Şişman Aile Ortamı- Dramatik Motivasyon

İnsanlar daima güzel bir yüzüm olduğumu, cildimin bebek gibi olduğunu söylerler. Birde keşke gözlerim onlarda olsaymış. Belkide bakılacak tek yer gözlerim, bilemiyorum.

Önceleri annem saçlarımı hep kestirirdi, uzamasına izin vermezdi. Şişmanlara uzun saç yakışmıyor diye. Üzülürdüm.

Belli etmeden ağlardım ama annene ne diyebilirsin ki? Hayalini kurardım uzun saçların. Artık kestirmiyorum, yakışsa da yakışmasa da, uçları kırık dökük olsa bile kıyamıyorum.

Bilmiyorum ne zaman bu kadar şişmanladım!

5. sınıfta 52 kilo olduğumu hatırlıyorum. sonrası zaten aldı başını koştu. İnsan fark etmiyor. İlk defa teyzemle alış verişe gittiğimizde anladım bir şeylerin düzgün olmadığının. Bayram mı, düğün mü hatırlamıyorum ama bana kıyafet bulamamıştık koskoca çarşıda. Arabaya oturduk, annemle teyzem sınırlı. Teyze bağrıyor „senin kolların ne halde hep yırtılmış, bu ne, daha ne kadar genişliceksin?..“ Yırtılmış... Ne demekti, nasıl bir şeydi onu bile bilmiyordum. İlk defa o zaman incindim.

Sonra zaten yıllar içinde herkes ağzına geleni söyledi
Şişman Aile Ortamı- Dramatik Motivasyon

Annem sorardı okulda dalga geçmiyorlar mı, niye kendine bakmıyorsun diye. Hayır geçmiyorlardı. Kimse bana şişmansın, kilolusun, demedi kimse dalga geçmedi. Bende annem abartıyor diyip saklana saklana yemeye başladım.

Zaman geçtikçe evdeki baskı çoğaldı, çoğaldıkça ben yedim

Ne bulduysam... En çok babam söylenir, hastalanacaksın zayıfla, seni ne zaman ince göreceğiz, yeme, bir kilo ver! Bir zaman sonra insan alışıyor, alınmıyor eskisi kadar. Tamam diyip geçiştiriyor. Konuşanların sayısı bu kadarla kalmıyor, mesela fiziğin kaç? diye soran enişte çıkıyor. Okulda aldığım notumu söylemiştim, pek iyiydi fizik, adamsa kahkahalara boğuldu. O zamanlar anlamamıştım dalga geçtiğini.. Ya da kadınlar arasında oturulurken lafa karıştığım için senin de bir on kilo fazlan var diyip utandıran yengeye ne dersiniz? Ya da kapılar ardından senden gizli senin akıbetini tartışanlar? ne olacak bu kızın hali?

Napıyordum? İçki mi içiyordum? Kumar mı oynuyordum? Bu kadar kınanacak kadar ne yapıyordum? A aa, afedersiniz unuttum, şişmanım ben!

Mesela kendim için kimseyle alış verişe çıkmam. Ya da beğenmem, orası olmadı burası şöyle diyerek kıyafetlere kusur bulurum. Biliyorum çünkü ya içine giremicem ya da güzel olmayacak. Başkasının yorumunu duymayı da kaldıracak kadar güçlü olamam. Beğenmediyse bile şişmanım üzülmeyim diye yalandan „güzeeeel“ dicekler. Bu arada kıyafetlerimin büyük bir kısmı hırkalardan yeleklerden ceketlerden oluşuyor. Sebebi ise malum sanırım, fazla olanı fazla kıyafetle kapatmak.. Çamaşır makinamiz bozulmuş. Her kıyafet deliniyor. Aksilik gibi hep benimkiler. Peki bunun yorumu ne? Kıyafetlerin daha geniş, ondan hep seninkiler deliniyodur. Dediğim gibi alıştım artık, gül geç.

Her zaman kendinden emin tavırlar içerisindeyim, her ortamda

Ama aslında kendine güveni olmayan kendinden utanan biri oldum. Mesela şişmanım diye hiç iş başvurusunda bulunmadım. Utanıyorum. Ne diyecekler? Ne düşünecekler? Zaten istemezler, almazlar. Boşuna uğraşmayım.

Bir ortamda hiç ileri atılmadım, geri planda kalmayı tercih ettim. Arabalara inip binerken yavaş olmayı arabayı sarsmamaya dikkat ettim. Kilo konusu geçen her yerde sustum, çıtım çıkmadı. Ne haddime çünkü. Millete en küçük beden büyük gelirken, bana büyük bedenlerin olmadığı bir konu. Daha sayılacak neler var neler..

Peki ben istemiyor muyum zayıflamayı, zayıf olmayı, her giydiğimin yakışmasını?

İstiyorum. Bu zamana kadar hep insanların abarttığını düşünmüştüm. Ama gerçekten kendimden bir insan daha çıkartabilir durumdayım. Ama zayıflamaktan da korkuyorum. spora gidip başaramazsam insanlar ne diyecek? Daha çok üstüme gelinecek, daha çok acınılacak. Çok saçma ama zayıflama sürecinde kimse bir şey demesin kimse dokunmasın yorum yapmasın, sanki utanılacak bir şeymiş gibi.. Sonra herkes ''aa bu çok şişmandı nasıl zayıfladı" diye atacak arkamdan.

Ya zayıfladıktan sonra her yerim sarkarsa? Daha çirkin olursam? Biliyorum adamın teki eşini boşamış bu yüzden.
Belki de bunların hepsi daha fazla yiyebilmem için bahane...

Bunları yazma sebebime gelince...

Düşünün aynı odada 4 çocuk. Biri yalnız kalıp müzik dinlemek istiyor, diğeri ise oturma odasında playstation ve online arkadaşlarıyla oyun oynuyor. Birine gitseniz kovuyor, diğerine ise siz ne yaptığınızı anlamıyorsunuz. Banyoda ya da annenlerin odasında takılamayacağına göre tek seçenek: Mutfak. Sırf o yemek masasında oturuyosunuz diye „öküz gibi yiyiyosunuz, oturmayın şu mutfakta 100 kilo oldunuz heralde, ayı gibisiniz“ diye hakarete uğramak. Yok artık dedim sesli bir şekilde o kadar da değil. Aslında acıdım kendime işte tam, tam da o kadardım, daha bu sabah öğrenmiştim o kadar olduğunu..

Belki kırgınlıklarımı önüme koyarsam daha kolay zayıflarım..

Not: her ne kadar kırılsamda hiç bir zaman belli etmiyorum, yazarak içimi dökmemin sebeplerinden biri de bu. Benim iyiliğimi düşündüklerini biliyorum, hepsini de çok seviyorum onların bana olan sevgisinden de eminim. Onlar da kızarak motive ediyorlar napalım :) Sen zayıfla 100€ vercem diye de motive ettiler ama her zaman bu kadar kötü değiliz :)

Şişman Aile Ortamı- Dramatik Motivasyon
Cevapla