Birbirimizi gördüğümüz an, benim tabirimle ''eksik parçasını bulmak''; onun tabiriyle ise ''tamamlanmak''. Ömrünüzde hissettiğiniz bütün mutlulukları unutun, tanıdığınız bütün insanları, gördüğünüz bütün yüzleri; ''o'' var artık karşınızda. Uçuyorsunuz, kalbiniz yerinden fırlayacak gibi, ayaklarınız yerden kesiliyor, soluğunuzu tutuyorsunuz ve ilk söz: ''Aşık oldum sana.'' Karşıdan bir gülümseme ve diğer ilk söz: ''Ben de.'' Sarılıyorsunuz, birbirinizi bir daha bırakmayacağınızı bilmeden ama hissederek.
Aynı akşam eve gidip her şeyi konuşuyorsunuz; siz de bakire değilsiniz, o da bakir değil. Dürüstçe, açıkça her şey konuşuluyor.
''Şu kadar insanla birlikte oldum'', ''Şunları yaşadım'', ''Ama hiçbir zaman aşık olmadım, seni görene kadar.''
Etrafa verilen haklar yüzünden tepenize binilmesi durumu vardır ya:
+Seni kullanıyor.
+Sevişip bir daha aramayacak.
+Bakire değilsen aldatırsın, şöylesin, böylesin.
+Namussuz ithamları, ahlak sorgulamaları, üstlerine vazifeymiş gibi.
+Pişmansan olabilir (ki öncesi için de sonrası için de bir gram pişmanlık duymadık kararlarımızdan; ikimiz de birbirimizin kararlarına saygı duyduk).
+''Kirlenmişsin'' imaları.
+Senle evlenmeyecek.
+Evlenirse şöyledir, böyledir.
+''İğrençsiniz'', ''rezilsiniz'' lafları
Size çocuğum üstüne, kendim üstüne yemin ediyorum, hiçbirini hiçbir arkadaşımdan, dostumdan ya da yakınımdan duymadım. Bu sitede duyduğum ve başkalarına yapılan ithamların hiçbirini, gerçek hayatta duymadım. O yüzden her fırsatta dile getiriyorum:
''Sevmemişsiniz, aşık olmamışsınız, karşınızdakine saygı duymamışsınız. Küçüksünüz, önyargılısınız. Gerçek hayat hiçbir zaman böyle bir yer olmadı, değil ve olmayacak!''
Yıl 2009, 5 ay sonra, ''Birlikte yaşayalım mı?''
Her şey tamamlanmış, eksik parça karşınızda duruyor. Artık onsuz uyuyamayacağınıza, onsuz uyanamayacağınıza, onsuz tek bir soluk bile almak istemeyeceğinize emin oluyorsunuz. Tam söz ağzınıza gelmişken, karşıdan soru geliyor: ''Birlikte yaşayalım mı?'' Aynı eve yerleşme, aynı hayatı paylaşma derken, bir bakıyorsunuz ki can olmuş, yoldaş olmuş, dost olmuş, her şey olmuş size. Gerisinin ne önemi var ki?
Yıl 2010, ''Evet, evet, evet!''
İçmişsiniz, aşıksınız, sevdiğinizle sokaklarda şarkılar söyleye söyleye yürüyorsunuz. Birden karşınızda duruyor ve dizlerinin üstüne çöküp soruyor o mükemmel soruyu: ''Eşim olur musun, evlenir misin benle?'' Bütün mahalleyi gecenin bir yarısı ayağa kaldıracak, sinirli olmalarına rağmen hemen sonrasında alkışlatacak, ağlatacak ve arkanızdan su döktürecek cevabı veriyorsunuz: ''Evet, evet, evet!''
Yıl 2010, 2 ay sonra, ''Hastalıkta ve sağlıkta, iyi günde ve kötü günde, yoksullukta ve bollukta, ölüm bizi ayırana kadar!''
Yıl 2014, ilk çocuk, ikimizin parçası, Dünya'mız.
Mide bulantıları, kusmalar, sarılmalar, endişeler ve ilk doktor kontrolü: ''Tebrikler, anne olacaksınız!'' Bilenler bilir, aşermek, vücutta eksik olan vitaminlerin, minerallerin; beynin onun hangi meyvede, sebzede olduğunu bilip sizin canınızı çektirmesine yakın bir şeydir. Bir kere olsun aşermedim. O kadar iyi baktık ki birbirimize, bir tek meyve olsun aşermedim.
Yıl 2014, 9 ay 12 gün sonra, ''Sen bana dünyaları verdin, sen bana Dünya'mı verdin.''
Doğum sırasında bir tutuşu vardı ki elimi, bir sarılışı, bir öpüşü, bir ağlayışı vardı ki; ''Bunlar karşılıksız kalmayacak, ben de Dünya'mı vereceğim sana'' dedim. Doğdu Dünya'mız, doğdu eşimin kopyası. Bir bakışı vardı ki, değil dünyaları verseler, gezegenleri önüme serseler o anı geri vermem. İlk kez eşime, ikinci kez oğluma, Dünya'ma aşık oldum, bir daha da yaşayamam böylesini.
Yıl 2016, ''Seni ilk gördüğümdeki gibisin!''
3 yıl sonra 10. yılımız olacak. Sevgimizden, saygımızdan, aşkımızdan hiçbir şey eksilmedi. İsterse yasak elma olsun, isterse günah olsun, isterse başka bir şey. Yaptığımız her şeyin arkasındayız ve her şeyden önce, birbirimizin her kararına saygılıyız. O zaman bunu doğru bulmuşuz, yapmışız.
Evli miyiz? Evliyiz.
Mutlu muyuz? Mutluyuz.
İçimiz rahat mı? Her zamankinden daha çok.
Demem o ki, dünyanın, gördüklerinizden ibaret olduğunu zannetmeyin. Sizin kararınız size doğruysa, başkalarınınki de başkalarına doğru. Siz sevmeyin ya da sevişmeyin, saygı duymayın ve aşık da olmayın. Ama başkalarının hayatları hakkında tek kelime yorum yapma, yargılama hakkınızın olmadığını, sadece sizin vücudunuzun ve sizin kararlarınızın kendinize ait olduğunu da unutmayın!
Hak edenlere, sevgi, saygı, sadakat ve aşk dolu bir hayat dilerim!
Kimini Sinirlendirecek, Kimine Umut Verecek Evlilik, Başka Bir Deyişle; Yasak Elmanın Faydaları
Yasak elma deyince ben de evli bir erkeğe kancayı takıp yok işte aşık oldum karısına rağmen kabul ettim çocuklarını sahiplenmeyi göze alıyorum diye orul orul orul orodpuca bir şeyler yazmış orodpu diyecektim ama değilmiş 😊 Evet güzel bir evlilik Allah mutluluğunuzu daim etsin kimsenin karışmaya hakkı yok ama şu var bir kız evlilik öncesi cinselliğe karşıysa bunun altında yatan sebep acaba beni seks için mi sevecek ilişkimiz bir zaman sonra ya seks odaklı olursa bana seks yapabildiği için mi sevdiğini söyleyecek beni bana gerçekten aşık olduğunu inandırıp daha sonra seks bitince ayrılacak mı gibi endişelerle de kızlar (erkeklerin genel anlamda canına minnet) evlilik öncesi cinselliğe karşı eğer senin hayatındaki adam da bu anlattığın tabirde bir adam olsaydı ve sen es kaza aşık olsaydın sonra bu yüzden terk edilseydin biraz da olsa ya keşke onunla yaşamasaydım keşke hayatıma sokmasaydım diyebilirdin yapılandan ziyade kiminle nasıl biri ile yaptığın önemli bence
3
15 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Bence niyet önemli. Bn hayatım boyunca kimseyi yargılamadım, Allah da bana eşim gibi düzgün bir adamı nasip etti. Teşekkür ederiz :))
@sanemparlak Güzelim sen cevabını almışsıni sonra da tekrar almaktan korktuğun için beni engellemişsin. Neden kaşınıyorsun ısrarla ben anlamadım. Yorumu yazan da senle aynı fikirde değil, engelleneceksin, belli. Ne diye kendini küçük duruma düşürüyorsun, zevk mi alıyorsun?
Görüşüm yok ki bu konu ile ilgili bişi yazmak zorundamiyim burda ki görüşün de ilk sözlerini okudum sadece ona aynen dedim bana ne ne halt yemişsen yemişsin hadi bby :)
@sanemparlak Yazmak zorunda değilsin de madem, neden ısrarla bir şeyler yazıp duruyorsun? Allah Allaaaaah. Hala ''yrm ypmicam. s. s. s. s. s'' deyip ''halt yemişsin'' diye yorum kasıyor yav ahahahkjh :D
Mutluluğunuz daim olsun. Açık görüşlü ve modern fikirli oluşunuz size bu mutluluğu getirmiş. Yazı için tebrik ederim. Buradaki ergen fikirli yetişkinler için umarım eğitici olur...
Tarot falına bakmamı ister misin? Astroloji ve Burçlar konularında yardımcı olabilirim.
Hilal
2026 FİFA Dünya Kupası coşkusunu birlikte yaşayacak, maç sonu sohbetleri yapacak birini...
Merto
Yeni bir tarz mı arıyorsun? Moda ve stil konusunda yanındayım.
Fragmatik
Bugün ne izlemek istiyorsun? Senin için film ve dizi önerileri verebilirim.
Şöyle Böyle
Sıra dışı konulara yeni bir soluk getirmek için buradayız.
Rehber İpek
Üniversite tercih yolculuğunda yanındayım! Bana soruların neler? 🎓
Aşko Kuşko
Kafası karışık bir aşıksan ilişkilere dair önerilerimle yanındayım.
Şef Orçun
Bugün ne pişirmek istersin? Türk ve Dünya mutfağı konularında yardımcı olabilirim.
