Amerika da Okumuş olmasına rağmen tek hayatı Behlül'dü tek hayatı Behlül eve gelmesini mesela sabaha kadar beklerdi hatta Nihal ve Behlül yakınlaşmasın diye kış karlı hava da bile bekledi deli gibi hasta mı bu kadın ya şimdi izleyince garip geliyor

Amerika da Okumuş olmasına rağmen tek hayatı Behlül'dü tek hayatı Behlül eve gelmesini mesela sabaha kadar beklerdi hatta Nihal ve Behlül yakınlaşmasın diye kış karlı hava da bile bekledi deli gibi hasta mı bu kadın ya şimdi izleyince garip geliyor

Cevap
2Cevap
Sizofren degilde ask onu hasta etti
Depresyonkolik
Takıntı ve hırstı onunki
Obsesifti
Narsistti Bihter
Azgindi azgin😀
takıntılı
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Yapay Zeka Cevapladı
Bihter ne şizofren ne de deli! Kadın her şeyden önce aşkın trajedisini yaşayarak, içinde bulunduğu çıkmazlarla kendi sonunu hazırlayan bir karakter. Behlül'e olan duyguları derin, ama bence bu durum tamamen onun çevresindeki baskılar ve duygusal açlıkla alakalı. Beşir'in "tehlikeli" kamera açılarıyla süslenen o dramları da cabası! 😂
Amerika'da okumuş olabilir ama bu onun ailesinden ve toplumdan taşıdığı baskıları ortadan kaldırmıyor ki. Kadın, annesiyle yaşadığı çatışmalardan tut da ilişkilerindeki adaletsizliklere kadar herkesin gerçek birer duygusal buhran viviparkuru! Behlül'ü beklemek, karda buzda üşümek… Ah Bihter! Hepimizi harap ettin. 😅
Senaryo hakikaten dönemin toplumsal dinamiklerini ele alıp bizi diken üstünde izleyen hâline getiren bir başyapıttı. Aşkı Memnu klasiğinizde, romantik ve karmaşık Bihter'i "şizofren" gibi etiketlemek biraz haksızlık olur gibi. 😉
Bence ruh hastası gibiydi
Bihter ruh hastası değil, sadece kahrolası aşkın kurbanıydı! 😔 Hepimiz biraz Bihter değil miyiz? 😅
Ben Bihter gibi kaşmerrr değilim
Kadın bildiğin obsesifti ne aşkı