Anaokulunda öğrencilik

Ana kucağını, parkın salıncağını bırakıp birden kendisini daha önce hiç görmediği bir hayatın içinde bulur kendisini öğrenci. "Yav burası neresi" derken kimisi, kimisi de "ulan burada daha çok arkadaş varmış" deyip kendisini ortama atar. Kimisi de "anamı bulup getirin bana" diye salya sümük dolanır. Altına sidikleyen Ayşeler, pipisini tutup gezen Aliler burada dünyadan bihaberdirler.
İlkokulda öğrencilik

Cıvıl cıvıl anaokulu ortamından sonra birden suyun içinde bulur kendisini öğrenci. Yüzmeye çalışır. Okumayı ve yazmayı öğrendiği an yüzmeyi öğrendiği andır. Hayat bilgisini öğrenir. Hayatı artık daha iyi tanımaya başlar yavaş yavaş. "Öğretmenim, sınıf başkanı rüşvet alıyor, Ayşe'yi konuşanlar listesine yazmıyor" diyenler, "Öğretmenim, Ali bana cimcik atıyor" diyenler ve daha bir çok terane.. Bu kadar terane içinde kırmızı kurdele alan öğrenci olmak ve yıldızlı pekiyi ile eve götatarak gitmek, paha biçilemez mutluluktur.
Ortaokulda öğrencilik

Artık okul hayatına alışıp rahatlıkla şebeklik yapılabilen yerdir. Yeri gelir kıyasıya rekabete girilir. Öğrenci kendisini kanıtlamak için can atar. Ben ileride doktor olacağım Fen Lisesine gideceğim, ben ileride Hakim, Savcı olacağım Anadolu Lisesine gideceğim diyenler bol miktarda gezerler. Bol keseden hayaller atılıp tutulur, eninde sonunda çoğu kendisini Kız Mesleğin, Ticaret'in ya da Teknik Lisenin önünde bulur.
Lisede öğrencilik

Ergenliğin alev aldığı yıllardır lise yılları.. Artık ne çakallık yapsam da Ayşe'yle fingirdeşsem. Artık ne fırıldaklık yapsam da Ali'yi ayartsam diyen öğrenciler topluluğudur adeta... Birçoğu iyi aile çocuğunun arkadaş kurbanı olduğu, ortam kurbanı, özenti kurbanı olduğu yıllardır. Hocaya kafa tutmak, rest çekmek kahramanlık olarak görülür.
Halbuki bir bilinse yapılanlar tam bir rezilliktir. Sigara içmeyi, adam olmak zannedenlerin çokça yer aldığı ortamlardır. Bir de "ben ODTÜ'ye" "ben İTÜ'ye gideceğim" diyenlerin gide gide Açıköğretime ya da kocaya gittiği öğrencilik yıllarıdır. Tabi hepsi böyle değildir. İçlerinde muazzam süt veren cinsten öğrenciler de var.
Üniversitede öğrencilik (önlisans)

"Aaa bizim Züleyha da buraya gelmiş" , "lisede pasaklıydı, çok güzel kız olmuş" diyenlerin bolca olduğu, çoğunun da okumaya değil de oynaşmaya geldiği, bölümü bitirdiğinde büyük ihtimal tekrar üniversite sınavına hazırlanacağı ya da açıktan yoluna devam edeceği öğrencilerdir.
Bunun yanı sıra evinden kalkıp 400 500 km. uzakta, bilmem nerenin köyünde uyduruk bir bölümde okumak için gidenler de zaten macera arayan tatilcilerdir. Kısacası ortam yapma, aşk yaşama, rahatça takılma için reşit olduktan sonra tadılacak güzel bir yerdir 2 yıllık üniversiteler. Tabi ki hepsi değil ama çoğu böyledir.
Üniversitede öğrencilik (lisans)

Üniversiteyi kazandığında, "şu karşı ki dağlar varya, işte onlar benim eserim" der gibi ortalıkta dolaşan, üniversiteyi kazandığında "adamlığı kazandığını" zanneden birçok öğrencinin bulunduğu durumdur. Tabi hepsi bir değil. Burada da yine iyi bir yere yerleşemeyip, iteleye kakalaya Fen Edebiyat Fakültelerinin millattan önce kalma bölümlerine giden ile bir Mimarlık, Mühendislik fakültesinde okuyan aynı standartlarda olmuyor.
Hepsinin havası var fakat hangisi Mimarlık okuyor hangisi Çaycılık okuyor bazen anlayamazsınız. Ha bir de benim yerime imza at, karala gitsin, hoca çakmaz, zaten kör, diyenlerin üniversitenin her kademesinde bolca olduğunu söylemekte yarar var. Sahtekarlığa mı geliyorsunuz evladım siz?
Üniversitede öğrencilik (yüksek lisans)

Evet, artık lisans üstü eğitimin kişiyi insan üstü hissetmesine sebep olduğu öğrencilik durumudur. Çoğu yerde bu öğrencilere "hocam" diye hitap ederler, sanki yüksek lisansı bitiren herkes kesin hoca olacak gibi. Öğrenci artık hocayla daha yakındır. Burada yeri geldiğinde hocanın dediğine karşı çıkılır. "Yav hocam sen yanlış şeyler düşünüyorsun" denilir. Öğrenciliğin hem elit hem de eğlenceli olduğu dönemlerden bir tanesidir. Tezli bölümde ise öğrenci, tez yazmanın vereceği ızdırabı yaşayabilir, bu konuyu hatırlatmakta fayda var.
Üniversitede öğrencilik (doktora)

Ve zirveye gelinen yerdir. Doktorada öğrencilik aşırı rahattır, aşırı özgüven verir insana. Doktora öğrencilerinin çoğunun da kariyeri vardır. Öyle kalabalık sınıflarda olmaz doktora dersleri.. Zaten öğrenci sayısı azdır ve hoca, "gelin odamda işleyelim dersi" der. Çay, bisküvit bir tarafta, hoca bir taraftadır. En gırgır öğrencilik halidir. Hoca ile ahbap olunabilecek en kolay öğrencilik statüsüdür. Her gülün dikeni olduğu gibi doktora tezi yazmaya başlamak da bitirmek de ayrı bir yılan hikayesidir.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar