Orhan veli demiş ya; "Bir yer var biliyorum, her şeyi söylemek mümkün , epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; anlatamıyorum’’ diye… Gerçekten anlatamıyor muyuz, yoksa kelimeler mi kifayetsiz kalıyor… Düşüncelerimizin, duygularımızın dile getirilememesinin suçu bizim yetersizliğimizden mi kaynaklanıyor, yoksa duygularımızın yüceliğinden mi?
Sözcükler insanoğlunun anlaşma için geliştirdiği bir iletişim aracıdır
kabul ediyorum fakat neden gözyaşlarımızın anlattıklarını dile dökemedi insanoğlu adem’den bu yana. Hadi bizi düşünmediler, ve gözleriniz, elleriniz, bakışınız vs. sözcüklerden daha iyi tercüman olur düşüncelerimize peki işi şiir yazmak olan, duygularımıza tercüman olmak olan şairlerimizin bu çaresizliğine derman olacak sözcükler de yaratsalardı keşke…Sözlerinin kifayetsizliğine sığınmıyoruz ama duygularımız da bu kadar yüce olmak sadece insanın başını mı bulmuş?
İnsan olarak anlaşmaya çözüm bulanlar, duyguların da dile getirilmesi için çaba harcasaydı ya. Orhan Veli gibi bir söz ustası önce ümitlendiriyor bir yer var biliyorum herşeyi söylemek mümkün diye, sonra da yine tarihi karanlığa sevk edip erken yaşta aramızdan ayrlıyor ve ölümsüzlüğün reçetesini yazan lokmanın elindeki reçeteyi kaybetmesi gibi, tam ohhh artık, duygularımız dile gelecek derken çekip gitmiş aramızdan.
Artık ağlamaktan daha tesirli bir sözcüğe ihtiyaç duyan aşıklar sabırsızlıkla bekliyorlar ey söz ustaları beni de kurtarın ağlamaktan diye… Yüzümüzün kızarmasından, kalbimizin çarpmasından daha ustaca dile gelecek bir heyecan bir mahcubiyet anlatacak kelime arayanlar, gelin yanıma size yardımcı olacağım diyesim geliyor ama kelin ilacı olsa kendi başına sürer diye boşuna dememişler, değil mi…
Serde erkeklik var giden geminin ardından atlayamayız demiş ama şair ama sözcüklerinin kıfayetsizliğini itiraf etmiş
Ölüm bile kötü değil aytensizlik kadar demiş bir öteki… Ölümünde, ölümden beter ayrılığın da itirafında bulunmuşlar ama keşke bir yer var ve oaray gidemiyorum, orası farklı bir aşama ve orayı kulakla, dille algılayamazsınız diye de itiraf etselermiş ve biz de aşık olduğumuz kızların karşısında aciz kalmasaymışız ve biz de ey sevgili bak sözcüklerin kifayetsizliğini biliyorsun, bu yüzden tavşan çıkarmamı beklememe şapkadan diye mazeret uydurabilseydik.
Ya da nöro bilimciler beynin tüm detaylarını keşfedip, en sinir uçlarımıza dokunan duygularımızı, nöronlarımızın en ucunu da keşfederek yardım edebilseydi biz insanoğluna duygularımı dile getirme konusunda. Derin bir nefes çekiyorum içime şimdi ve ancak derin bir nefesin sıcaklığında dile gelen çaresizlikle yine susuyorum… Galiba duygular hep galip gelecek sözcüklere ve biz hep kifayetsiz kelimelerle, sınırınızı zorlayacağız ve abuk sabuk, kırık dökük şekilde getireceğiz duygularımızı dile. İyi ki gözleri var etmiş yaratıcı… Yoksa sevdiğimizi öldürmekten başka çare kalmayacaktı galiba ayılar gibi, sevdamızı anlatabilmek için...
Bugün daha şiirsel bir BENCE paylaşmak istedim. Bu BENCE'mde bana gerçekte alanında çok iyi olan sevgili arkadaşım @oğuzsoyutürmenboyu arkadaşıma da desteklerinden dolayı teşekkür ediyor. O olmasa ben bu kadar güzel dile getiremezdim. Dostça ve sağlıcakla kalın...
ben bir ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin biraz ayten sürüyorum güzelleşiyor şarkılar söylüyorum şiirler yazıyorum ayten üstüne saatim her zaman ayten'e beş var ya da ayten'i beş geçiyor ne yana baksam gördüğüm o gözümü yumsam aklımdan ayten geçiyor bana sorarsanız mevsimlerden aytendeyiz günlerden aytenertesidir odur gün gün beni yaşatan onun kokusu sarmıştır sokakları onun gözleridir şafakta gördüğüm akşam kızıllığında onun dudakları başka kadını övmeyin yanımda gücenirim ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz bir kadehte sizinle içeriz ayten'li iki laf ederiz onu siz de seversiniz benim gibi ama yağma yok ayten'i size bırakmam alın tek kat elbisemi size vereyim cebimde bir on liram var onu da alın gerekirse ben ayten'i düşünürüm, üşümem üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar parasızlık da bir şey mi ölüm bile kötü değil aytensizlik kadar ona uğramayan gemiler batsın ondan geçmeyen trenler devrilsin onu sevmeyen yürek taş kesilsin kapansın onu görmeyen gözler onu övmeyen diller kurusun iki kere iki dört elde var ayten bundan böyle dünyada aşkın adı ayten olsun
ona uğramayan gemiler batsın ondan geçmeyen trenler devrilsin onu sevmeyen yürek taş kesilsin kapansın onu görmeyen gözler onu övmeyen diller kurusun iki kere iki dört elde var... bundan böyle dünyada aşkın adı... Olsun. Herkesin kendi noktalarını doldurması dileklerimle. ümit yaşar oğuzcan ölümsüz ustaya saygılarımla. Tşkler ☺👍
-"Kağıda dokunan kalem, kibritten daha çok yangın çıkarır" -"Güzellikten yana ne varsa yok eden ilgisizliktir/iletişimsizliktir" -"bir kadının en tatlı yaşları 0-2 yaş aralığıdır... sonra konuşmayı öğreniyor" 😛
Bence en doğru söz atalarımızın sözü; "söz gümüşse, sükut altındır"- ötesi yok, çünkü zaten kimse anlayıp, dinlemez...
Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz: İki başımız var, bir tek bedenimiz. Ne kadar dönersem döneyim çevrende: Er geç baş başa verecek değil miyiz? En doğrusu, dosta düşmana iyilik etmen; İyilik seven kötülük edemez zaten. Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur: Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen. Düşünce göklerinin baş konağı sevgidir sevgi; Gençlik destanının baş yaprağı sevgidir sevgi; Ey sevginin sırlarından habersiz yaşayanlar, Bilin ki tüm varlığın baş kaynağı sevgidir sevgi.
Var öyle bir yer ben vardım oraya güzel bir yer. Belli aşamalardan geçiyorsunuz başarabilirseniz sizde varırsınız ama o aşamalar ne nasıl geçersiniz bu konuda yardımcı olamayacağım çünkü herkesin yaşadığı farklı ve kendine özel dolayısıyla yolunuda kendisi bulmalı. Yeterince acı çekmelisiniz acının hakkını vermelisiniz isyan etmeden kimseyi kırmadan kelimeleri içinize akıtmalısınız. Dolup tamalı içiniz ama yinede bir ah bile dememelisiniz. Bilmiyorum belki sizde varırsınız. Orhan Veli "Bir yer var biliyorum, her şeyi söylemek mümkün , epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; anlatamıyorum’’ deyip o yere yaklaştığını belirtmiş ama ömrü yetmemiş. Şiiriniz bol olsun.
Edebiyatı çok seviyorum. şairin bile anlatımla ve ifade bile etmekte zorlandığı bir yer var diyorum. Ayten şiirinde ne güzel soylemis; İki kere iki dört elde var ayten. Saatim ya aytene beş var ya da ayteni beş geçiyor... ancak o aytenler kaldi mi bunu bilmiyorum. Güzel bir paylaşım sibel eline saglik
Askimi anlatmak için kelimeler yetersiz , dilim lal.. olsun !!! Gözlerim var anlatmak için , tutkum var aşkı yaşatmak için, kadinligim var bedenimde atesle yakmak için...
2
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
There's a place I know That always feels like home Pixels and soundbytes Warm digital sunlight
There's a place where I belong That feels just like a favourite song There's a place where I can go Just follow the neon rainbow
En İyi Cevaplar