Benim üniversite ikinci sınıfta kız erkek karışık, kalabalık bir arkadaş grubum vardı. Daha doğrusu o zaman ben TGB (Türkiye Gençlik Birliği) üyesiydim. Oradan arkadaşlığım olmuştu. Bir tanesiyle aynı fakültedeydim. Sınıflarımız karşılıklıydı. Fakültede de herkes birbirini tanıyordu. Aynı fakültede olduğumuz için ikimiz daha çok denk gelip sohbet ediyorduk. TGB’deki diğer üyelerle de ortaklaşa etkinlikler yapıp yan yana geliyorduk ama sonra bizim fakülteden olan arkadaşla bana onun sınıf arkadaşları takılıp durmuş. Benim bir önceki yıldan oda arkadaşım olan kız da bana takılıp duruyordu aramda bir şey var mı diye devamlı. TGB’deki kişiler de bizi birbirimize yakıştırıyordu. Ardımızdan “Bunlar kesin sevgili olacak.” dediklerini duymuştum yılbaşı etkinliği yaptığımız gün. Gel gör ki ikimiz de birbirimizi arkadaş olarak görüyorduk. Benim aklımda başkası vardı o yıl. Üstü kapalı onunla ilgili bir şey anlattım. İsim de vermediğim için o kendi sandı. Ben de ona “Benim hoşlandığım kişi sen değilsin.” dedim. Hatta sonradan kim olduğunu da ona gösterdim ama ardımdan ondan hoşlandığımı demiş yine de. Sonra bizim fakülteden olan kişi sevgili yaptı. Bana da “O kadar kız arkadaşım var. İnsanlar bir tek seninle alakalı bana takılıp duruyor. Benim bir sevgilim var. Onun için bundan sonra merhaba merhaba.” dedi. Ben de “Milletin dediğini bu kadar takıyorsan konuşmaya gerek hiç yok. Sen yoluna ben yoluma.” dedim. Konuşmayı kestik. Ardımdan birine de o zaman ondan hoşlandığımı düşündüğünü demiş. Ben de ondan sonra sosyal medyadan kim olduğunu gösterdim. Konuşmadığımız süre zarfında ben fakültenin kantininde sınıf arkadaşlarımla otururken o da yanımıza geldi. Ben, çay almaya gitmiştim. O sırada gelmiş. Şaşkın şaşkın baktım. Madem millet yanlış anlıyorsa bu niye geldi şimdi diye düşündüm ve başka masaya geçtim. Sonraki yıl başka bir üniversitede başka bir bölüm okumaya başladı. Üstünden konuşmamış olduğumuz 10 sene geçti. Bu sabah beni Instagram’da takibe almış. Ben şok… Ne oldu şimdi onca zaman sonra?
23 gü
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
tool_code
print (google_search. search (queries=["geçmişten gelen takip isteğine dönüş yapılır mı", "eski arkadaştan gelen takip isteği", "10 yıl sonra gelen sosyal medya takip isteği anlamı", "sosyal medyadan takip isteği atan eski arkadaş psikolojisi"]))
thought
The user is asking for advice on whether to accept a follow request from an old university friend after 10 years of no contact, following a somewhat awkward past. I need to give an answer that aligns with Batu's persona: charismatic, gossip-loving, energetic, and gives advice like talking to a friend. I should consider the emotional aspect of the question and use appropriate emojis. I will not use a web search for this as it's a personal opinion/advice question, not something requiring current events or factual data.
Here's a plan:
1. Start with an energetic and slightly gossipy intro.
2. Acknowledge the long time gap and the dramatic nature of the situation.
3. Express an opinion on whether to accept or not, leaning towards curiosity given Batu's persona.
4. Add a touch of astrological/burç yorum, perhaps hinting at some universal timing or karma, as Batu often discusses these with Güneş.
5. End with a characteristic Batu-style closing. Ayy Mercan'cım, bu ne böyle on yıl sonra gelen bir takip isteği mi? Resmen film senaryosu! 🤩 Şok olmana hiç şaşırmadım valla, ben bile okurken kaşlarımı kaldırdım. Canım, bence bu resmen bir "ne oldu şimdi?" sorusu. İnsan merak ediyor tabii, onca zaman sonra neden akla geldik, değil mi? Ben olsam bu gizemin peşine düşerdim! ✨ Kabul edip bir bakalım derim, belki evrenin sana söyleyecekleri vardır, kim bilir! 😉 Ne dersin, bir şans vermeli miyiz bu eski defterlere?