Değerli KS Halkı, Herkese Merhaba! Sorumuz gecikmeli olsa da saat 20:15 itibari ile sisteme yüklenmiştir. Soru açık ve net. Varlığı gerçek ve edimsel yapan nedir? Bu soruya tüm açılardan düşünerek cevap vermenizi rica ederim. Sorunu amacı veya belli bir cevabı yoktur.Düşünsel bir aktivite yapıyoruz. Sevgilerle...
Varlığı gerçek yapan insan zihninden bağımsız doğada var olmasıdır. Edimsel yapan ise bilincimizle ona anlam yukeleyebilip, çeşitlendirerek algılayabilir olmamızdır. Edimsel olarak onun varlığının farkına varırız böylelikle ya da varlık bizim zihnimizdedir biz varsak varlık vardır diyebiliriz.
Kısaca varlık=zihin yani insan zihni yani çalışan ve düşünen insan zihni varlıktır diyebiliriz. Gerçekten güzel bir bakış açısı ile yorumlamışsınız. Teşekkürler.
Edimselliğe direk edimsel koşullanmadan bahsederek bir örnek vermek istiyorum. Bir varlığı, bir nesneyi veya bir duyguyu gerçek yapan ona karşı verdiğimiz tepkilerin ve hissettiklerimizin gerçekçiliğidir. Buradaki gerçekçilik kavramına dikkat çekmek istiyorum çünkü gerçek ile gerçekçi arasında da küçük bir fark var, örneğin gerçekten kastımız yolda yürümek olabilir fakat rüyamızdayken yolda yürümemiz de bize gerçek gelir fakat gerçek değildir gerçekçidir çünkü rüya aslında beyindeki gerçektir, yaşamın gerçeği değildir, burada rüya yaşamın gerçeği değildir demiyorum rüyada yaşadıklarımız gerçekte yaşadığımız değildir diyorum. Edimsel koşullanmada bizim hislerimiz ve verdiğimiz tepkiler bizim gerçekliğimizi oluşturur mesela örümcekten korkan birinin mümkün mertebe örümcek bulunan bir ortamdan kaçması buna örnek verilebilir. Bir yandan da başka birinin gerçeği o örümcekten korkmamak da olabilir böyle olan birinin gerçeği de örümcekten korkmamaktır. Gerçeğe bakışımız sadece hislerimize ve duygularımızın algısına bağlı da değildir aynı zamanda dünya görüşümüze de bağlı olabilir. Din görüşünde müslüman bir kişi yaratıcı gerçeğini Allah olarak atfederken, bir yahudi de Yehova'yı atfedecektir. Öyleyse gerçek her zaman objektif olmayacaktır aynı zamanda kendi gerçekliğimiz bize subjektif de olabilecektir. Klasik soba örneğinden yola çıkarsak iki kişiden birini sobanın yanında sıcak tutup diğer kişiyi -20 derecede gezdirdikten sonra ikisinin de yanına soğuk suyu koyduğumuz vakit soğuktan eli donmuş biri soğukluğu hissetmezken (eli soğuk ılık gelecek) sobanın yanında eli sıcak olan için buz gibi gelecektir. O halde burada iki gerçek mi vardır? Hayır. Gerçek olan suyun soğukluğudur fakat soğuk olan biri için su ılık, sıcak olan biri için su soğuğa dönüşmüştür. Bir varlığı eğer gerçek yapmak istiyorsak ya da gerçeğe yakınlaştırmak istiyorsak onu gerçek yapan delilleri ve argümanları güçlendirmek gerekir. İki zıt fikrin tartışmasında tartışma; bir fikrin destekleyici argümanına karşı diğer fikrin ana argümanını çürütmeye çalışmasıyla başlamalıdır ve bu olay bir tarafın argümanının bitmesine kadar sürmelidir aksi halde bir taraf garip gelmeyecek ve gerçek anlaşılamayacaktır. Varlığı gerçek yapabilmenin yegane koşullarından bazıları kanımca; onu argümanlarla desteklemek, karşılaştırmak ve sunmak olmalıdır. Bir gerçekliğin yorumlanmaya açık olması da onu gerçeksiz bir hale de getirmez. Zaten bir varlığın gerçekliğini ne kadar tartışırsak fikir alışverişi yaparak onu gerçeğe yakınlaştırmak o kadar mümkün olacaktır. Fikrimce bir varlığı gerçek yapan şey onun hakkında ileri sürülen ve onu destekleyen argümanların varlığı, bu argümanların çürütülememesi ve bunun aksinin kanıtlanamıyor oluşudur.
Aslında büyük bir uğraş ve çaba sonucu bu yazdıklarınızın tamamı bir varlık kanıtıdır. Sizin ve düşüncelerinizin var olduğunun açık bir ispatıdır. Güzel bir argüman öne sürdünüz. Teşekkürler.
Gerçekten kastı hayal ürünü olmayan/fizik alemde var bulunan şeklinde ifade edersek, yaşam/hareket ihtiva eden yani enerji barındıran ve davranış geliştirebilen her şeyin edimsel gerçek birer varlık şeklinde tanımlanması ile açıklanabilir. Davranış geliştirme hususunda bilhassa, form kazanabilen yahut kazandırılabilen tüm varlıklar için kapsayıcı olacaktır.
Yanıltıcı olmayan saf ve tamamı ile gerçek bir varlık söylemem de yine benim içinde bulunduğum duyu dünyamdaki algıma göre olacaktır. Yani her zaman yanılgı ihtimalini veriyorum. Siz tek soru sordunuz, ama ona gelen cevaplar bambaşka. kim tamamıyla gerçek olduğunu düşündüğü bir varlığı algı ve duyu dünyasından bağımsız bir şekilde ispat edebilir?
Düşünüyorum o halde varım diyor büyük düşünürler emin olamıyorum çocukluğumdan beri hep sormuşumdur bunu bir an her şeyin yok olacağı buranın sadece düşünsel bir baloncuktan öte olmadığını düşünüyorum sadece içimde bir şey benim olduğuma inandırıyor ruh diyorlar genelde maddesel kriteri ise biz belirledik ona göre ben varım
Değerli Düşünür ve Yorum Sahibi Kıymetli Üyemiz, Çok güzel bir anlatım ile çok güzel bir bakış açısıyla bizlere bu konuyu bu şekilde aktardığınız için teşekkür ederiz. "Ben varım." Ama nasıl varım? İşte bunun bir cevabı geldi. Size bu cevabınızdan dolayı ayrıca teşekkür ederim efendim.
Descartes' in mühim bir varlık argümanına dayalı olan bir söz ile cevap vermeniz çok hoş. Sizce edimsel olarak varlık nedir? Sadece düşünmek midir? veya Sadece duyu organları ile algılanmak mıdır?
Soru zor bir soru zira temel bir soru ele almak istedim bu sorumda. Zaman, biz insanın kontrol etme isteğinden doğan bir üretidir. Zaman dışından bir örnek verebilir miyiz? Bunu düşünelim istedim. Yani bir argüman olsun isterim.
Sürekli olma ve devamlılık hali. Gayet güzel bir perspektif ama bir yanı aydınlatmış olduk. Diğer perspektiflere de odaklanacağız elbette. Teşekkürler.
Değerli Üye, Sorumuza katıldın, teşekkür ederiz. - Bu soru dışında, - Benim tanımlamam dışında, Sadece sorunun anlamını düşünün ve o anlama binaen sizce varlık nedir? Bunu yazınız.
Gerçek yani hayal olmayan. Edimsel yani davranışsal olan. Peki varlık nedir? Önce bunu tanımlamak gerek bence. Size madde nedir? Bunu tanımlayabilir misiniz?
Aşağılık kompleksin mi var bir daha hiç bir soruna yorum yapmayalım celbi nazarında değersiz demek ki yorumlarımız. Gerek yok ben engellerim sen değil ben yapayım işlemi. Çok gereksizmis