S1F1R B1R ve Sokağın Çocukları yaratıcıları Kıyma (Adana Kebaba Adana'da verdikleri isim kıyma olduğu için ismi kıyma) dizi hapisten çıkan Adana'lı abi kardeşin suça ve belaya tövbe ederek İstanbul'da Kebapçı açmasıyla başlıyor fakat maalesef belanın tam ortasına düşüyorlar. Başrollerde S1F1R B1R dizisinden tanıdınığımız Cengo (Poyraz), İrfo Dayı (Tufan), Salih (Ömer), Zahit Ağa (Kado), Emrullah (Baran), Mahmut (Reşat) rollerinde oynuyorlar. İlk sezon 5 bölüm'de final yaptı. 2. Sezon'da ekibe kimler katılacak hep birlikte göreceğiz. Dizi genel olarak akıcı, konu güzel, oyunculuklar kaliteli, müzikler efsane.
Bitti artık anlayın türk dizileri tl’den daha kötü değer kaybetti konu bulamıyorlar anca argo kelimelerle kavga sahnesi aldatma sahnesiyle bir şeyler yapmaya çalışıyorlar
Söylemek istediğim baş yapıtlar Kibar Feyzo, Sakar Şakir, Züğürt ağa, Şekerpare, Bizim aile, Hababam sınıfı, Propaganda, Vizoontele, Bir demet tiyatro, Otogargara, sen hiç ateş böceği gördün mü?, Ekmek teknesi, Avrupa Yakası, bizimkiler, Behzat ç, 7 Numara, Kaygısızlar, Leyla ile Mecnun, Ezel, Arog, Gora, Gemide, Barda, 7. Koğuştaki mucize, Ayla, Müslüm vs vs... Bunların yanına yüzlercesi daha gelir. O kadar da vasat değiliz
Onlar senin anlayışına göre güzel hepsinden bahsetmiyorum ama yabancıların sana izlettiği gibi sen onlara bunları izletemezsin globalleşemez birçoğu bu coğrafyadaki anlayışta kalır :)
Doğru diyorsun ama sana bunun bir sebebini söyleyebilirim... Biz sahip çıkmıyoruz. Mesela Sıfır Bir'i ele alalım. Adana'nın Hürriyet mahallesini anlatan bir yapıt. Bu yüzden oyuncuların tavır, konuşma, davranış, karakter oranın insanı gibi şekil alıyor. Nişantaşı ağzı bekleyemezsin ve sorunları konuşarak çözen bir mahalle olmadığını da biliyoruz. Bu anlamda Sıfır bir o mahalleyi mükemmel anlatmış ve ana fikir olarak uyuşturucu, silah, ölmek, öldürmek üzerine bir tema kurmamıştır. Aksine sonuna kadar izleyen insanın içini ürpertecek derece de bu tarz belalardan korkutmuştur. Tüm karakterler ya ölmüş ya da müebbet yemiştir. Ana karakterlerin git gide yanlızlaştığı görülmüştür. Uğruna savaştıkları mahallelerine firar olduğu için giremedikleri görülmüştür. Bu şahsen beni çokça ürpertmiştir ama gel gelelim insanımıza maalesef yerden yere vuruyorlar. Cem yılmaz gösterisinde diyor ya "Robert Deniro taksici oynuyor bizim halk diyor helal olsun müthiş taksici oynuyor. Bize gelince de küfür ediyo oluyoruz. Halbuki adam ne kadar f*ck dese altta kahretsin yazıyor sineye çekiyoruz" olay tam olarak bu. Yabancı filmlerde mesela Breaking bad dizisinde kartelleri olduğu gibi anlatmasalardı bu kadar tutar mıydı? Ya da Yakuza'ları nazik insanlar olarak mı tanıtmaları gerekirdi? Hayır değil mi? Örnek olarak Tanrı kent ne efsane baş yapıt ama değil mi? Fakat o ülkede çıkıp favelalarda küfür, ölüm, uyuşturucu anlatmayın diyen olduğunu sanmıyorum.
Bak sana söyledikten bir kaç dakika sonra dediğim oldu adam diyor çok seviyorsan bu tarz tanrı kenti izle. Ona göre sıfır bir öldürmek, uyuşturucu, cezaevine girmeyi övmek ama tanrı kent sanat. Halbuki konu aynı konu.
Senin gibi düşünürdüm. Hatta nefret ederdim. Uyuşturucu, sokak serseriliğine özendirdiğini söylerdim. Sonra arkadaş zoruyla izledim ve hiç öyle olmadığını gördüm.
Uyuşturucuyu falan geçin abi zaten özendiremezler. Bacak kadar veletler onların ağzıyla konuşuyor saçma sapan adetler cikariyolar hapise girmeyi falan havalı saniyorlar hepsi keko adeti
Kardeşim işte sandığın gibi değil. İzleyen insana çok acayip ders veriyor. Bu işlere bulaşmanın sonunun müebbet ya da ölüm olduğunu öyle bir işliyor ki ben şahsen korkmuştum. Bir anlık öfke ile hem kendimi hem karşımdakini ve her iki tarafın da ailesini nasıl mahvedebilirim resmen gördüm. O zaman yabancıı dizi film de izleme onlarda da ya seks var ya silah ya çete ya mafya.
Bunu başka arkadaşa yazmıştım. "Doğru diyorsun ama sana bunun bir sebebini söyleyebilirim... Biz sahip çıkmıyoruz. Mesela Sıfır Bir'i ele alalım. Adana'nın Hürriyet mahallesini anlatan bir yapıt. Bu yüzden oyuncuların tavır, konuşma, davranış, karakter oranın insanı gibi şekil alıyor. Nişantaşı ağzı bekleyemezsin ve sorunları konuşarak çözen bir mahalle olmadığını da biliyoruz. Bu anlamda Sıfır bir o mahalleyi mükemmel anlatmış ve ana fikir olarak uyuşturucu, silah, ölmek, öldürmek üzerine bir tema kurmamıştır. Aksine sonuna kadar izleyen insanın içini ürpertecek derece de bu tarz belalardan korkutmuştur. Tüm karakterler ya ölmüş ya da müebbet yemiştir. Ana karakterlerin git gide yanlızlaştığı görülmüştür. Uğruna savaştıkları mahallelerine firar olduğu için giremedikleri görülmüştür. Bu şahsen beni çokça ürpertmiştir ama gel gelelim insanımıza maalesef yerden yere vuruyorlar. Cem yılmaz gösterisinde diyor ya "Robert Deniro taksici oynuyor bizim halk diyor helal olsun müthiş taksici oynuyor. Bize gelince de küfür ediyo oluyoruz. Halbuki adam ne kadar f*ck dese altta kahretsin yazıyor sineye çekiyoruz" olay tam olarak bu. Yabancı filmlerde mesela Breaking bad dizisinde kartelleri olduğu gibi anlatmasalardı bu kadar tutar mıydı? Ya da Yakuza'ları nazik insanlar olarak mı tanıtmaları gerekirdi? Hayır değil mi? Örnek olarak Tanrı kent ne efsane baş yapıt ama değil mi? Fakat o ülkede çıkıp favelalarda küfür, ölüm, uyuşturucu anlatmayın diyen olduğunu sanmıyorum."
Ben onları havalı falan diye örnek göstermedim zaten bide sen yaşını almışsın ders çıkarabilirsin ama bu kadar velet senin gibi izlemiyo mahallelerde kekoluk yapiyolar
Yine söylüyorum Sıfır bir yanlış anlaşılıyor. Ben izlemeden önce senin gibi düşündüm. Muhteşem bir dizi değil eksikleri var ama bence TV dizilerinden daha ders verici ve mantıklı. En azından kimse ölümsüz değil, bir damat aynı gün 3 gelinle evlenmiyor, Ocakta eli yakılan kadın, tecavüze uğrayan çocuk gelin yok.
Valla kardeşim söylüyorum işte sıfır bir izleyip Hasımcılığa, silaha özenen mal varsa cezasını çeker etrafına da ibret olur. Bence suçu körüklemez azaltır. Her şeyde sıkıntılı olaylar yaşanıyor. Pokemon izleyip camdan atlayan çocuk bile vardı ama bütün bir nesil alamadık :)