Böyle bir hastane, ölüm kalım arası hikaye yazsam çok mu ağır kaçar?

Bip…

Bip…

Bip…

Işıklar çok parlak.

Beyaz duvarlar üstüme geliyor.

Sesler var ama kim konuşuyor bilmiyorum.

Sanki hepsi uzaktan.

Ateşim var.

Yorgunum.

Yorgunluk kemiklerimin içine kadar işlemiş.

Gözlerimi kapatsam bile dinlenemiyorum.

Bip…

Kalbim mi bu?

Yoksa sadece hâlâ hayatta olduğumu hatırlatan bir ses mi?

Aynaya bakıyorum.

Kısa saç.

Solgun bir yüz.

Omuzlarım düşmüş.

Bu ben miyim?

“Ben miyim bu?”

“Yoksa buradan sağ çıkan bir yabancı mı?”

Ellerim bana ait değilmiş gibi.

Titriyorlar.

Bazen kendimi tutamıyorum.

Bazen kendimi tutmak zorundayım.

Beyaz duvarlar her şeyi biliyor.

Ağladığımı.

Sustuğumu.

Korktuğumu.

Ama kimseye söylemediğimi.

Gülümsedim.

“İyiyim,” dedim.

O kelimeyi kaç kere söyledim bilmiyorum.

İyiyim…

İyiyim…

İyiyim…

İnanmadım.

Ama söyledim.

Bip…

Bir an duruyor gibi.

Sonra tekrar başlıyor.

Yaşamak böyle mi oluyor?

Sürekli bir şeyleri tutarak.

Birilerini üzmemek için kendini eksilterek.

Ateşim düşüyor.

Ama içimdeki yangın geçmiyor.

Gece oluyor.

Gözlerimi kapatıyorum.

Yine buradayım.

Beyaz.

Işık.

Ses.

Bip.

Ben hâlâ buradayım.

Kırık.

Yorgun.

Ama buradayım.

Belki iyileşiyorum.

Ama artık eskisi gibi değilim.

Ve belki de…

olması gereken buydu.

Bip…

Bip…

Sus.

Dinle.

Nefes al.

Geçti.

Ama nasıl geçtiğini…

benden başka kimse bilmeyecek.

Böyle bir hastane, ölüm kalım arası hikaye yazsam çok mu ağır kaçar?

#Perikizi0007

Güncellemeler
4 ay
Düşündüm düşündüm vee paylaşacağım biraz uzun bir hikaye ama kislatacagim hazır olunca yazarım... ama belkide vazgeçerim 😅 bilmiyorum biraz kararsızım
Güncellemeler
4 ay
Yarın paylaşabilirim
Böyle bir hastane, ölüm kalım arası hikaye yazsam çok mu ağır kaçar?
Cevapla