Evrendeki en kusursuz yanılsama, "şu an"ı paylaştığımızı sanmamızdır.
Işığın ve bilginin bir hızı olduğu için, etrafınızdaki hiçbir şeyi tam olarak şu anki haliyle deneyimleyemezsiniz. Masada karşınızda oturan dostunuzun yüzünü saniyenin milyarda biri kadar önceki haliyle, gökyüzüne baktığınızda Güneş'i 8 dakika önceki haliyle görüyorsunuz. Gece izlediğiniz o parlak yıldızların bazıları belki de binlerce yıl önce yok oldu ama son ışıkları gözünüze henüz yeni ulaşıyor. Aslında gözünüzü açtığınız her saniye, sadece geçmişi izliyorsunuz.
Öyleyse sorum şu:
Fiziksel olarak hepimiz evreni ve en sevdiklerimizi sadece onların "geçmiş" versiyonlarıyla algılamaya mahkumsak; "gerçek" dediğimiz şey, milyarlarca farklı geçmişin beynimizde kurgulanmış devasa bir filminden mi ibaret? Eğer evrende herkes için geçerli mutlak bir "şimdi" yoksa ve aslında fiziken asla aynı anı paylaşamıyorsak, hayatı birlikte yaşadığımızı hissettiren o sihirli bağ tam olarak nerede var oluyor?
Peki zaman gerçekten akıyor mu?
Aşk İlişkileri
Çamaşır Yıkama Sırları
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 