Robinson Crusoe Olun!

Herkese merhaba.

Bu bencemde farklı birşey yapmak istiyorum. Yazmış olduğum her şeyi hayal ederek okumaya çalışın! Yalnızca hayal edin ve rahatlayın.

Not: Saçma ve zaman kaybı olarak görenler olacaktır. Baştan okumamanızı öneririm.

Deniz dalgaları ve martı sesleri eşliğinde gözlerinizi açtınız. Sessiz, sakin, ıssız bir adada tek başınasınız. İnsanlardan uzakta ve huzurlusunuz. Derin bir nefes aldıktan sonra ayağa kalkıp denize doğru yavaş yavaş yürümeye başladınız. Siz yürüdükçe parmaklarınızın arasına kumlar doluyor. Güneş tam tepenizde. Su ayaklarınıza değer değmez irkildiniz. Fakat yürümeye devam ediyorsunuz, bacaklarınız tamamen suya batana kadar yürüdünüz. Yosunlar huylanmanıza neden oluyor. Ve hemen yanınızdan bir balık geçtiğini fark ediyorsunuz.

Robinson Crusoe Olun!

Karnınız guruldamaya başladı. Açsınız.. Hemen kıyıya çıkıp kendi imkanlarınızla yaptığınız ağı aldınız. Ve geri dönüp tüm gücünüzle uzaklara fırlattınız.Birkaç balıkla enfes bir kahvaltı yapacaktınız.Beklemeye başladınız. Yaklaşık 10 dk beklediniz. En sonunda ağınıza yakalanan 3 büyük balığı fark ettiniz. Onları aldıktan sonra ateşi yakmak için kıyıya çıktınız.

Kuru dal ve yapraklar toplamaya başladınız. En sonunda iri taşları yanyana daire şeklinde dizdiniz. Topladıklarınızı da tam ortasına yerleştirdiniz. Ve ateşi yaktınız. Balıklarınızı uzunca bir çubuktan geçirip kızartmaya başladınız. Kokusu bile iştahınızı açmıştı. Tamamen piştiklerinden emin olunca yemeye başladınız. Çok lezzetliydiler. Karnınız doyunca ayağa kalktınız.

Robinson Crusoe Olun!

Daha sonrası için hinditan cevizi, muz vs. stoklamanız gerekiyor. Bu yüzden adayı dolanacaksınız. Fakat bugün farklı birşey yapmaya karar verdiniz. Daha önce ormanın derinliklerine inmemiştiniz. Daha doğrusu buna cesaret edememiştiniz. Çünkü vahşi hayvanlarla karşılaşmaktan korkuyordunuz. Ama bugün merakınıza yenik düştünüz.

Bir ağaca ip bağladınız. Ve bu iple beraber yürümeye başladınız. Bu şekilde kaybolmayacaktınız. Dikkatlice etrafınıza bakınarak yürüyordunuz. Birçok yabanı bitki ve meyve gördünüz. Zehirli olabilirlerdi.

Robinson Crusoe Olun!
Yaklaşık 20 dk boyunca ilerlediniz. İpiniz çok azalmıştı. Daha öteye gidemezdiniz. Yakınınızdaki bir ağaçta hindistan cevizi olduğunu gördünüz. Hemen o ağaca doğru koştunuz ve tırmandınız. Hindistan cevizlerini toplamaya başlayacağınız sırada tuhaf sesler duydunuz. Tuhaf bir dilde konuşan insanların sesleri. Bu sesler tam da tırmandığınız ağacın altından geliyordu.

Korktunuz, bu adada sizden başkaları olduğuna ihtimal vermemiştiniz. İki adam aşağıda birbirleriyle konuşuyordu. Ellerinde mızraklar vardı. Adanın yerlileri olabilirlerdi. Oldukça vahşi bir görünümleri vardı. Terlemeye başladınız. Ne yapacağınızı bilmez halde hiç kımıldamadan duruyordunuz. Bunlar sizi çiğ çiğ yiyebilecek türden insanlardı. Avucunuzda tuttuğunuz hindistan cevizi her an düşebilirdi.

Elleriniz tir tir titremeye başladı. Düşürmemek için ne kadar dirensenizde başaramadınız. Alttaki adamlardan birinin kafasına düştü. Ve evet yakalandınız! Suratına tuhaf boyalar sürmüş adam şaşkın şaşkın size bakıyordu. Saniyeler içinde bağırarak diğer arkadaşlarını da topladı. Şimdi altınızda birçok mızraklı adam vardı..

Hikayenin geri kalanını sizin hayal gücünüze bırakıyorum. Bu durumdan nasıl kurtulurdunuz?

Mutlu kalın :)

Robinson Crusoe Olun!
Cevapla