Çoğunuza göre çocuk bakıcılığı olarak görülen bu meslek herkes tarafından kolay sanılsa da işin içinde olan kişiler için hiçte öyle değil. Ancak şimdi sizlere bu zorluklarını saymak yerine "Bu his nasıl bir şey?" onları anlatmak istiyorum.
Çocuklukta kalan saflığı dibine kadar hissetmektir.
Çocukluk güzeldir. Her şey size pembiş, iyi ve güzel gelir. Mutluluk duymak için nedene ihtiyaç yoktur. Yalan nedir bilmezsiniz. Hıh, işte tüm bunları 20'nizden sonrada hissettirebilen varlıklarla gününüzü geçirirsiniz.Şaşırırsınız kimi zaman bu kadar temiz kalabilmelerine ve güzel düşüncelerine.
Atma onu lazım olur.
Bu mesleğe başlamadan okuldayken bile çocuklar için nasıl etkinlikler hazırlayabileceğinizi öğrenirsiniz. "Ne, nasıl ve ne şekilde kullanılır? O şey yoksa yerine ne kullanılırsa daha iyi olur?" sorularında o kadar pratik yapmışsınızdır ki annenizin çöp diye attığı yumurta kolisini, tuvalet kağıdı rulolarını, röntgen filmlerini, eti puf kaplarını, dondurma çubuklarını, midye kabuklarını, eski tşörtlerinizi biriktirirsiniz. Ya lazım olursa fikriyle anneniz odanıza girip her şeyi atamaz hale gelir. Tabi, bazen sizden habersiz attığı da oluyordur ya neyse. Yukarıdaki timsahları ise yumurta kolilerinden yaptık yavrularımızla. :)
Her konuda bilgi sahibi oluyorsun.
Aldığımız dersler gördüklerimiz o kadar çok ki... Psikolojiden ilk yardıma, hamilelikten beslenmeye, dekorasyondan müziğe kadar birçok konuda bilgi sahibi oluyoruz. Bu örnekler birbirine zıt gibi gözükse de bir insanı etkileyen önemli faktörleri de içinde barındırıyor aslında. Bu bilgileri geliştirmek için sürekli bir çaba ve emek gösteriyoruz haliyle.
Saçma ithamları duyuyor olmak.
"Ne yani siz bunu mu yapıyorsunuz? Çocuk mu bakıyorsunuz? Ne var ki onda? Çocuğum olunca benim çocuğuma da bak. " gibi saçma ve kulağa cahilce gelen bir sürü cümleyle karşılaşıyoruz. Ben daha birazıyla muhatap olsam da bunları duyan çok öğretmen var malesef. Evet, sizin gibi insanların niçin böyle davrandığını çözmek bizim işimiz, gelişimi takip etmek, çocuğun gelişimine uygun eğitim ve materyali sunmak, geri kaldığı alanları desteklemek gibi daha saymaya üşeneceğim birçok şey var.
Öğreteceğin şeyler kadar öğreneceklerin de oluyor.
Çocukların neşesi, şirinliği ve tatlılığı adeta size geçiyor. Saflığı, temizliği, huzurun ne demek olduğunu bir de onlardan öğreniyorsun. Onların kendini affettirme yöntemlerini öğrenip uyguluyorsun. Hazır cevap olmayı, böceklerden korkmaman gerektiğini öğreniyorsun. Sevmeyi, affetmeyi, unutmayı öğreniyorsun. Duyguları en yalın haliyle ifade edebilmeyi öğreniyorsun. Yani tek öğreten taraf biz olmuyoruz. :)
Oğlum 5.5 yaşında, hazırlık sınıfında okuyor ve 3 yaşından beri anaokuluna gidiyor. Yalnızlaşan ve küçülen toplumla beraber, anneanne, babaanne, yeğen kuzen sahibi olamayan küçük aileler, çocukların sosyalleşme ihtiyaçlarını karşılayamadığından, anaokulları ve okul öncesi kurumlar, hem çocukların, hem de ailelerin kurtarıcısı oluyor. Oğlum toplum kurallarını, ahlakın temellerini, sosyal hayata geçişi okulda öğrendi. Bu da bize okulun ve aslında çocuğun birebir bütün gününü geçirdiği öğretmeninin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Aile olarak çocuğunun tüm gününü öğretmen ve arkadaşlarıyla geçirdiğini, bu kişi ve kişilerin karakter ve davranışlarından ne derece etkilendiklerini birebir görüyorsun. Dolayısıyla bu işi hafife alan insanlar henüz çocuk sahibi olmayan kişiler olabilir diye düşünüyorum. Mesleğiniz çok önemli ve değerli. Minicik pırıl pırıl beyinler sizinle şekilleniyor. Herkim bunu önemsiz buluyorsa bir kez daha düşünmesini öneririm.
Çocuk bir çok ozbakim becerisini dil ve bilişsel özellikleri dediğin gibi okulda daha iyi kazanıyor. Sosyal gelişimleri açısından da oyun oynama fırsatı sunmayan ortamlara nazaran kat be kat iyi oluyor bu kurumlar. Ama arada bu konu hakkında bilgisi olmayıp işi gücü çamur atmak olan insanlar çıkabiliyor. Sadece çocuk sahibi olmayanlar değil bazı yaşlı diyebileceğimiz kesimden de çıkıyor. Ama olsun :)
editör yorumsuz kalmış aman tanrım didim :D burda adam akıllı konular sorular tutmuyor ya da kalmıyor gündemde pek :)
gelelim sorunun cevabına okul öncesi öğretmenliği aslına bakacak olursan diğer öğretmenliklere nazaran daha zor kısmen de olsa neden dersen çocuk psikolojisi bilmeni gerektiren bir iş bu bir... iki annenin ya da babanın varlığını hissettirememen gerek... üç çocukla çocuk oolman gerek... dört sabırlıolman gerek ki bu malesef çoğu insanda olmayan bir şey... beş sağlam bir ruh halinin olası gerek... altı enerji dolu olman gerek... aslında sayılacak bir çok şey var buna benzer ama tadında bırakmak iyidir...
Kurumlarda okul öncesi eğitimini gördüğüm için gerçekden emek veren sabır gösteren öğretmenler var bir yandan sorunlu cocukların velileriyle ugrasmak bir yandan o çocukları kazanmaya çalışmak gerçektende yorucu tabi işini iyi yapanlar için
son senem benimde. çocuklar ile zaman geçirmek onlara birşeyler öğretmen ayrı bir his ya. Çöpçü diye lakap mı takmadılar ay kızım neler çektin diye benden fazla mı içerlenmediler ama yinede seviyorum mesleğimi :)
Güzel değerli bir meslek ilerde çocuğumuz olursa sizlere emanet edeceğiz sonuçta öyle basit bir iş gibi görmeleri çok saçma çünkü çocuklara göz kulak olmak bir şeyler öğretmek gerçekten zor. Güzel bir bence olmuş ☺️
Guzel bir bence olmuş 😊 gerçekten de zor bir meslek çünkü sağlam bir birey yetiştirmeye çalışıyoruz 😊 her kelimesine katılıyorum bencenin 😊ama ne olursa olsn çok şanslı hissediyorum kendimi çocuk gelişimci olduğum için 😊
Hayır ama kendimi geliştirmiş sayılırım :DD küçüklüğümden beri bakıyorum gerek kuzen gerek komşuların çocukları olsun.. bilen beni çağırıyor zaten işi var ise. D: Fiyatı iyiymiş ama bedavaya bile razıyım. :'D Çocuklar ile olsam yeter. Ama şu anlık zor.
genelde işi bilmekten kastım o bakmak yetmiyor cünkü zihinsel dil sosyal duygusal ve motor becerilerde de gelişimini takip etmek ve desteklemek gerekiyor :)
En İyi Cevaplar