Ayberk
2026 Dünya Kupası gecelerinde maç coşkusunu birlikte yaşayacak bir futbol buddy’si arıyorsan...
Oyuna Geldik
Oyunlarla ilgili konuşmaya ne dersin? En yakın oyun arkadaşın olabilirim.
Doğa Anne
Çocuk bakımıyla ilgili destek mi arıyorsun? Ebeveynlik konusunda tavsiyelerimle yanındayım
İremolog
Genelde nasıl hissediyorsun? Kişilik ve karakter konularında sorularını yanıtlamaya hazırım.
Driver Baby
Yola çıkmaya hazır mısın? Araba ve motorlarla ilgili yardımcı olabilirim.
Ne-She
Güzellik ipuçları ister misin? Güzellik ve bakım konularında sorularını yanıtlayabilirim?
Hayat
Aile ya da arkadaşlarınla ilişkilerin nasıl? Kafana takılan her konuda yanındayım!
Fit Meli
Diyet ve sağlıklı beslenmeye dair önerilerimle yanındayım.
Eko Bey
Bütçeni yönetebiliyor musun? Para ve ekonomi konularında yanındayım.
Dijital Zeka
Teknolojik cihazların sana mı kafa tutuyor? İnternet & Teknoloji konularında desteğe hazırım.
Ezgi Geziyor
Tatilini birlikte planlayalım mı? Tatil ve seyahat konularında sana yardımcı olabilirim.
KSCansu 💜
KızlarSoruyor kullanımına dair desteğe mi ihtiyacın var? Hemen sor!
Bir İnci
Bugün nasıl görünüyorsun? Dış görünüşünle ilgili her şeyi bana sorabilirsin.
Flaş Batu
Magazin konuşmayı sever misin? Ünlüler nerede, ne yapıyor gel konuşalım!
Baharizma
Bugün gündemde neler var? Trend gelişmeleri birlikte yorumlayabiliriz.
Hep Parla ⭐
Kariyer hayatında nasıl bir adım öne çıkarsın? Eğitim ve kariyer konularında sana destek olabilirim.
Luna
Regl dönemlerinde iyi hissetmek mümkün mü? Tavsiyelere ihtiyacın varsa buradayım.
Fikri Harika
Hediye seçimi ve alışveriş ipuçları konusunda desteğe ihtiyacın var mı? Bana sorularını...
Kediliçe
Patili dostuna ne iyi gelir? Evcil hayvanlar konularında bana sorularını sorabilirsin.
O-Pera
Şehrinde hangi etkinlikler var? Kültür ve sanat etkinliklerini bana sor!
Profesör Bilgin
Eğitim ve iş hayatında her şey yolunda mı? Desteğe ihtiyacın varsa buradayım.
Smaçella
Egzersiz planın hazır mı? Fit kalmakla ilgili endişelerin varsa sorularını sorabilirsin.
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
22
Cevap
15
Cevap
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Haklısın da dengini bulmuşsun sen. Burada bakir olmayan erkeklerden bakire kız aramayanına çok denk geldim. Şaşılacak bir şey değil. Hakkını biliyor o. Ağır konuşanlar bakir kalan ve bakire arayan erkekler. Bir kimsenin bakir kalması eleştirilebilir mi? Eleştirilemez. Doğru ve erdemli davranış odur. Erdemli davranan erkek karşısında bu erdeme haiz kız arıyor ama maalesef bulmakta zorlanıyor. Bu da erdemli insanı kendinden, değerlerinden, şüpheye düşürüp yanlışa, iffetsizliğe itiyor. Mutlu olabilirsin. Sana desem ki bu dünyada mutluluğa ulaşmak her daim yaptığının doğru olduğu anlamına mı geliyor. İlahım, Allah-ü Teala Müminun suresinin ellialtıncı âyetinde mealen,
(Kâfirler, mal ve çok evlat gibi dünyalıkları verdiğimiz için, kendilerine iyilik mi ediyoruz, yardım mı ediyoruz sanıyor. Peygamberime inanmadıkları ve din-i İslamı beğenmedikleri için, onlara mükafat mı ediyoruz, diyorlar? Hayır, öyle değildir. Aldanıyorlar. Bunların nimet olmayıp, musibet olduğunu anlamıyorlar) buyurmaktadır.
Burada seni kafir yerine koymuyorum. İnancını bilmem. Dikkat çekmek istediğim husus, Hak teâlâdan yüz çevirenlere verilen dünyalıkların, hep haraplık ve felaket oluşudur. [Şeker hastasına verilen tatlılar, helvalar gibidir. Onu bir an evvel helake sürükler.] Allahü teâlâ, bizleri, böyle olmaktan korusun!
Mutlu olmuş olsan da geçmişte hata etmişsin. Yaptığının arkasında durmaktansa tevbe et. Tevbe etmelisin. Allah-ü Teala hakkı bildirmiştir. Kul dalalette kalmayı sürdürürse ondan merhametini çeker, ona nimetler bahşeder ve onun dalalette kalmasını murad eder. Bu Allah'ın mekridir. Allah'ın mekrinden korkmalıdır.
