Bekaret, Bir Genç Kızın Bahçesindeki En Narin Çiçektir

Biliyorum. Başlığı okudukları anda, ayak uçlarından beyinlerine kadar içleri kocaman bir öfkeyle dolacak olan hanımlar, biraz da feminist tavırlarla kuşanacaklar silahlarını. Dilleri, keskin bir kılıç darbesi için bilenmiş, ucu olabildiğince sivri oklarını fırlatmaya çoktan hazır bir halde çözülmek için, küçük bir işaret bekliyor.

Ellerini birbirlerine sürtüp önce, büyük bir keyifle avuçlarını ovalayan beyler, yüzyıllardır onlara tanınan ayrıcalıkların da rahatlığıyla, gözleri parlayarak kuşanacaklar zırhlarını. Kendilerinden oldukça emin bir tavırla müdafaa etmeye soyunacaklar kutsanmış bakireliği. Ardına gizlenerek kalkanlarının! "Fırlat gelsin" diyecekler eminim.

Ben zavallı da ortalarda bir yerlerde, her iki tarafın da "sefil" ilan edecek olmasını en baştan göze almış biri olarak, barış çubukları uzatmak için türlü yollar arayacağım yazının ortalarına doğru.

Bekaret, Bir Genç Kızın Bahçesindeki En Narin Çiçektir

Hedef tahtası haline gelmemek adına ne denli etkili olur bilemem ama, "İngiliz edebiyat tarihinin feminist yazarı Woolf' un bir kitabından altı çizili bir satır bu başlık." diyerek, minik bir manevra yapmayı denemek istiyorum yine de. Tamamı aynen şöyle;

Bekaret bir genç kızın bahçesindeki en narin çiçektir ve iffet de yoksul bir genç kızın sahip olabileceği en pahalı çeyizdir. Derler ki; İffet zaman gibidir. Bir kere kaybedildi mi telafisinin imkanı yoktur.

İffetin belirleyicisi nedir?
Bekaret, Bir Genç Kızın Bahçesindeki En Narin Çiçektir

Şunu hiç sordunuz mu kendinize? "Kafamda deli sorular" diyerek dalga geçerken hani kendinizle. O deli soruların en delisine cevap bulmayı becerecek kadar aklınızı yorduğunuz oldu mu hiç?

Çırılçıplak açarken gözlerimizi bir vajinadan dünyaya, ilk nefesi daha güçlü alabilmek adına ilk tokadı yerken popoya, hemen ardından ağzımıza verilen memeden aldığımız besinin işe yaramaz kısmını, sonrasında penis, vajina ve tokat yiyen popodan dışarı atan varlıklar olarak çıplaklık, penis, vajina, meme ve popoyu hangi nedenle bu denli kutsadık? Neden hiç haketmediği kadar anlam yüklüyoruz? Ve en önemlisi neden iffetin belirleyicisi bunlar?

Hangisidir daha iffetli olan?
Bekaret, Bir Genç Kızın Bahçesindeki En Narin Çiçektir

Açıkta bırakanlarla, olabildiğine gizleyenler arasında mutlak kültürel bir dengesizlik var. Var da, birbirlerini linç etmek için fırsat kollamaları ve ille de bir yaftaya ihtiyaç duymaları ne denli mantıklı? Açıkta kalması için içten içe kudururken üstelik. Ve ne denli iffetli oluyor? Bakir olması gereken ruh değil midir? Bedende bekaret aramak!... Bilemiyorum.

"Yasak kardeşim yasak" çığlıklarıyla "Dinen yasak, toplumca yasak, ahlakça yasak, manen yasak, manevi olarak yasak, maddeten yasak. Haram kardeşim haram. Yasak da yasak" mı diyorsunuz? Tamam. Eyvallah. Aldık baş tacı ettik etmesine de, insan olabilmenin gerekliliğini, vicdanı, hürriyeti, hoş görüyü, paylaşmayı, saygı duymayı, kişiliği, hakkı, hukuku, değer yargılarını hiçe saymak daha mı onurlu yapıyor, daha mı iffetli kılıyor bizleri?

Yasaklar hep çekicidir. İştah kabartır, heyecanlandırır, kışkırtır. Kışkırmaya bahane bulmak hangimiz için zor ki? Bir kadını acımasızca, nankörce, umarsızca KİRLİ addederek İFFETSİZ ilan etmek yasak kılınmazken, hatta olabildiğince kolayken, bir erkeği bu yasaktan men tutmak için hangi gerekçeye sığınıyoruz merak ediyorum doğrusu. Birleşen vajina ve penis. Vajina namus, penis diktatör. Hadi be ordan!

Aşk ucuz, seks beleş
Bekaret, Bir Genç Kızın Bahçesindeki En Narin Çiçektir

Çiftleşmeyi bir sanat haline getirmek adına oldukça iştahlıyken, bu sanatın tarihini yazmak için bunca uğraşa girip, ucuz kahramanlıklarla en uzun en kalın, en iri en dik, en dolgun en kalkık yarışmalarında boy göstermeye neden gereksinim duyduğumuzu da açıklayın o halde.

Peki ya seksin önlem alınamaz çılgınlığına bu denli eşlik etmeye dibimiz düşerken, aşkı ucuza satın alıp, seksi beleşe getirme çabalarımıza ne diyorsunuz? Ortalıkta namus dersleri verirken, namussuzluk etmiş olmuyor muyuz?

Bekaret kristal bir vazo değildir
Bekaret, Bir Genç Kızın Bahçesindeki En Narin Çiçektir

Elbette genç bir kızın en narin çiçeği değildir bekaret. Bir kere çiçek değildir. Cam bir vazoda her an kırılacakmış muamelesi yapmayı da hiç hak etmiyor üstelik. Bir kadın çeyiz sandığında saklamaz iffetini. Olsa olsa birkaç oya, birkaç örtü, bir iki dantel, pijama terlik çorap olur içinde. En önemlisi iffet, değil bir kadının, önce erkeğin sahip olması gerekendir. Telafisi olmayan tek şey ise, insanlığını kaybetmesidir insanın. Asıl iffet İNSAN olabilmekte gizli.

Bana kalırsa artık bırakalım bu cinsiyet ayrımcılığını, kızlık zarının ardına gizlemeye çalıştığımız derebeyi tavırları. "El değmemiş olmak" diye bir tanım yok insanlığa dair. Yanlış anlaşılmasın. Kimseye "Gidin önünüze gelenle yatın" falan demiyoruz. Kimseyi de yapıyor yapmıyor diye yargılamıyoruz. Haddimize de değil üstelik. Elbette hepimizin değer yargıları birbirlerinden farklı. Derdimiz haksızlıklara karşı biraz daha duyarlı olmak. Ruhu bakir olsun insanın, bedeni olmasa ne yazar.

Sevgiyle kalın.
Rüzgar

Bekaret, Bir Genç Kızın Bahçesindeki En Narin Çiçektir
Cevapla