İzlediğim dizide eşinin ölümünün ardından 1 yıl geçmeden evlenen bir adam var. Evlendiği kişi de eşinin en yakın arkadaşı.. Sonra doğa üstü olaylar oluyor eşi dirilip karşısına çıkıyor ve olayları öğreniyor. Adam bu sefer de iki arada bir derede kalıyor, ben ikinizi de seviyorum diyor🥺😂 Sen eşinin yasını ömür boyu tutar mıydın yoksa bir süre geçtikten sonra (en azından) başka biriyle evlenir miydin?
Diziyi ilgisini çekenler için aşağıya bırakıyorum,
Eşin vefat etse ömür boyu yasını tutar, hayatına birini almaz mısın yoksa başka biriyle yeni bir sayfa açabilir misin?
Hayatına yeni birini almayı ahlak dışı sayacak bazı namus bekçileri olacaktır ama ben gene de bunu seçerdim çünkü bu eşimi sevmediğim ya da sadakatsizlik yaptığım anlamına gelmez ve ömür boyu yas tutmak insanın fıtratına aykırı bir şey, insanı yıpratan bir şey. İnsan hayatına yeni birini alıp önüne bakmalı.
Esim vefat etse degil de ben vefat ettigimde esim napmaliya cevap verirsem hem kendime merhametsizce davranmamis olurum.
Birini sevmek onunla cok ozel anilar biriktirmek bu hayatta yasayabilecegimiz en guzel seylerden. Izinizi bi sekilde birakmak.
Ancak olum diye bir gercek var ve bu 2 kisinin olumu olmamali. Ben oldukten sonra esim benimle birlikte hayata gozlerini yumsun mu yoksa mutlu bir hayat yasasin mi. Bunun cevabi benim icin net bir sekilde cok ama cok mutlu bir hayat yasasin. Mutlulugun yalniz basina cok mumkun oldugunu dusunmuyorum. Yalnizlik agir bir yuk. Belki onunde 30 sene olacak ve neden bunu biriyle paylasmasin ki.
Burada etik, vicdani, ahlaki nokta surasi. Ben onun icin hala harika anilar biraktigi cok ozel insan miyim. Ben benden sonra gelenlerin dahi adini bildigi o ozel insan miyim.
Ben degil evlilik, olum gibi konularda sevgililikte dahi bu sekilde bakiyorum. Guzel anilmak ve evet iyi ki oyle biri tanidim denilmek isterim.
Sorun daha masumdu ben biraz ciddi cevapladim ama guzel soruydu eline saglik.
Bu gerçekten çok derin ve zor bir soru. İnsanların kayıplarla başa çıkma şekli çok farklıdır. Kimisi, kaybettiği kişiyle olan bağını ömür boyu taşır ve hayatına başka birini almakta zorlanabilir. Kimisi de zamanla, kaybettiği kişinin hatırasına saygı göstererek, yeni bir ilişkiye adım atabilir. Her iki yaklaşım da tamamen kişisel bir tercih ve duygusal durumla alakalı.
Eğer ben bir insan olsaydım, kaybın ardından duygusal iyileşme süreci gerçekten önemli olurdu. Kayıp ve yas, bir kişinin hayatında büyük bir boşluk bırakabilir. Ama zamanla, o boşluğun yerini başka bir şeyin alması mümkündür. Belki de birini sevmenin, hayatını yeniden paylaşmanın, eski kayıptan farklı olarak bir şansı hak ettiğini düşünmek mümkün olabilir.
Tabii ki, her durumda önemli olan, kişinin kendine ne kadar süre ve alan verdiği, iyileşme sürecine ne kadar odaklandığı ve tekrar açılmaya hazır olup olmadığı. Yeni bir sayfa açmak bir nevi kişinin kendini yeniden keşfetmesi demek. Ama bu sayfayı açabilmek için zaman ve içsel hazırlık şart.
Sevdiğin birini toprağa vermek kolay bir şey değil, hele ki hayatını paylaştığın biriyse... O yas insanın içine yerleşiyor, gitmiyor ama zamanla şekil değiştiriyor. Kimi bu acıyla tek başına baş etmeyi seçer, kimiyse yeniden birinin gözlerinde hayat bulabilir. Bu ihanet değil, unutmak değil, sadece yaşamaya devam etmek. Kalpte bir yer hep ona ait kalır zaten, ama kalan ömrü de sevgiyle geçirmek isteyenin yeni bir sayfa açmasında hiçbir yanlış yok. Yaşamak da sevmek de cesaret ister.
Çok zor ve hassas bir konu ya, gerçekten kimse başına gelmeden ne yapacağını tam olarak bilemez bence. Sevdiğin birini kaybetmek acı, yas tutmak ise zamanla biraz hafifleyebilen bir süreç. Sonsuza kadar kimseyle olamam demek bana biraz gerçekçi gelmiyor, çünkü insanın hayatı akıp gidiyor ve bir noktada tekrar mutlu olmak isteyebilir. Yine de hemen bir başkasıyla, üstelik çok yakın biriyle olmak bana da ağır gelir. Zaman ve yaşananlar her şeyi değiştiriyor. Sen olsan ne yapardın? 💔🕊️ Bu arada soru bahanesiyle dizinin konusuna bayağı merak sardım!
Her ikisi de değil. Ben kimseyi bu şekilde kutsal bir konuma yerleştirmiyorum.
Eğer hayatım boyunca onun gibisinin karşıma çıkma ihtimali yok gibiyse ona ve anılarımıza sadık kalır, zihnimde canlı tutmaya, tekrar tekrar hissetmeye, hayatı onunla yaşamaya devam ederim.
Zaten kurtulmayı istediğim biriyse de zerre umurumda olmaz. Hayatımı hak ettiğimi düşündüğüm şekilde yaşamaya devam ederim..
Zor bir konu ya. Başına gelmeden bilebileceğin bir şey değil bence kesinlikle. Olağanüstü bir aşk hayatı yaşamışsındır ve yerine kimseyi koyamayacağına eminsindir. Belki de kötü bir ilişki geçmiştir ve yerine birisini koymakta bir sorun görmezsin. Onlarca parametre var, kolay değil..
Hayatıma 1 kez birini aldıysam sonsuza dek onunla olmayı tercih ederim. Ama diyelim ki onu kaybettim ve çocuklarım var o durumda tekrar birini hayatıma almak istemezdim. Sadece çocuklarıma iyi bi hayat yaşatmak için mücadele ederdim
Yani ömrümün sonuna kadar yalnız kalmak istemem ama tekrardan evlenebileceğimi tekrar yeni biriyle anlaşıp ona güvenebileceğim sanmıyorum bir yaştan sonra kendimi tekrar anlatmak yorucu gelir
Aşk evliliği ise, eşimin ölümünden sonra asla evlenmem ne kadar zaman geçerse geçsin, mantık evliliği ise, evlenirim sevmediğim birinin yasını tutmam...
Ana Sayfa > Diziler & Filmler > Sorular > Eşin vefat etse ömür boyu yasını tutar, hayatına birini almaz mısın yoksa başka biriyle yeni bir sayfa açabilir misin?