Hiç aklında yokken biri çıkar karşına. Önce hal hatır sormalar, sonra da kısa kısa konuşmalar derken alışırsın ona. Her gece yatmadan en son ona "iyi geceler", her sabah uykulu gözlerle ilk ona günaydın dersin... Seversin işte... Hem öyle çok seversin ki gönlünden çok aklın onda kalır hep. Kendinden çok onu seversin, onu düşünürsün, onu önemsersin... En sonunda tamamen kaybedersin. Ve birini asla kendinden çok sevmemen gerektiğini, göğsünün altındaki o tarifsiz sızıyla öğrenirsin...
Kendinden çok başkasını sevmemen gerektiğini ne zaman anladın ya da anlayabildin mi?
bu anlattıkların aynen dogru benım ıcın ozellıkle gonlune emegıne saglık bu paylasımın ıcın ben cok ıyı nıyetlı sevdıgım deger verdıklerıme cok cabuk baglanıyorum bunu aşk olarak demıyorum evet cabuk baglanıp sonra bır bakıyorum gıtmış o kadar deger verdıgım halde hayal kırıklıgı yasıyorum uzuluyorum bu hayattada basıma gelıyor burda sıtedede mesela deger verdıgım yorumlarını sorularını bencelerını severek takıp ettıgım uye bır bakıyorum nedensız gıtmış uzuluyorum demekkı kendımı cok kaptırıyorum hayatın aslında acımasızlıgı demek ıstıyorum
Öyle bir şey anlamadım hiç;anlamayı da düşünmüyorum. Sevgi kontrol edilebilen bir şey değil. Modern zamanın riyakar ilişki oyunları da ne bana;ne de sevgiye göre değil."Kendinden çok kimseyi sevmemen gerek"tiği algısını kim çıkarmış bilmiyorum ama daha önce birini hiç gerçekten sevmemiş gibi görünüyor.
eski sevgilim benden ayrılınca günlerce ağlamıştım sonra bir hafta sonra instads başkasıyla öpüşürkenki resmini gördüm o an farkettim sevmek yalancı bir eylemdir
Doğduğum zaman hemşire kulağıma" bahtında gönlünde şimdiki halin gibi çıplak , temiz ve saf olsun.. bu hayatta sadece ve sadece kendini sev.. "demiş. O gün bu gün kendimi seviyorum..
En İyi Cevaplar