Bahar veya yaz aylarında bir seyahat düşünüyorsanız bu Bence'yi okumadan geçmeyin.
Hollanda'ya altı ay önce taşındım ve bugüne kadar gördüğüm ülkeler içinde bana en fantastik gelen ülke oldu. İnsanları, tarihi yapıları, medeniyeti, iklimi ve doğasıyla gezilip görülecek olağanüstü bir memleket.

Hollandalılar sıcak, saygılı, yardımsever insanlar
Bu soğuk iklim insanlarının soğuk görünümlerinin altında sıcak, saygılı, sevecen ve yardımsever bir kişilik yatmakta.
Yolda hiç tanımadığınız insanlar gülümseyerek 'İyi sabahlar' veya 'Merhaba' derse beni nereden tanıyor diye düşünmeyin. Bu onlara göre samimiyet ifadesi. Bu tür bir samimiyet yerli halkın yaşadığı şehirler için geçerli. Bilhassa Asya ve ortadoğu'dan çok fazla göç alan Rotterdam için aynı şeyi söylemek mümkün değil.

Arabadan çok bisiklet olan yegane ülkelerden biri. Yolda yürürken dikkat etmezseniz hangi köşeden fırladığı belli olmayan bir bisiklete çarpabilirsiniz.
Kraliyet ailesinin geleneksel rengi olan turuncuyu bir çok yerde görmeniz mümkün. Bankalarda, milli futbolcuların tişörtlerinde ve hatta belediye çalışanlarının kıyafetlerinde bile.
İmkanınız varsa ve nereye gitsem diye düşünüyorsanız işte size bazıları bana ait olan fotoğraflarla kendi gözümden Hollanda'yı ziyaret etmeniz için 10 neden.
NOT : Yeldeğirmenleri ve laleler haricinde aşağıdaki tüm görseller tamamiyle bana ait çekimlerdir.
Yeldeğirmenleri

Hollanda'nın ahşap takunyalarıyla birlikte simgelerinden biri olan yeldeğirmenleriyle ilk kez çocukken Cervantes'in Don Kişot adlı romanıyla tanıştıktan sonra burada yakından görme şansına da sahip oldum. Amsterdam çevresinde çokca rastlayacağınız bu yapılar Orta Çağ'dan fırlamış gibi durmakta.
Asli görevleri tarihte çok fazla deniz savaşında bulunan bu ülkenin savunmasında kullanılan topların saklandığı ve ateşlendiği yerlermiş. Bu görevleri savaşla birlikte bitince toprağın suyunu dışarı atarak tarla açmakta kullanılmaya başlanmışlar.
Günümüzde yukarıda zikrettiğim görevinin yanında turistik amaçla da kullanılmakta. Küçük bir ücret karşılığı içini görmeniz de mümkün.
Laleler

Lale ülkenin sembollerinden birisi. Bahar ile birlikte sadece tarlalarda değil bahçelerde ve hatta pencere önlerinde saksı içinde yetiştiriliyor ve evlere ayrı bir güzellik katıyor. Hollanda lale ihracatında önemli bir yere sahip.
Harikulade doğası
Okyanusa kıyısı olan bir ülke olduğundan havası okyanustaki anlık değişimlerden çok çabuk etkilenmekte. Özellikle kışın sabah günlük güneşlik olan hava bir anda kararıp bardaktan boşanırcasına yağıyor sonra tekrar güneş açıyor veya durgun bir hava 1 saat içinde koyu grimsi fırtınalı bir havaya dönüşebiliyor.
Yılın büyük çoğunluğu yağışlı olduğundan ülkenin her tarafı yemyeşil. Parkları ve ormanları doğal halinde ama bakımlı. Flora zengin.
Evimize yakın bir yeşil alan. Ziyaretçileri bazen kazlar bazen ördekler veya otlayan koyunlar.

Sabah erken saatlerde ormanda yürüyüş yaptığınızda zeminde mistik görünümlü hafif bir sis görebilmeniz de olası.
Kuru ama diri tutan bir soğuğu var. Benim gibi sıcak hava sevmeyenlere şiddetle tavsiye edilir.
Yine yakınımızdaki bir park içinden çektiğim bir kare.

Şehir dışındaki banliyölerde birçok hayvan çiftlikleri mevcut. Bu çiftliklerde bir arada rastlayabileceğiniz geyik, koyun, kaz, ördek, tavuk, keçi vs doğal olarak ve sağlıklı besleniyor.
İsterseniz siz de verilmesi yasak olan bazı sebzeler dışındakileri götürüp bizzat elinizle besleyebilirsiniz.
Bu da yakınımızdaki bir çiftlik.

Amsterdam'ın kanalları
Amsterdam kanallarla çevrili bir şehir. Birbirine bağlı olan 170 kanal üzerinde 1300'e yakın köprü var. Kanallarda bazen yük taşıyan mavnalar bazen de turist gezdiren tekneler görürsünüz.

Bu turlardan birine katıldığınız zaman hem şehri farklı bir açıdan seyretmiş hem de kanalda bir tekne keyfi yaşamış olursunuz.

Tarihi binalarda devasa alışveriş merkezleri ve sokak pazarları
Amsterdam'da merkezde bulunan Magna Plaza, Bonneterie ve Kalverton gibi alışveriş merkezlerinde bir çok ünlü markaları satın alabilmeniz mümkün. Herkese ve her keseye uygun bir şeyler bulabilirsiniz.
Alışverişte pazarlık sevmiyorlar bu konuda uyarayım.
Meşhur Magna Plaza'mız..

En ünlü sokak pazarları arasında Bloemenmarkt denilen çiçek ve çiçekçiliğe dair herşeyi bulabileceğiniz bir çiçek pazarı ile kıyafet, sebze, meyve ve ufak el aletlerinin satıldığı bir başka sokak pazarını sabah 09.00'dan akşam 17.00'ye kadar gezebilmeniz mümkün.
Amsterdam'ın tarihi taş binaları

Amsterdam, içinde yaşanılan evler de dahil 1700-1800'lü yıllardan kalma tarihi binalarla dolu. Her biri en az 200-300 yıllık olan bu binalar halen dimdik ayakta ve bir o kadar yıl daha dayanacak gibi görünüyor.
Bu binaların arasında kendinizi Orta Çağ'a ışınlanmış ve kapıların birinden zırhlı bir at üzerinde bir şövalye fırlayacakmış hissine kapılıyorsunuz.

Rotterdam'daki kübik evler

Amsterdam'dan hızlı trenle yarım saat mesafede olan Rotterdam, Amsterdam'ın aksine yeni tarz binaları ile göçmenlerin çok olduğu bir sanayi şehri.
Birkaç saat gezebildik ama bana göre görülmesi gereken en ilginç yapısı kübik evleri. İçinde nasıl yaşanıyor bilmiyorum ama dışarıdan sayrettiğinizde insanda bir baş dönmesi uyandırıyor.
Geçen sene Mimarlar Çıldırmış Olmalı adlı Bencem'de bahsettiğim bu evleri yakından görüp fotoğraflamak inanılmaz bir duygu.
Hollanda peynirleri
Bir ülke bu kadar yeşil olursa hayvancılık da çok olur ve süt ve süt ürünleri de bir o kadar bol olur. Hollanda peynir çeşidinin çokluğu ve lezzetiyle ünlü.
Baharatlı, sebzeli, bir çeşit sağlıklı küflü, turşulu aklınıza gelebilecek çeşit çeşit peynirleri var.
Adlarını üretildikleri bölgelerden alan Gouda ve Edam peynirlerini tatmanızı öneririm.
Müzeler

Amsterdam adeta bir müze cenneti.
Şehirdeki Van Gogh müzesi sanatçının eserlerini yakından inceleme şansına sahip olacağınız bir yer. Sanatseverler kaçırmasın.
Dam Meydanı'nda yer alan Madam Tussaud ünlülerin balmumu heykellerinin sergilendiği harika bir müze.
Anne Frank Müzesi ise aslında Anne Frank'in 2. Dünya savaşı sırasındaki hatıralarını yazdığı ev. İçindeki eşyalar korunarak sonradan müze haline getirilmiş.
Daha farklı sanatseverler için ise vücudumuzda kısa bir gezinti yaptıran Body World veya heyecan arayanlar için çok çeşitli Korku Evleri mevcut.
Ve Lale Festivali
Her sene Nisan ayı boyunca Amsterdam dışındaki Keukenhof parkında yapılan bu festivalde yetiştirilen laleleri görebilir konserler ve yarışmalar gibi etkinliklere katılabilirsiniz.
Eylül'de taşındığımdan dolayı bu sene ilk defa katılacağım. Bana anlatılan bu festivali merakla bekliyorum.
Bu ülkeyi gezmeye karar verenlere şimdiden iyi geziler, keyifli yolculuklar.
Sevgiyle kalın, mutlu olun..

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar