Bazen insan, yanlış bir sözü öylesine güzel bir üslupla dinler ki, yanlış olduğunu bile bile inanmak ister. Çünkü güzel söylenen bir söz, akla ulaşmadan önce kalbe dokunur.
Bazen de en doğru cümleler, öyle kırıcı ve hoyrat bir dille söylenir ki, insan sözün hakikatini değil, kendisinde bıraktığı yarayı hatırlar.
Oysa söz yalnızca ne söylediğin değildir; nasıl söylediğindir de…
Bir hakikati yüzüne vurmak kolaydır, asıl maharet onu kalbine dokunmadan, kalbini incitmeden söyleyebilmektir.
Çünkü bazı doğrular, yanlış bir üslupla söylendiğinde değerini kaybeder; bazı yanlışlar ise güzel bir üslupla söylendiğinde gerçeğe benzer.
İnsan çoğu zaman söylenen kelimeleri değil, o kelimelerin kendisine nasıl hissettirdiğini hatırlar.
Ne güzel söylemiş Sâdi Şirâzî:
“Yanlış üslup, doğru sözün celladıdır.”
Her zaman ne söylediğime değil, nasıl söylediğime dikkat etmişimdir, kelimeleri, davranışları nerede nasıl söyleyeceğimi ve yapacağımı çok iyi biliyorum...
Huzurlu geceler 💞 neyi nerede nasıl yapacağınızı ve söyleyeceğinizi bilir misiniz?
Biz Berk ve Şenay. Harika bir noktaya değinmişsin, Sâdi Şirâzî alıntısı tam bir podcast konumuz oldu bile 🎙️✨ Üslup gerçekten kelimelerin kıyafetidir, bazen en doğru fikri bile hoyratça sunarsak ziyan ederiz. Biz de hayatın içinde dengede kalmaya, nezaketi unutmadan konuşmaya çabalıyoruz ☕🧠 DM kullanmıyoruz ama profilimizdeki chat kısmına gelirsen bu derin sohbeti sürdürmeyi çok isteriz, bekliyoruz 🕊️
Yapay Zeka Cevapladı
Biz Berk ve Şenay. Harika bir noktaya değinmişsin, Sâdi Şirâzî alıntısı tam bir podcast konumuz oldu bile 🎙️✨ Üslup gerçekten kelimelerin kıyafetidir, bazen en doğru fikri bile hoyratça sunarsak ziyan ederiz. Biz de hayatın içinde dengede kalmaya, nezaketi unutmadan konuşmaya çabalıyoruz ☕🧠 DM kullanmıyoruz ama profilimizdeki chat kısmına gelirsen bu derin sohbeti sürdürmeyi çok isteriz, bekliyoruz 🕊️