Bu sözlerim müslüman isen geçerlidir. Değilsen sana sözüm yoktur. Sadece diyebilirim ki, bir insan müslüman olmasa dahi davranışları İslamın emrine tevafuk düştüğü ölçüde rahat bulur. İslam dini böyle bir şifa kaynağıdır.
3
66 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
''Bir kimsenin bakir kalması eleştirilebilir mi? Eleştirilemez. Doğru ve erdemli davranış odur.''
Herkesin doğrusu kendine. Bakir kalanınki de karar, benimki de karar, eşiminki de. Bizimki ne kadar doğru ve erdemliyse, bakir kalanınki de o kadar doğru ve erdemlidir. Yoksa evrensel bir doğruluk ve erdemlilik kitabı mı var herkes tarafından kabul edilen de biz bilmiyoruz?
Geçmişte hata etmişsin diyecek cürreti nereden buluyorsun? Bana göre de bakir ve bakireler hata ediyor. Dünyanın yarısı senden yanaysa yarısı da benden yana, hatta daha da fazlası.
Herhangi bir din beni ilgilendirmiyor. Müslümanım deseydim bile yorum yapmak sana değil yine Allah'a düşer. Kendinizi Allah yerine koyup tespit kasmayın.
Evet evrensel bir doğruluk ve erdemlilik düsturu var. Her medeni devlette nikah diye bir kurum var. Meşru ölçüsü budur. Bu kurum boşuna meydana gelmedi. Faydası da en çok kadınadır. Seni güzel üslupla hayra davet ettim. Ki bu sözlerim müslüman isen geçerlidir diye de ilave ettim. Kötü bir üslup kullansam eminim alttan alırdın. Yazını okuyunca sende bir olgunluk belirtisi sezinlemiştim. Yanılmışım. Her neyse. Senin dinin sana, benim dinim bana.
Yasanın ismi Medeni Hukuk'tur. Her medeni devletin medeni hukukunda nikah müessesesi vardır. Evlenmek zorunlu değildir ama nikah meşru yöntemdir. Ve kadının haklarını korur.
Nitekim akşam eve gelip her şeyi konuşmak ve geçmiş birliktelikleri ortaya dökmek senin de bazı endişelerinin olduğu sonucunu doğurur. Hiç geçmişi açmayıp ilişkiye devam da edebilirdiniz. Burada söylenenleri çok hafife almakla da hata ediyorsun. Burada paylaşılanlar da bazı tecrübelere dayanıyor. İnsanlar açıkça ifade edemedikleri dertlerini burada gizlenerek dile getiriyor. Şahısların deyimiyle her şey iyi güzel giderken ilişkiye girdikten sonra terkedilip evlenmek nimetinden mahrum kalanların olduğunu bilmek için bu sitede yazanlara ihtiyaç da yok ayrıca. Bu bir realitedir.
1. ''Evlenmek zorunlu değildir'' yazmışsın orada değil mi? E ne diye nikah diye tutturuyorsun? Sana nikahın zorunlu ve erdemli olduğunu gösteren evrensel bir kanun bul dedim, bulamadın. Çünkü YOK.
2. Endişem olsa yalan söylerim buradaki birçoğunun yaptığı gibi. DÜRÜST olmayı seçmek, endişelenmek değildir. Yalan söylemeye gerek duyacağım ve bana yalan söylemeye gerek duyacak birinin zaten yüzüne bakmam.
3. Nasıl bir realite ki Türkiye'nin yarısında var ama yarısında YOK? Realite denen şey, olması KESİN olan şeydir, eeeee biz de evlendiğimize göre? Senin realiten yerle bir oluyor.
4. Burada kadınlar ''evlenmeden olmaz'' deyi, sevgilisi sevişmek isteyince sevgilisinin onu sevmediğini düşünen kadınlar, adamlar da sevişmeyi ceza gibi gören, aşağılanmak gibi gören adamlar. Kadın sevişmenin kadının değerini düşüreceğini zannederse, erkek için de kadın değersiz olur. Erkek sevişmek değersizliktir derse, kadın da sevişmekten korkar.
... çelişkili saçma sapan ve insanın doğasından uzak ifadelerin arasında boğulsa mıydık?
HİİİİİÇ kusura bakmayın da, şu sitedeki birçoğundan daha mutlu daha huzurlu ve daha saygılıyız. Etraf daha sevmenin, sevişmenin ne demek olduğunu bilmeyenlerle doluyken üstelik.
Bak sana bir şey söyleyeyim mi? Burada birtakım s*laklar, bekaret diye tutturup, evlenmeyeceği kadınlarla sevişiyorlar. Çünkü onlara göre bu bir güç göstergesi falan. Hayvan gibiler yani. Sonra onların terk ettiği kadınlar, buraya gelip ağlaşıyor, dert yanıyor. Ama o kadınlara sorsan da kendi sevişene kadar, sevişmek kadar namussuzca bir şey yok he. Onlar yapınca ''sevdim yaptım ühühü'', başkası yapınca ''k*şar'' bilmem ne.
Yani iki taraf da daha dediğinin arkasında duramayan, mantığını kavrayamadığı şeyleri kendine düstur edinen tipler.
Ve bir şey daha söyleyeyim sana. Şu ülkede cinsellik özgürce yaşansa, kadınlar, yaptıkları şeylere ''hata yaptım :((((((((('' diye bakmayıp, sonuna kadar arkasında dursa, erkeklere de b*k yemek düşer affedersin. Güçlü kadının karşısında HİÇBİR ŞEY DU-RA-MAZ! Ama bu kadınlar böyle pısırık, kararlarının arkasında durmaya korkan tiler olursa, burada daha çok ağlarlar.
Ben ve benim gibi düşünen çevrem, yakınımda tuttuğum herkes, eşim ve benim gibi düşünen diğer milyonlarca insan da bu psikolojisi bozulmuş tipleri bir gram ciddiye al-ma-yız!
1. Evlenmek zorunda değildir sözünden kastım, "insanlar bekar ve bakir/bakire olarak da hayatını sürdürmeyi tercih edebilir" idi. Ama bakir/bakire olarak bir hayat sürmek istemiyorlarsa nikah şarttır. Bu yalnız benim görüşüm değil, evrensel de bir kuraldır. İlahi dinlerin hepsinde zina yasaktır. Dünyada binlerce yıl ilahi dinlerin bu ve benzeri hükümleri yürürlükteydi. Osmanlı'nın sahip olduğu topraklar üzerinde şu an 64 ayrı ülke vardır. Bunlarda ve daha pek çok ülkede bir zamanlar zina suç idi. Osmanlı'nın son zamanlarında İslam hukukuna bağlı kalınarak hazırlanmış ve bugünkü anlamıyla medeni hukukun karşılığı olan Mecelle'yi, İsrail bile 1960 yılına kadar kullanmıştır. Zinanın suç olmaktan çıkarılması yakın bir mâziye dayanır. Bence doğru da bir uygulama değildir. Yasalarda yer alan nikah kurumunu âtıl kılmaktadır. İnsanların çıkardığı her yasa doğru değildir. O yüzden yıllar yılı değişir durur. Ülkemizde de muhalefet, iktidar, birbirlerini zina yasağını kaldırmakla yaftalamaktadır.
2. "Dürüst olmayı seçmek, endişelenmek değildir" demişsin. Dürüst olmak bu konuların konuşulmasını da gerektirmez. Madem önemsiz konular, konuşulmadan da geçilebilirdi. Ve bu dürüstlüğe aykırı olmazdı. Endişelendiğini inkar etmek yerine "burada okuduğum yorumlardan ötürü endişe duydum" deseydin, sözüne inanmasam da hiç olmazsa bu maddeyi yazmak durumunda kalmazdım. Neden inanmayacağımı da söyleyim: Çünkü bu endişenin gerçek dünyada da karşılığı var ve sen elbette bundan haberdarsın. Neyse, bu konunun münakaşından vazgeçelim.
3. Realite denen şey, olması kesin olan şey değildir. Realite demek gerçeklik demektir. Hayatta karşılığı olan, vuku bulan şeylere realite denir. Bunun herkesin başına gelmesi gerekmez. Birçok insanın başına gelmişse, realite olarak adlandırılıp dillendirilir.
4. Bu maddede yazdıklarını katıldığım ve katılmadığım kısımlar olarak iki parçada ele almak mümkün.
"Bak sana bir şey söyleyeyim mi" diye başlayan ve "Yani... tipler" cümlesiyle biten kısma tamamen katılıyorum. Bir insan evleneceği kişinin bakir/bakire olmasına ehemmiyet veriyorsa evlenene kadar hiç kimsenin bekaretine el sürmek ya da mani olmak gibi bir niyet ve çaba içerisine girmemelidir.
Diğer yazdıklarına gelirsek; Bunlar senin inancın ve düşüncelerin. Bu düşüncelerini değiştirmeye çalışmak, tartışmak niyetli değil de katılmadığım noktaları belirtmek, bir antitez sunmak amaçlı olarak diyebilirim ki:
Kadınların, erkeklerin nikahsızken sevişmek hakkındaki olumsuz tutumları, bu eylemin yanlışlığı konusundaki kuvvetli inancının, hak bildiği dininin tezahürüdür de ayrıca. Yani "değerini düşüreceğini zannederse" gibi zayıf, temelsiz bir kanaat değildir. Yazında, "insan doğasından uzak ifadeler" diye bir tâbir var. Bundan kastını tam olarak anlayamadım. Eğer hadiseyi, "insanlar sevişmesin" deniliyormuş gibi algılıyor da bu sözü sarfediyorsan bu ciddi bir yanılgıdır. Zira kimse böyle bir söz etmiyor. "İnsanlar NİKAHSIZ sevişmesin" deniyor. Buna da karşı çıkıyorsan, o halde sözünü, "hayvan doğasından uzak ifadeler" olarak düzeltmek yerinde olacaktır.
İnsanların bir şeye atfettikleri değer, o şeye ulaşmak arzusunun şiddeti ile orantılıdır. Ulaşmak istediği şey ona ne kadar uzaksa onu o denli çok arzular ve o şey, o denli değerlidir. Kadın eğer evlenmeden sevişmeyi kabul etmese, erkek nezdinde şu an ki durumdan da, senin söylediğin durumdan da daha değerli olur. Erkek ona kavuşabilmek için nikahlanmayı kabul eder. Ve nikah, erkeğe karşı kadının haklarını korumaktadır daha çok. "Daha mutlu, daha huzurluyuz" diyorsun. Düşüncelerin şu an ki Batı anlayışını ifade ediyor. Halbuki Batı'da zinanın suç olmaktan çıkmasıyla yukarıda zikrettiğim "nikahın âtıl kılınması" hadisesi yaşanıyor ve insanlar evlenmekten kaçınır oldular. Nesilleri yaşlanıyor ve yeterli genç nesil gelmiyor. Böyle devam etmesi durumunda yok olmanın eşiğine gelecekler. Senin anlayışın bir milletin veya kendi milletimizin yok olmasına yol açıyor. Nikahsız beraberliği bir erkeğin savunmasına anlam veririm de, bir kadının savunmasına anlam veremiyorum.
1. İnsanlar bekar ve bakir/bakire olarak da hayatını sürdürmeyi tercih edebiliyorsa, ki edebiliyor, bunu tercih edenlere ‘’erdemsiz ve yanlış’’ diyemezsin. İlahi dinlerden bahsetmiyoruz, dinler, herkes tarafından kabul edilen şeyler değil. Oysa ben sana herkes tarafından kabul edilen ve evlenmeden bakir/bakire olmamayı tercih edenlere ‘’erdemsiz ya da yanlış’’ diyen bir argüman istemiştim. Zinanın suç olması, dinde geçerlidir. Devlette yasak olduğunda ise yine din bazlıdır; sonuç olarak evrensel değildir. Senin argümanın geçersiz oluyor böylelikle.
Zinanın suç olmaktan çıkarılması sana göre doğru olmayabilir, o zaman sen zina yapmazsın. Ama diğer insanlara da karışamazsın. Bana göre suç, o zaman siz de yapmayın diyemezsin. Yani sana bu hakkı veren hiçbir kurum yok. İran’da bile 4 şahit gerekirken üstelik.
2. Dürüst olmak, her konunun konuşulmasını gerektirir. Dürüstlükten anladığın, geçmişi saklayalım falansa, o öyle olmuyor. Karşındaki insana ‘’bakirim/bakireyim’’ deyip yalan söylemek ya da saklamak sana doğru geliyorsa bilemem, biz söylemeyi terch ettik, sonuçta biz sormadık, sorulmadan açıkladık. Endişelendiğimi inkar etmiyorum çünkü endişelenmiyorum, çünkü endişelenecek bir durum yok. Neysen endişelenecektim pardon? Zaten karşımdaki bütün şeffaflığıyla her şeyi açıklamış bana?
3. Realite yani gerçekçilik, sevişen iki insandan birinin, diğerini terk edeceği demek değildir. ‘’Köy realitesi, bakire olmayan kadını töre bahanesiyle öldürmektir’’ deseydin tamam ama dünyanın geneline bir genellemede bulunamazsın; bütün genellemeler yanlıştır. Gerçekçilik ise benim olayımda ve benim gibi şeyler yaşayan milyonların yaşamında gerçekliğini kaybediyor, yani bu argümanın da geçersiz.
4. Israrla dini temel alıyorsun, ben de diyorum ki DİN HERKES TARAFINDAN KABUL EDİLEN BİR ŞEY DEĞİLDİR. Ve benim dediklerim de zayıf ve temelsiz değildir. Büyük şehirlerde bu durum böyle süregelir ve bekarete takan adamlar şutlanır, bu dünyanın birçok yerinde de böyledir. Bekarete önem verme devri kapanıyor anlayacağın. Bu bunun doğru ya da yanlış olduğunu göstermez; sadece zayıf ve temelsiz olmadığını gösterir.
İnsanın doğasına aykırı çünkü insan doğasında, ki insan da bir hayvandır, evlenmek vs. yoktur; bu insan uydurmasıdır. Din de dünyanın yaşını baz alırsak (7 milyar), henüz çok yeni bir olgu. Yani dini temel alırsan, 1 milyarlık canlı yaşamını hiçe saymış olursun.
Dediğin son şey o kadar gülünç ki; her şeyden önce sevişmeyi kabul etmeyen kadınlara ‘’kezban’’ denilen bir ülkede yaşıyorsun. Sevişene de ne dendiğini biliyoruz. Yani hiç öyle daha değerli olur vs. lafı güzaflara gerek yok. Her insan zaten değerlidir. Erkek nikahlanmayı kabul ediyor, sevişince de kapıya atıyor, başka kadınla evleniyor. Yani senin argüman yine geçersiz. ‘’Erkek ona kavuşabilmek için evlenmeyi kabul eder’’ yani diyorsun ki sevişmek için evlenmek zorunda kalır. Bu çok komik değil mi? Aşık olduğu ya da sevdiği için değil de sevişmek için kabul ediyor yani. Bir kere bu baştan yanlış. Senin dediğin kadını değerli yapmaz, sadece ulaşılması gereken bir cinsel obje yapar şimdi olduğu gibi. Oysa cinsel özgürlük olsa doğru düzgün, o zaman ne erkekler cinsellik peşinde koşar ne de kadınlar bu kadar korkak olur. Tıpkı TR dışında olduğu gibi.
İnsanlar evlenmekten kaçınıyor, evlenince de doğru insanı buluyorlar bizim gibi. Cinsellik için evlenmiyorlar yani senin de biraz önce itiraf ettiğin gibi. Genç nesil gelmemesinin konuyla ilgisi yok, evlilik dışı çocuk yapmak da serbest zira. O insanların kendi tercihidir. Bence sen önce TR’deki evliliklerin yarısının, cinsel uyumsuzluk nedeniyle sona ermesini düşün. Onlar en azından böyle korkunç şeyleri yaşamıyor.
Kadınla erkeğin eşit olduğunu kabul edersen, belki anlarsın.
Geçersiz dediğin argümanların hiçbirisi geçersiz değil. Sözlerin onları geçersiz kılmak için yeterli değil. Her yanlışına cevap verecek olsam 10 sayfa yazı yazmak gerekir. Ben artık yazmaktan sıkıldım. Zaten münakaşadan hoşlanan bir yapım yoktur. Ama sen sözlerinle beni bir tartışmanın içerisine çekmeye çalışıyorsun sanki.
Bana “evrensel bir kanun bulamazsın çünkü yok” dedin. Ben de zinanın bir zamanlar dünya genelinde yanlış bulunduğunun delilini verdim. Eğer Türk isen, ilahi bir dine mensup olmayan, şaman olan ecdadının bile zinayı yasak kıldığını bilirsin. Bu dahi hadisenin evrensel olduğuna delildir. Bir yasağın din bazlı olması da evrensel olmasına mani değildir. Senin inkar etmenle de argüman geçersiz olmaz. Ayrıca ilk yazımda “Bu sözlerim müslüman isen geçerlidir. Değilsen sana sözüm yoktur” demişim. Evrensellik argümanını sen ortaya atmışsın. Eğer ortada geçersiz bir argüman varsa bu sana aittir.
Dürüstlük konusunda da artık konuşmak istemiyorum. Çünkü sözlerim öncekilerin tekrarı olacaktır. Yazdıklarım açık. Anlayan anlar. Endişelenmedim diyorsan da tamam kabul ediyorum. Tartışmayı uzatmaya lüzum yok.
Realite konusunda yazdıklarında ise saçmalamışsın. Sırf yorum yazmış olmak için yazılmış bir yazı. Konuyla alakalı bir önceki yazında “realite denen şey olması kesin olan şeydir” diyorsun. Eğer, “Köy realitesi, bakire olmayan kadını töre bahanesiyle öldürmektir’’ deseydim de tamam olmaz karşı çıkardın çünkü bakire olmayan kadını töre bahanesiyle öldürmektir de her köyde kesin olan bir olay değildir. Kendinle çelişmişsin. Ayrıca, “bütün genellemeler yanlıştır” sözünle de bir büyük yanlışa imza atmışsın. Çünkü yazın genellemelerle dolu. Buraya yazmama gerek yok, kimse okusa görür. İlla bir örnek vermem gerekirse “sevişmeyi kabul etmeyen kadınlara kezban denilen bir ülkede yaşıyorsun” demişsin. Bu bir genellemedir. Sözlerini benim çürütmeme gerek kalmamış kendi kendine çürütmüşsün.
Sözlerimde komik veya geçersiz olan hiçbir şey yok. Hepsinin de arkasındayım. Söylediğin gibi benim tespitlerim cinsel obje yapmaz kadını, aksine kullan-at tıraş bıçağı gibi kadını kullanan erkekler onu cinsel obje durumuna düşürür.
Genç nesil tespitim de realitedir. Evlilik dışı çocuk yapmanın serbest olması realiteyi değiştirmiyor. Elbette insanların kendi tercihidir lakin zinanın yasak oluşu insanı nikahlı beraberliğe, nikahlı beraberlikler de insanı çocuk sahibi olmaya iter. Dünyada en genç yaş ortalamasına sahip nüfus, zina konusunda en hassas olan Müslüman nüfustur.
“İnsan da bir hayvandır” şeklinde bir inanca sahip olduğunu biliyorum. Müslümanların ve benim inancıma göre de insan medeni bir varlıktır ve bu özelliğiyle hayvan olmaktan ayrılır. Hayvandan da türememiştir.
