Gündelik Yaşamın Kıyısından Uzaklaşmayan 3 Yerli Yapımı Arka Arkaya İzlemek!

1. Ahlat Ağacı

Gündelik Yaşamın Kıyısından Uzaklaşmayan 3 Yerli Yapımı Arka Arkaya İzlemek!

Sıradan yaşamı benimseyen filmlerin en başında takibi ki Ahlat Ağacı filmi geliyor. Bu filmin ana düşüncesi o kadar tartışmaya açık bir konu ki, filmi izleyen herkeste başka bir etki bırakan ender yapımlardan.

Film okumaya başka bir şehre giden ve geri dönen bir öğrenci ile başlıyor. Okuduğu yerdeki her şeyi geride bırakarak tekrar aile evine gelen bir insanın alışma, adaptasyon ve ''Kuyu'' diye tabir edilen felsefe meraklılarının fazlaca kurcaladığı bir konuyu ele alıyor.

Kuyu nedir; Kuyu bir paradokstur sürekli çelişki oluşturan bir durumdur. Belirli bir tabire göre her insanın belli başlı bir kuyusu vardır ve dışarıda ne yaşanırsa yaşansın asla tamamlanmayan o kuyuyu bitirme arzusunu ve geri dönme olasılığını nitelendiren genel bir anlatıdır.

Filmin ana karakterinin bu süreçte yaşadığı olayları anlatır, öyle uçtu, kırdı, süper güç vs. Gibi durumlar bu filmde dahil olmak üzere kalan iki filmde de yoktur bilginize.

2. Kış Uykusu

Gündelik Yaşamın Kıyısından Uzaklaşmayan 3 Yerli Yapımı Arka Arkaya İzlemek!

Bazen normal bir hayat sürerken, çevremizdeki insanlarla buna karı koca ilişkisinde dahil, bir zevk alamama, bunalma, sıkılma gibi bir duygu bedeni ele geçiyor. Bu bazı insanlarda erken yaşlarda yaşansa da genel bir yüzdeye vurulduğu zaman olgun ve yaşlı insanlarda çok sık karşılaşan bir durum filmde bu konuyu içli dışlı çok güzel anlatıyor zaten.

Filmin başrolü çok bilindik bir isim zaten ekteki fotoğraftan anlaşılıyor. Filmin en güzel bu olayı anlattığı yer, otel mi dersiniz, pansiyon mu, ev mi size kalmış izlerken siz karar verin, bir müşteri ya da ziyaretçi geliyor çok küçük bir sahne klasik bir hayata yabancı bir insanın girmesini ve iki dakikalık bir düşünme payı bırakan, anlamsız bir kaç sohbet mevcut. İşte orada herkes başka bir şey anlama potansiyeline giriyor, bazıları bu ne saçmalık diye kapatıyor, bazıları çok derin düşünmeye başlıyor, bazıları kendi hayatına has bir çıkarımda bulunuyor derken bu tarz filmler zaten o yüzden tutuluyor. Yoksa başka dem vuracağı bir yer maalesef ki yok çünkü çok sabit giden film türleri bunlar.

3. Nuh Tepesi

Gündelik Yaşamın Kıyısından Uzaklaşmayan 3 Yerli Yapımı Arka Arkaya İzlemek!

İnsanlar bazen çok sıradan şeylere bile kutsal bir şeymiş gibi davrana biliyor maalesef, özellikle genel hepimizin çevresinde mutlaka bir iki kere karşılaştığı bir algı bu.

Yıllar önce bir adamın kendi diktiği ve altına gömülmek istediği bir ağaç ama geri köye döndüğü zaman bir bakıyor ki o insanlar adamın diktiği ağaca çaput tarzı şeyler bağlayıp dua ettikleri bir yer haline gelmiş.

Buna karşılık olarak Haluk Bilginer'in oynadığı karakter, biraz daha nazik bir uyarma biçimi olan soft bir karakter. Ali Atay'ın oynadığı karakter ise biraz daha kaba kuvvet uyarımı olan bir karakter. Filmin bana göre genel bir ana fikri varsa oda koşulsuz şartsız, saçma bir inanış biçimi dahi olsa iki farklı karaktere sahip insanın verdiği tepkiler.

Özel

Bu filmleri art arda izlemek çok bayıyor, ben normalde çok severim böyle yapımları ama cidden fenalık falan geçirttiriyor. O kadar sıradan ki hani hep derler ya günler fotokopi makinesiyle mi çoğalmış, hep aynı ya da çok sıradan sıkıcı bir gün geçirirsiniz işte onu arka arkaya kısa zamana sıkıştırmak gibi bir şey.

Ben yazarken çok eğlendim, izleyecek olan herkese iyi seyirler buraya kadar okuyan herkese de teşekkür ederim, _Slash_.

Gündelik Yaşamın Kıyısından Uzaklaşmayan 3 Yerli Yapımı Arka Arkaya İzlemek!
Cevapla