2- İdi İ Smotri

Orjinal adıyla "idi i smotri" (Come and See yani türkçe adıyla, Gel ve Gör) izlediğim en sarsıcı savaş filmlerinden biriydi. Daha ilk dakikada kendini cehennemin içinde buluyorsun. Köyler, yoksulluk, bataklık… her şey o kadar gerçek ki izlerken rahatsız oluyorsun ama gözünü de alamıyorsun.
Bir çocuğun gözünden savaşın nasıl insanlık dışı bir şeye dönüştüğünü gösteriyor film. Partizanların annesinden ineği zorla alması bile çok şey anlatıyor. Küçük bir detay gibi görünse de savaşın hayatın her noktasını nasıl parçaladığını gösteriyor.
Çocuğun oyunculuğu inanılmaz, gözlerine baktığında korkuyu, çaresizliği hissediyorsun. Nazilerin “medeniyet” iddiaları ise aslında düpedüz barbarlık. Film boyunca bir an bile nefes alamadım. Gerçekten izleyince insanın içinde bir şeyler kırılıyor.
Mutlaka izlenmeli, kolay kolay unutulacak bir film değil.
2- Schindler List

Schindler’s List, İkinci Dünya Savaşı’nda yaşamış sanayici Oskar Schindler’in hikâyesini anlatıyor. Başta ucuz işçi gücü için Yahudileri çalıştıran zengin bir patronken, zamanla onların hayatlarını kurtarmak için servetini harcayan birine dönüşüyor. Nazilerin toplama kamplarındaki eziyetleri ve sebepsiz yere öldürülen binlerce insanı kısa kesitlerle izlerken, Schindler’in listesine adını yazdırdığı 1100 kişiyi kurtarması “helal olsun” dedirtse de, daha fazlasını yapamadığı için hissettiği vicdan azabı özellikle son sahnede izleyiciye geçiyor. “Bu rozet en azından bir insan ederdi… Bir insan daha kurtarabilirdim ama yapmadım…” sözleri unutulmazdır. Filmde ayrıca sadece kırmızı paltolu küçük bir kızın renkli gösterilmesi, savaşın karanlığı içinde çocukluğun masumiyetini simgeleyen ve sinema tarihine kazınmış en çarpıcı detaylardan biridir.
3-Túmulo dos Vagalumes( Ateşböceklerinin Mezarı)

''Ateşböceklerinin Mezarı”, iki kardeşin gözünden anlatılan ve insanın içinden bir şeylerin kopup gittiğini hissettiren bir film. İzlerken bir gecede 20 yaşından 40 yaşına gelmiş gibi hissettimiştim. İzleyin, izlettirin… tabi dayanabilirseniz. Anime deyip geçmeyin; bu film hatırladıkça insanın ağlayabileceği bir gerçeklik sunuyor. Çünkü izlediğiniz, hayal ürünü bir senaryo değil; yaşanmış veya yaşanması mümkün bir hikaye.
Japonlar, tıpkı diğer pek çok alanda olduğu gibi, bu filmde de derin acıları ve trajediyi başarıyla aktarmış. Savaşlar çoğu zaman devletler arasında gibi gözükse de, asıl yıkımı çocuklar yaşıyor. Bu film de bunu tüm çıplaklığıyla gösteriyor.
4- Hacksaw Ridge (2016)

"Lütfen, birini daha almama yardım et…''
Savaş alanı sadece insanları öldürenlerden ibaret değildir. Savaşı kazanmak için yalnızca öldürmek yetmez; insanları kurtaracak, onlara yaşama ve yaşatma umudu verecek bir ışık da gerekir.
Hacksaw Ridge, işte tam da bunu gösteriyor. Bir adamın inancı ve cesaretiyle, umutsuzluğun ortasında bile hayatı savunabileceğini görüyorsun. İzlerken insan hem yıkılıyor hem de içten içe umut buluyor.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar