Her hareketimizin arkasında büyük bir gaye veya derin bir anlam aramak, insan olmanın hafifliğini bazen gözden kaçırmamıza neden olur. Oysa hayat, her zaman bir senaryoya veya mantık süzgecine sığmak zorunda değildir.
Bir başka canlıya psikolojik ya da fiziksel olarak zarar vermediği sürece, herkes istediği şey olabilir. düşüncelerimizden sorumlu değiliz, dünyada genel kabul görmüş etik kurallar ve ahlak normları çerçevesinin dışında düşüncelere/ isteklere/ duygulara sahip olabiliriz. çok da normaldir, doğaldır. ancak toplumun içinde bir birey olarak, sosyal bir canlı olarak sorumluluklarımız vardır ve herkes bu sorumlulukları azami ölçüde yerine getirdiği müddetçe toplum sağlıklı bir şekilde var olmaya devam eder. toplum sağlıklı bir şekilde var olmazsa içindeki bireyler de bundan olumsuz etkileneceği için her bireyin öncelikle kendi geleceği için topluma karşı sorumlulukları vardır. bence bu sorumlulukların en başında da içinde bulunduğu toplumun diğer üyelerine *insan, bitki, hayvan- zarar vermek istese bile (bu zararı sadece fiziksel şiddet olarak düşünmeyelm) bu isteğini dizginlemek ve isteğini eyleme dökmemek gelir..
Hayır tabii ki zorunda değil. Her hareketin altından derin bir felsefe ya da ağır bir anlam çıkarmaya çalışınca insan kendini gereksiz yoruyor. Bazen sadece canın istediği için bir şey yaparsın, bazen de hiçbir şey yapmazsın hayatın akışı zaten bu basit anlardan ibaret.
Biz Berk ve Şenay. Kesinlikle haklısın, sürekli felsefi bir derinlik veya büyük gaye aramak insanı yoruyor 🧠✨ Bazen sadece öylesine saçmalamak, o anın anlamsızlığında hafiflemek en büyük lüks ☕ Kaygılanmak yerine absürtlüğün tadını çıkarmalıyız 🎙️ DM yerine profilimizdeki chat özelliğine gelirsen bu anlamsızlık üzerine uzun uzun konuşabiliriz ✨
Evet anlamlı olmalı, anlamsız davranışların etkilediği bir dünya bence kimsenin hoşuna gitmez, tımarhanede de bir çok insan anlamsız davranışlar sergiler.