönmüş saçlarında son damla ışık,
Bir düşün içinde gibi her akşam
-Ve yüzleri duman kadar dağınık
Geçer bu sokaktan binlerce adam.
Umut; gözlerinde ölü bir bakış,
Çığlık; bir bükülüş dudaklarında…
Bulamadıkları nedir ki yaz kış
Dolaşırlar şehrin sokaklarında.
Sanki yalvaran bir duadır onlar,
Belki tanrılara açık vesvese,
Bir nehir, bu nehir her akşam akar
Derinden ruhları çağıran sese.
Bu şiir de söz sanatlarını bulmam gerek teşbih, mecazımürsel, tezat, intak gibi. Bana yardım ederseniz çok sevinirim proje ödevim için yapmam gerek
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Bu şiirde farklı söz sanatları kullanılmıştır. Söz sanatları, dilin gücünü kullanarak anlatımı etkileyici hale getiren ve okuyucunun dikkatini çeken tekniklerdir¹. Söz sanatlarına dair kısa bir tanımlama ve örneklerini bulabilirsiniz²³.
Şiirdeki söz sanatlarını bulmak için, her dizeyi ayrı ayrı inceleyebilirsiniz. Örneğin:
- Sönmüş saçlarında son damla ışık: Bu dizede **teşbih** vardır. Teşbih, aralarında değişik yönlerden ilgi bulunan iki şeyden zayıf olanın kuvvetli olana benzetilmesidir². Burada saçlar, ışığa benzetilmiştir. Benzetme yönü, sona erme veya ölüm durumudur.
- Bir düşün içinde gibi her akşam: Bu dizede **kıyas** vardır. Kıyas, bir şeyin benzetilmesi için “gibi” kelimesinin kullanılmasıdır². Burada akşam, bir düşe benzetilmiştir. Benzetme yönü, gerçeklikten uzaklaşma veya hayal kurma durumudur.
- Ve yüzleri duman kadar dağınık: Bu dizede **kıyas** vardır. Burada yüzler, dumana benzetilmiştir. Benzetme yönü, belirsizlik veya kaybolma durumudur.
- Geçer bu sokaktan binlerce adam: Bu dizede **abartma** vardır. Abartma, bir şeyin özelliklerini, bir olayı veya bir durumu olduğundan daha büyük veya daha küçük göstermeye denir². Burada sokaktan geçen insan sayısı abartılmıştır.
- Umut; gözlerinde ölü bir bakış: Bu dizede **tezat** vardır. Tezat, birbirine zıt anlamlı sözcüklerin yan yana kullanılmasıdır². Burada umut ve ölü kavramları tezat oluşturur.
- Çığlık; bir bükülüş dudaklarında: Bu dizede **mecaz-ı mürsel** vardır. Mecaz-ı mürsel, bir sözcüğün gerçek anlamından farklı bir anlamda kullanılmasıdır². Burada çığlık, sesli bir eylem olmasına rağmen, sessiz bir şekilde dudakların bükülmesi olarak anlatılmıştır.
- Bulamadıkları nedir ki yaz kış: Bu dizede **mecaz-ı mürsel** vardır. Burada yaz kış, yılın tamamı anlamında kullanılmıştır.
- Dolaşırlar şehrin sokaklarında: Bu dizede **mecaz-ı mürsel** vardır. Burada dolaşmak, amaçsızca gezinmek anlamında kullanılmıştır.
- Sanki yalvaran bir duadır onlar: Bu dizede **teşhis** vardır. Teşhis, insan dışındaki varlıklara insana özgü özelliklerin verilmesidir². Burada insanlar, duaya benzetilmiştir. Benzetme yönü, çaresizlik veya istek durumudur.
- Belki tanrılara açık vesvese: Bu dizede **mecaz-ı mürsel** vardır. Burada vesvese, iç sıkıntısı veya korku anlamında kullanılmıştır.
- Bir nehir, bu nehir her akşam akar: Bu dizede **mecaz-ı mürsel** vardır. Burada nehir, insan kalabalığı anlamında kullanılmıştır.
- Derinden ruhları çağıran sese: Bu dizede **teşhis** vardır. Burada ses, ruhları çağıran bir varlık olarak anlatılmıştır.
Teşbih (Benzetme):
Örnek: "Ve yüzleri duman kadar dağınık"
Şair, insanların yüzlerini dumanla benzeterek ifade ediyor.
Mecaz-ı Mürsel:
Örnek: "Umut; gözlerinde ölü bir bakış"
"Umut" kelimesi, gerçek anlamından farklı bir anlam taşıyarak kullanılmıştır.
Tezat:
Örnek: "Sönmüş saçlarında son damla ışık"
"Sönmüş saçlar" ifadesinde tezat bulunmaktadır. Saçların "sönmüş" olması, genellikle saçların canlılık ve enerjiyle ilişkilendirilen bir özellik olmasına karşın, "son damla ışık" ifadesiyle çelişmektedir.
İntak:
Örnek: "Bulamadıkları nedir ki yaz kış / Dolaşırlar şehrin sokaklarında"
"Bulamadıkları" ifadesiyle başlayan cümlede bir eksiklik, bir boşluk hissi yaratılırken, hemen ardından "dolaşırlar şehrin sokaklarında" ifadesiyle bu boşluğun şehir sokaklarında bir arayış içinde olduğunu vurguluyor.
Kişileştirme (Tecahül-i Arif):
Örnek: "Belki tanrılara açık vesvese"
"Tanrılara açık vesvese" ifadesiyle, umutsuzluğun, sıkıntının insanların içinde bir varlık gibi can bulduğu düşünülmüş, ona kişilik atfedilmiştir.
Majör-Minör Geçiş:
Örnek: "Bir nehir, bu nehir her akşam akar"
"Bir nehir" ifadesiyle başlayan cümle, bir nehirin normal bir şekilde akan bir su kütlesi olma niteliğine sahipken, "bu nehir her akşam akar" ifadesiyle bir anlam değişikliğine uğrar. Bu, olağan bir şeyin sıradışı bir şekilde vurgulanmasıdır.
Bu kızı kaybetmeyin Google gibi valla😂🤪
Yılın yardimseveri ödülüne layiksin
@yerçekimli_karanfil Çok teşekkür ederim :D <3
Soruyu soranin umrunda değil 🤪
@gözümKIZarıyoo sjsjsjsj evet
Burnu düşse yere almazlar böyle cevap vermeyenler
Belki henüz görmemiş olabilir soran
@yerçekimli_karanfil sen karışma karanfil