Hormonlar Aşkın En Büyük Düşmanıdır

Hormonlar Aşkın En Büyük Düşmanıdır

İhanetlerin temel sebebi olan hormonlar, nefsimizi kontrol altına almamızı engelleyen büyük etken maddesidir. Genel olarak erkeklerin nefislerine yenik düşerek sevdiceği olduğu halde hormonların kontrol altına girerek aklın bir süre sonra işlevi giderek uzvunun kontrol altına girmektedir. Haliyle uzuv nereye beden oraya doğru bir yolculuk almaktadır. Bu yüzden temel ihtiyaç olan üremek olayını zevke çevirerek arkasında bıraktığı gözyaşları oluyor. Kadınlarda da aynı sorun yok mudur, tabii ki var fakat erkeklere göre hormonlarını kontrol etme yetenekleri vardır.

Erkeklerin aşktaki en büyük zaafı hormonlarıdır.

Hormonlar Aşkın En Büyük Düşmanıdır

Öyle ki bu zaafına yenik düştüğünden dolayı tek bir kadınla fiziksel birleşmeyi reddederek onun dışında başka kadınlarla da deneyim sağlamak istemektedir. Sevdiği birisi varken neden ikinci birisine ihtiyaç duyar ki insan değil mi? Bakıyorsunuz çok güzel fiziğe sahip bir partneri olan kişilerin bile aldattığını görüyoruz. Burada sizce akıl ve kalbiyle alınmış bir karar görebiliyor musunuz? Tabii ki hayır, beyni yok fikri var. Bu uzvun seni kontrol altına alarak rahatlıkla sürüklüyor ortalığa. Geride ise partnerinin gözyaşları kalmaktadır.

Kadınların aşktaki en büyük zaafı duygularıdır.

Hormonlar Aşkın En Büyük Düşmanıdır

Duygusal bir boşluk yaşadığında kadın erkeğinden soğuyarak onu aldatıyor veya kaçamaklar yapıyor. Cinsel aldatma kadınlarda erkeklere oranla daha düşüktür. Kadınların üstüne kurulmuş bir baskı olduğu için yeterince kontrol altına almak zorundadır hormonlarını. Onların tek kusuru ise duygularının onları esir haline alıp yanlış kararlar aldırmasıdır. Bazıları çok ilgi gösteren partneri olduğu halde aldatma yolunu seçebiliyor, kimisi ise istediği hazzı partnerinden alamayınca sevginin yerine ihanet gelerek başka erkeklere yöneliyor.

Fetişler aşkın en zor hormonlarıdır.

Hormonlar Aşkın En Büyük Düşmanıdır

Bazı insanlar vardır, maalesef ki onlar kendileri seçmese de cinsel işlevi olmayan bir bölgeyi taparmışcasına ilgi duyarak başka bölgelere ilgi duymamaktadır. Haliyle burada partnere çok önemli bir görev düşmektedir. Erkeğini veya kadınını nasıl mutlu edecek? Bunlardan en zoru da koltuk altı fetişi, ayak fetişi, köle olma fantezisi ve bunun gibi niceleri zorlaştırmaktadır. Kimisi anlayışlı olup belki partnerini mutlu olması için çabalıyorken, bazıları ise katlanamayarak aşkı bir anda silip atarak ondan ayrılma seçeneğini kullanmaktadır. Burada yapılması gereken, sevdiğine emin olduğun kişiyi olduğu gibi kabul ettirip zaman zaman mutlu etmektir. Her gün değil tabii ki!

Aşkınızı hormonlar değil sizler yönetin!

Hormonlar Aşkın En Büyük Düşmanıdır

Burada en büyük konu olarak bir ilişkide cinsellik olmak zorunda mıdır? Benim görüşüm cinsellik fazla abartılıyor gündem olarak ve bu aşkımızın yönlendirmesine sebep olmaktadır. Bilinçaltımızın belki %90'ını cinsellik esir almış durumda. Bu bilinçaltından çıkmak için kendimizle yüzleşmeli ve cinselliğin bir üremek için gereken bir durum olarak gözetmeliyiz aksi halde aldatmalar eksik olmayabilir ve başkalarına ilgi duyarak ihanet etme seçeneği kullanabiliriz. Bunların bir diğer etkisi ise maalesef p*rno sektörünün yaratmış olduğu o algıdır. Oradaki kötü kadın veya erkeği arzulayarak, partnerinden bu fantezileri alamayarak soğumasına sebep olmasıdır.

Sürekli hormonları düşünerek kendinizi zorlamayın!

Hormonlar Aşkın En Büyük Düşmanıdır

Aklınız sürekli özel bölgenizde olursa hayat giderek sizin için zorlaşacaktır. Açgözlü olacak ve bir kişiyle değil yüz kişiyle yatma hayallerini kurabilirsiniz. İlişkiniz en büyük hatası da buradadır zaten. Eğer bir şeyi sürekli olarak her gün yaptığınızda bir süre sonra o zevkin gideceği ve monotonlaştığını fark edeceksiniz. Bu durum hayli canınızı sıkabilir ve aldatma yoluna götürebilmektedir. Burada aşka yoğunlaşarak sevdiğine bakmaya ve dokunmaya kıyamayacak bir şekilde düşünerek, günlük yapmak yerine özel bir zamanı denk getirip yapmak hem cinsel ilişkinizi monotonlaştırmaz hem de aldatma riski azabilir.

Gerçek aşkı yaşamak istiyorsanız, öncelikle hormonlarınızı kontrol etmeyi öğrenin! Sonra aşkın sadece cinsellikten ibaret olmadığını göreceksiniz.

Ve Mutlu Son!

Hormonlar Aşkın En Büyük Düşmanıdır

Hormonlar Aşkın En Büyük Düşmanıdır
Cevapla