Atlantis MÖ 400.000 ile 5000 yılları arasında Atlantik okyanusunun tam ortasında varolduğuna inanılan büyük bir kıta imparatorluğudur. İnanışa göre bir gecede batmış ve haritadan silinmiştir.

Bilimadamlarının sonradan yaptıkları sualtı arkeolojik araştırmalarında Atlantiğin dibinde tarih öncesi bir uygarlığın kalıntıları bulunmuş ve fotoğraflanmıştır.

Bu kalıntılara göre eski çağlarda okyanusun ortasında bir uygarlık yaşadığı kesinleşmiştir ama bulunan bu kalıntılar Atlantise mi yoksa başka bir uygarlığa mı aittir işte bu konuda kesin bir bilgi yok.
- Kıtanın görünüşü
Atlantis büyük bir ada devleti idi.

Her yer yemyeşil ova ve dağlar, vadiler, şelaleler, nehirler ve çeşit çeşit bitkilerle kaplı fantastik bir kıta idi. Çiçeklerden gelen nefis kokuların komşu kıtalardan bile hissedildiği söylenir.
Çok çeşitli hayvan türleri yaşamaktaydı. Çoğu bizim egzotik diye adlandırdığımız türdendi.

Şehirlerin içinden kanallar geçer, sularında rengarenk balıklar yaşardı.
- Medeniyet
Bilinenin aksine bu imparatorluk teknoloji, tıp, genetik ve uzay bilimlerinde müthiş gelişmişti ve şu andaki aklımızın almayacağı teknikler kullanılıyordu.
Çok zengin olan bu imparatorluk, şehirlerinin çevresini metal duvarlarla çevirirken önemli binaları da altından inşa etmişti.
Değerli madenler bakımından oldukça zengindiler ve bunları çıkarıp işleyecek teknolojileri de vardı. Radyoaktif madenlerden atom enerjisi elde edip hayatın her alanında kullanıyorlardı.
Güneş ve onun yaydığı enerjiyi istedikleri gibi kontrol edebilecek bir teknoloji olan devasa 'Güneş Prizmaları'na sahiptiler.

Günümüzde bile mevcut olmayan çok değişik metal alaşımlar icat etmişler ve bunları silah ve eşya yapımında kullanmışlardır.
Değerli taşları ve onların enerjilerini kullanarak insan bedenini gençleştirebilecek bir teknolojiyi bulmuş ve yaşam süresini uzatmışlardı. Bu yüzden ölümler yok denecek kadar azaltı ve nüfus arttı.
Genler üzerinde deneyler yapıyorlardı ve bu deneyler günümüz deneyleri gibi basit değil ve fakat insan-hayvan kombinasyonları ile veya gen azaltıp çoğaltarak insanüstü varlıklar yaratıyor ve bunları ağır işlerde veya savaşlarda kullanıyorlardı.
Kendilerini bir nevi Tanrı yerine koymuşlar ve ona kafa tutup hiçe sayacak kadar da ileriye gitmişlerdi.
- Toplum yapısı
Atlantisliler kızıl tenli, uzun boylu, çok zeki ve oldukça güzel insanlardı.

İnsanların çalışmasına gerek yoktu çünkü sahip oldukları teknoloji ile yeraltı ve yerüstü kaynakları onlara fazlasıyla yetiyordu. Bu yüzden eğlence ve sefahatlarına düşkün, arenalarda ve tapınaklarda insan ve hayvan kurban eden acımasız bir toplum idiler. İlaveten açgözlü, hırslı ve bencildiler.
Din adamları oldukça bilgili, prestijli ve halkın gözünde itibar sahibiydi.
Deniz Tanrısı Poseidon'a inanırlar ve kıtanın her yerine adına mabetler inşa etmişlerdi.
Halk 'Işığı temsil edenler' ve 'Karanlığı temsil edenler' olarak ikiye ayrılmıştı ve bu 2 grup arasında sürekli bir çatışma vardı.

Doymak bilmeyen hırsları hep daha fazlasını istemelerine neden oldu.
Hayvanlar fazla çoğalıp yaşam alanlarını işgal etmesin ve kaynaklarını kurutmasın diye onları kitleler halinde öldürmeye başladılar.
Onca zenginliğe ve ihtişama rağmen hırslarında o kadar ileri gittiler ki büyük ordularla Avrupa'daki medeniyetlere saldırılar düzenlediler ve birçok milletin yurtlarını bırakıp kaçmasına neden oldular.

Ego, açgüzlülük ve hırs onların sonunu getirdi ve bu muhteşem kıta imparatorluğu bir deprem sonrası dev dalgaların altında kalarak bir gecede okyanusun dibini boyladı.

Bir başka söylenti de, geliştirdikleri son teknolojinin yerküreyi bile yerinden saptırabilecek güçte olduğu. Bu gücün kıta battıktan sonra şimdiki Bermuda Şeytan Üçgeni'ni oluşturduğu da iddialar arasında.
Bazı araştırmacılar kıtanın batışını Tanrının bir laneti olarak görürken bir kısmı ise ulaştıkları teknoloji ile doğanın dengesini bozduklarını diğer bir deyişle kendi kuyularını kazdıklarını iddia etmekte.
Atlantis insan hayalgücünün ürünü olan fantastik bir hikaye midir yoksa gerçek midir bilinmez.
Ama şurası bir gerçek ki bu anlatılanlar günümüz insanoğlunun teknoloji, refah seviyesi, bilim ve hırsta ulaştığı noktayla bazı ortak özellikler taşımakta ve bu açıdan bakıldığında da sanki gizli bir mesaj içermekte.
İbret almakta yarar var.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar