Bugünün anlam ve önemini bilmemiz ve ona göre kutlamamız gereken bir bayramdır. Meydanlarda ve stadyumlarda bir kaç saatlik kutlamalarla olacak şey değildir arkadaşlar. İşgalleri ve zelilliği unutmamamız ve o durumlara tekrar düşmememiz için bu günün anlam ve önemini kavramamız gerekiyor. Kurtuluşun temellerinin atıldığı 19 mayıs gününün gençlik bayramı olmasından çok kurtuluşun temelleririn atıldığı mühim bir başlangıç olarak algılamamız gerekmektedir.
Birinci dünya savaşından yenik çıkan Osmanlı devleti bununla birlikte şartları ağır bir ateşkeş antlaşması da imzalamıştı. Türk milleti savaşlardan yorgun ve fakir bir durumda çıkmıştı. Ülke bir bütün olarak devlet ve millet halinde perişan bir haldeydi.

Padişah Sultan Vahidüddin ve Damat Ferit Paşa hükümetinin aciz durumunu fırsat bilen itilaf devletleri ateşkeş antlaşmalarını hiçe sayarak anadolu'nun her bir köşesini işgal etmeye başladılar.

İzmir'in işgali
Mondros Mütarekesi gereğince İtilaf Devletleri'ne güvenlikleri gereği istedikleri yerleri işgal etme yetkisi tanınıyordu. 15 Mayıs 1919 günü ise itilaf devletlerinin izni ile yunan orduları da İzmir'e çıkmıştı. İstanbul dahil yurdun her tarafı işgal altındaydı, durum çok kötüydü. Üç kıtaya hükmeden imparatorluk kendi başkentini dahi kaybetme aşamasına gelmişti.
İstanbul'un işgali
Olayların nasıl geliştiğini, itilaf devletlerinin boğazlardan geçip istanbulu nasıl işgal eyyiklerini hepimiz ilk ve orta okul kitaplarından biliyoruz, bunları özet geçmek istiyorum. 9 Şubat'ta Hadisat gazetesinde Süleyman Nazif 'Kara Gün' başlıklı bir yazısında Türk milletinin böyle bir işgali yaşamadığını ve bunu kaldıramayacağını söyledi. İtilaf Devletleri Türk halkının tepkisini çekmemek ve işgalin haklılığını kanıtlamak için işgalin geçici olduğunu amacının Padişahlığı, halifeliği, azınlıkları korumak olduğu. Padişahlık makamının kaldırılmadığını ve İstanbul'dan verilecek kararların geçerli olduğunu ilan etti.

Çoğunluğu ingilizlerden oluşan bir subay grubu millet meclisini bastı ve kapattı. Böylece TBMM açılana kadar halkın sesi kesildi. Milli mücadelenin devamını sağlamak amacını güden milletvekillerini Malta'ya sürgüne gönderdiler.
Kuva-yi Milliye
1919 başlarından itibaren Kuva-yi Milliye (milli kuvvetler) adıyla silahlanan bazı gruplar, Ege ve Karadeniz bölgesinde Rumlara, Güneydoğu'da ise Ermenilere karşı çatışmalara girdiler. Bu grupların çoğu 50 ila 200 kişilik düzensiz kuvvetlerden oluşmakta ve Teşkilat-ı Mahsusa üyesi olduğu bilinen kişilerce yönetilmekteydi.
Anadolu'da genel durum
Ankara'da Ali Fuat Paşa emrindeki 20. kolordu ve Erzurum'da ki Kazım Karabekir paşa emrindeki 15. kolordu işgallere direniyor ve anadoluyu yeniden örgütlemeye çalışıyordu. Bu durumdan rahatsız olan İngilizler bu iki kolordunun teslim olmasını istiyordu. 
Kazım Karabekir paşa'ya İstanbul hükümetinin gönderdiği ve "Mustafa Kemal Paşa'yı tutuklaması"nı emreden telgrafa rağmen "Ben ve kolordum emrinizdedir Paşam!" diyerek, destek ve moral vermiştir. Ardından Erzurum Kongresi'nin düzenlenebilmesi için büyük gayret göstermiş ve askeri güvenliği sağlamıştır.
Yazıyı özetleyecek olursak ülke artık bitmiş, dibe vurmuş bir halde iken Yarbay Mustafa Kemal, padişah tarafından rum çetecilerin çatışmalarının durdurması nedeniyle samsun'a ordu müfettişi olarak gönderildiğinde, yeniden bir şahlanış ve kurtuluşun temellerini atacaktı. Amasya, Sivas ve Erzurum'da halkı yeniden ümitlendirerek ve harekete geçirerek milli mücadelenin başlamasını sağlamış ve büyük bir başarı elde etmiştir.

Müfettiş Mustafa Kemal 12 Haziran 1919 günü Amasya'ya hareket etmiş ve burada bir genelge ilan ederek açıktan açığa Millî Mücadele'nin başladığını duyurmuştur. Meslic kurulup ordular yeniden toparlandı ve ülke bir bütün halinde işgalci kuvvetlere karşı ayaklandı. Maraş, ve Antep vilayetlerindeki halkın düşman askerlerine karşı ayaklanması ülkeyi yeniden ümitlendirip cesaretlendirdi. Sakarya meydan savaşı kazanıldı.. Netice itibariyla yurdumuz düşman işgalinden kurtulmuş oldu.

İşte tüm bu olayların cereyan etmesi için başlangıç noktası olan 19 mayıs 1919 günü Atatürk'ün Samsun'a çıkışı olmuştur. Bu bayramı kutlarken aslında neyi kutladığımızı bilelim, ülkenin eski günlerini ve düştüğü durumları da unutmayalım.
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Cam Cilt
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar