Kadın Kokusu - Scent of a Woman

Giriş

Kadın Kokusu - Scent of a Woman

Herkese merhaba. Bugün diziyle değil, filmle karşınızdayım. Hem de klasik bir filmle. Scent of a Woman, türkçesiyle Kadın Kokusu. 1992 yapımı, başrolünde Al Pacino ve Chris O'Donnell'ın rol aldığı film. Çok öyle başlık başlık her şeyi ayırmak, bir bir oyuncu yazmak bana göre değil ve şahsen sıkıcı hale getiriyor yazıyı. En azından filmler ve diziler için öyle. O yüzden direk olaylara atlayıp filmin tadını çıkarıyorum. Niye tek başlık var diye sormayın yani. :) Birçoğunuz belki izlediniz, ancak izlemeyen varsa eminim bu benceyi okuduktan sonra izlemek isteyeceksiniz.

Olaylar

Kadın Kokusu - Scent of a Woman

Filmin hemen başında bizi Baird kolejinden görüntülerl karşılıyor. Burada tüm film boyunca bize eşlik edecek olan Charlie ile karşılaşıyoruz. Burslu olarak okuyan ve zar zor geçinen Charlie ek iş bulmak için çabalıyor ve emekli asker, aynı zamanda da kör olan Frank ile tanışıyor.

Charlie
Charlie

Asabi ve çapkın olan, sadece kokusunu alarak kadınların kullandığı parfümün, sabunun markasını bilen emekli ve aynı zamanda kör olan yarbay Frank, Charlie ile tanışıyor ve daha ilk saniyeden Charlie'yi pişman ediyor. Askerimizin ağzı biraz bozuk, bunu söylemem gerek. Hayatında en çok ilgi duyduğu şeyler ise kadınlar ve ferrari. Ah şu Erkekler!...

Frank
Frank

Okulda arkadaşı George ile bir eşek şakasına şahit olan Charlie, öğretmeni tarafından gerçeği söylemesi için baskı görür ve bu olaylar yaşanırken ek iş için bakıcılığa gittiği Frank ile sürpriz bir haftasonu gezisine çıkar. Paradan yana hiçbir sıkıntısı olmayan Frank, kendisine ve Charlie'ye ilginç bir haftasonu yaşatır.

Kadın Kokusu - Scent of a Woman

Ağır ilerleyen 2 saat 37 dakikalık filmde çoğu olay burada, yani yapılan gezi esnasında geçiyor. Frank'in artık hiçbir işe yaramayan, tükenmiş, kör hayatını sona erdirmek istemesi ama bunlar olurken Charlie'yi yanında tutması, Charlie'nin geri dönüp Frank'i kendi haline bırakmak ve bildiği hayata dönmek, okulda içine düştüğü durumdan kurtulmak ismesi ve sonra geri dönüp Frank'in yanında kalması, Frank intihar edecekken genç öğrencinin önemli sözlerle ona engel olup yaşama sevincini geri getirmesi gibi önemli anlar bizleri karşılıyor.

Kadın Kokusu - Scent of a Woman

Filmde çok hareketli, aksiyon dolu bişey olmasa da yaşanılan ufak olaylar ve diyalog bizi filmin içinde tutmayı başarmış. İnsanın ihtiyacı olan sevgi, dostluk, yaşam enerjisi, dürüstlük ve yalan çok güzel işlnemiş. Frank'in filmin sonunda, tüm okulun toplandığı, adeta mahkemeye dönen sahnede yaptığı konuşma yüreğe dokunur cinsten.

Kadın Kokusu - Scent of a Woman

Son olarak filmin en ünlü ve can alıcı sahnelerinden olan tango sahnesi gerçekten insanı büyülüyor. Tekrar, tekrar sıkılmadan izleyebilirim. Dansı denemek isteyen ancak çok iyi bilmeyen, restorantta kendi eşini bekleyip sessizce oturan Donna'nın ilk defa gördüğü, kendisine tango yapmayı teklif eden tamamen yabancı bir adamın teklifini kabul etmesi, intiharın eşiğindeki Frank'in birden enerjiyle, aşkla, şevkle dolup tango dansı için Donna ile sahneye gitmesi ve ortaya çıkan pürüzsüz dans. Gerçekten hayranlık uyandırıcı.

Sonuç

Dram seviyorsanız ve henüz Al Pacino'nun en iyi oscar ödülünü aldığı 1992 yapımı bu güzel filmi izlemediyseniz, bence vakit kaybetmeden izleyin. Ben çok sevdim, sizin de seveceğinize eminim. Keyifli seyirler. ♥♥♥

Kadın Kokusu - Scent of a Woman
Cevapla