İbn-i Haldun'u tanımamız gerekiyor. İbn-i Haldun gibilerini tanımamız gerekiyor. Mukaddime'yi okumamız gerekiyor. Ve benzer şeyleri okumamız gerekiyor. Ortaçağ İslam Dünyası'nı tanımamız gerekiyor.
Bakın bugünün dünyasında İslam dünyası dibe vurmuş durumda. Aslında 20.yüzyılın başında da dibe vurmuştu da son 1 yüzyılda biz dipteyiz, bugün daha da iyi hissediyoruz. Aslında hepimiz. Bunun sebepleri üstünde durulmalı. Bunun sebebini birileri taa 3 yüz yıldır diyor ki, ''İslamdan koptuğumuz için.'' birileri de diyor ki: ''Yok, tamamen Batı'yı anlayamadığımız için.'' Ne o ne o. Çünkü Ortaçağ İslam Dünyası'na baktığımız zaman Doğu-Batı sentezini görüyorsunuz. İşte buyurun ilkçağ var mı? Var. Yani putperestliğin yazmış olduğu var mı? Var. Bu batı mı? Batı. Aristo Batı'yı temsil etmez mi? Eder.
İbn-i Rüşt, Farabi Doğu'yu temsil eder ama İbn-i Rüşt, Farabi, İbn-i Haldun, İbn-i Sina bakın bunlar Doğu-Batı sentezinin insanlarıdırlar. Aristo'yu bir kenara atmazlar. Akılcılığı bir kenara atamazlar... Hatta İbn-i Rüşt ile Farabi için şunu diyebiliriz: ''Aristo'nun İslam dünyasındaki karşılığıdır.'' Aristo felsefesinin İslam dünyasındaki karşılığıdır. Bunu iyi yakalamak gerekiyor. Doğu-Batı sentezi ne tamamen Doğu ne tamamen batı. Sentez... Ve herhalde kaçırdığımız nokta şu ister Doğu taraftarı olun ister Batı taraftarı olun size söyleyebileceğim şey şudur aklı bırakmayın.
Bizim en önemli zaafımız budur. Aklı bıraktık! Aklı terk ettik! Bu kabul edilebilir bir şey değil! Ve bugün yaşadıklarımızın altında yatan en önemli problem ise aklı terk etmiş olmamızdır. Aklı terk edemeyiz, böyle bir hakkımız yok. Terk edersek geleceğimiz budur ve biz bunu da yaşıyoruz. Bu durumun iyi olduğunu da söyleyemezsiniz herhalde? Zira zaten inandığınız din de aklı terk etmenizi beklemiyor. Yani ben yanlış bilmiyorsam bir inanç akılla başlıyorsa yani sorumluluklar, dini sorumluluklar akılvari olmakla başlıyorsa bu inanç akıl temellidir. Haa demek ki her şeyi akıl süzgecinden geçireceğiz.
Bir de şunu derler, ''Her şeyi akılla açıklayamayız.'' açıklayalım veya açıklayamayalım ama her şeyi akıl süzgecinden geçirmek zorundayız. Zira biz böyle yaratıldık veya yaratılışa inanmayabilirsiniz, biz insan olarak akıllı bir varlığız. Doğru mu? Ve bu özelliğimizi kullanmak zorundayız. Ortaçağ İslam Dünyası'ndaki en önemli püf nokta bu. Aklın varlığı.. Aklın varlığı! Ortaçağ Hristiyan Dünyası'nın en önemli özelliği buydu, aklı kaybetmiş olmasıydı. İlkçağ'da akıl vardır, gerçekler vardır. dünya gerçekleriyle yola çıkar. Burası çok önemli bakın, çok ince çizgi ama yani çok ince olduğunu düşünmüyorum. Günlük hayatınız için çok bir şey fark etmeyebilir ama toplumsal hayatta çok fark ediyor. Bunun altını çizerek belirtmek istiyorum. Ve İbn-i Haldun örnek olmalı, İbn-i Rüşt örnek olmalı, İbn-i Havkal, İbn-i Sina örnek olmalı, Farabi örnek olmalı...

İnsanların yazdıkları, ifade etmeye çalıştıkları, bakış açıları örnek olmalı. Birebir kopya değil de örnek olmalı. Bu noktadan meseleye bakmak elzemdir artık elzem.. Elzemdir! Bugünün dünyasında elzemdir. Tembelliği bırakmanız gerekiyor. Tembelliği bırakmamız gerekiyor daha doğrusu. Ve aklı gerek günlük hayatınızda gerekse bilimsel işlerinizde ön planda tutmanız gerekiyor. Peki akıl nerede ön planda tutulur?
Akıl her işte ön planda tutulur. Size söylenen bir sözü önce akıl süzgecinden geçirirsiniz, sebep sonuç ilişkisine bakarsınız. Her denene kanmayın. Sizi kandırmak isterler. Kendi idelojilerinin adımı yapmak isterler hep! Size hep kutsal davalar için çalıştığınızı söylerler. Hepsi aynı şeyi söyler! Hepsi! Sağdakiler de soldakiler de. Bunu unutmayın.
Yıllar sonra şunu fark edersiniz: ''Kullanıldık!'' Bugün hem sağcılar hem solcular 50 yaşındakilere sorun bakalım ne diyorlar? ''Kullanıldık!'' 20 yaşında öyle demiyorlar ama.. 20 yaşında şunu diyorlar, ''Ben halk için mücadele ediyorum.'' öbürü de diyor ki: ''Ben din için mücadele ediyorum.'' Et mücadeleni ama kullandırtma kendini. Bakın burası ince bir nokta. Birilerinin tamamen tahakkümü altına girip, her ne deniliyorsa yapmaya kalkmayın. Akıl süzgecinden geçirin.
Tabi hiç şüphe yok ki o seçeceğiniz yol sizin zekanızı, aklınızı da gösterecek. O da ayrı bir konu. Her akıl basmaz o kadar. Bunu da kabul edelim canım alla alla.. Yani ince noktaları beynin kıvrımları anlayamıyorsa, belli şeyleri ayırt edemiyorsa hiç şüphe yok senin seçeceğin yolda etkili olacaktır. Herkes de bu konuda başarılı olacak diye bir şey yok tabii ki... Birileri de birilerine adamlık yapacak yani bunun başka bir şeyi de yok, bu dünyanın kuralı. Birilerinin kulu, kölesi olmayın.

Okuyanlar birilerinin kulu kölesi olan bir beyin takımı olmayın. Bakın bunun altını çizin. Ha bu şu demek de değil her şeye baş kaldırın, her şeye isyan edin, gerekli gereksiz muhalefet edin. Hayır canım bu demek değil ki o ama kendinize ait bir şeyler olsun. Görüşünüz olsun, tavrınız duruşunuz olsun. SİZİ, SİZ YAPAN BİR KARAKTERİNİZ OLSUN! Bu benim duruşum diyebilmelisin. Onun için emek vermiş olman lazım. Çalışmış olman lazım dersine... 1.si haberdar olacaksın malubatın olacak, 2.si o malubatla ilgili kim ne idda ediyor yani hangisi daha akıllıca ona bir bakacaksın ve ona göre hareket edeceksin.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar