Telekinezi hakkında neler düşünüyorsun?

Telekinezi, insanlar ne kadar reddetse de aslında hayatımızın gerçek bir parçası. Herkes olaya ruhsal bağlamdan yaklaşıyor fakat telekinezi de bilimin bir parçası. Sınırlarını akıl dahi edemediğimiz kocaman bir evrende yaşıyoruz. Bence her şey mümkün olabilir. Bu olaya ruhsal bir bakış açısı yerine bilimsel bir bakış açısıyla baktığımda bir çok şey daha fazla netlik kazanıyor kafamda. Dokunmadan bir cisimi hareket ettirmek imkansızdır. Fakat Vücuttaki elektriğin oluşturduğu manyetik alanı tek bir noktada yoğunlaştırıp o cisime dokundurmak, itmek, çekmek, döndürmek gibi basit eylemler nedense aşırı mantıklı. Sonuçta Çekim kuvvetinin iktidar olduğu bir gezegende eğer düzgün, düzenli ve pratikler yapabilirsek kendi çekim ve itim alanlarımızı yaratabiliriz. Bir diğer konu olan zihin okuma, tehlikeyi sezme gibi durumlarda da, yarasaların ses dalgalarıyla yaptığı gibi bizim de elektromanyetik alanımızın algısal kısmından bir miktar çevreye yayıp sonar gibi kullanmamız da mümkün olabilir. Mesela bunu sıklıkla yaşıyorum. Bir misafir gelmeden, telefonum çalmadan veya mesaj gelmeden hatta bazen birilerinin bana kuracağı kelimeleri dakikalar öncesinden algılayabiliyorum. Hani bir an gözünde canlanır annen arıyordur telefonuna bakıyorsundur ya bi kaç dakika sonra gerçekten çalar ve annen aramıştır. Bunun gibi. Bence Kendimizi yeteri kadar keşfedebilirsek yapabileceklerimizin sınırını bayağı geliştirmiş olmaz mıyız?

Telekinezi hakkında neler düşünüyorsun?
Cevapla