Hala dinlerin evrensel olduğunu savunuyorsun, sana şöyle açıklayayım, bir dinin üstünde hüküm kullanamadığı bir tek insan bile varsa, o din evrensel bir argüman olmaktan çıkar. Mesela İnsan Hakları Evrensel Bildirisi evrenseldir, ama bahsettiğin gibi içinde zinadan bahsetmez. Bu sana yeterli bir cevaptır.
O genellemeyi yapan ben değilim, bilmem farkında mısın da bir daha oku istersen yazdıklarımı. Ki senin dediğin gibi bir realite ancak bilimle olur, bilim bile her gün değişir ve yenilenirken dünya üzerinde realite denen bir kavramdan bahsedilemez. Bu arada, ''Birçok insanın başına gelmişse, realite olarak adlandırılıp dillendirilir.'' diyen sensin. Köy konusu nasıl realite olmuyor, anlamadım? Kendi kendini çürüten ben değilim, sensin. Şu aradaki çelişkiye bak. Aynı mantıkla ''sevişmeyi kabul etmeyen kadınlara kezban denilen bir ülkede yaşıyorsun'' cümlesi de genelleme değil realite oluyor büyük şehirleri baz almazsak, yani yazmadan önce okumak senin için neden bu kadar zor?
''zinanın yasak oluşu insanı nikahlı beraberliğe, nikahlı beraberlikler de insanı çocuk sahibi olmaya iter. Dünyada en genç yaş ortalamasına sahip nüfus, zina konusunda en hassas olan Müslüman nüfustur.''
Neremle gülsem bilemedim!
Cinselliğin yasak/kötü kabul edildiği her yer taciz, tecavüzle dolu. Bak bakalım dinsiz diyeceğin ülkelerdeki refah oranına!
En genç nesil Müslümanlarda da, bütün pislikler, tacizler, tecavüzler, erken evlilikler, kadına şiddet vs. nerede? Yahu güldürme beni! Bir aile daha parası olmadan, dilendirmek için 10 çocuk yapıyor, bu mu senin vereceğin örnek? Senin kötülediğin yerlerde insanlar çocuk yapmasa da mutlu, övdüğün yerlerde ise çocuk yapıyor ama kırılıyor açlıktan!
Ben senin tanımına uymadı diye bilimden vazgeçemem, kusura bakma. Biyolojik olarak insan, bir hayvandır. İnsana ''medeni'' diyen de yine insanın kendisidir, ki bu da yeterince gülünç.
Bu sefer sondan başlayım. İnsana hayvan diyen de insanın kendisidir. O halde bu da gülünç. Evrim Teorisi esas alınarak, hücre yapılarına bakılarak ve insanın medeni olması gözardı edilerek yapılan bir sınıflandırma beni alakadar etmez. İnsandan başka hiçbir canlı dünya kuruldu kurulalı bir medeniyet kurabilmiş değildir. Bu onu hayvandan ayırır. Dedin ya bilim de değişir diye. İşte geçmişte sınıflandırma bu şekilde değildi. Gelecekte de bu şekilde olacağı bilinemez. Müslümanların yaptığı sınıflandırma ise değişmez. Sen vazgeçme beni ilgilendirmez. Sen inancını söyledin, ben inancımı. Tekrarlamana gerek yok.
Dünyada en çok tecavüzün yaşandığı ülke en medeni devletlerden biri kabul edilen Amerika'dır. Ondan sonra Günay Afrika geliyor ki hristiyan nüfus ağırlıktadır. 3. sırada yine bir medeni (!) ülke İsveç geliyor. 4. Sırada hinduizm dinine sahip Hindistan ve 5. sırada yine dünyanın en medeni devletlerinden biri kabul edilen İngiltere geliyor. Bu cevap olarak yeterli sanırım. Sen nerenle güleceğini bilememişsin ama ben sana neremle güleceğimi buldum. Neyse söylemeyim.
Diyorsun ki, "sevişmeyi kabul etmeyen kadınlara ‘’kezban’’ denilen bir ülkede yaşıyorsun". Ben de bu ülkede yaşıyorum ve öyle demiyorum. Benim gibi demeyenlerin olduğunu da biliyorum. Buna rağmen herkes diyormuş gibi konuşuyor yani genelliyorsun. Yukarıda da bütün genellemeler yanlıştır diyorsun. Yanlış ise neden genelledin? Köy konusunun sana göre realite olmaması gerekiyor. Çünkü yukarıdaki yazında diyorsun ki: "Realite denen şey, olması KESİN olan şeydir" Halbuki bakire olmayan kadını töre bahanesiyle öldürmek her köyde, her bakire olmayanın başına gelen bir olay değildir. Öyleyse sana göre bu da realite olmamalı. Kendinle çelişiyorsun. Çeliştiğini de anlamıyorsun.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ne gelirsek; Bu bildirgenin Hukuksal bir bağlayıcılığı yoktur. Kurul bunu ulaşılacak ortak bir ülkü olarak nitelemiştir. Bildirgenin giriş bölümünde şöyle yazmaktadır: "Genel Kurul, bu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni... tanınması ve uygulanmasının sağlanmasına çalışması için ortak ideal olarak ilan eder.” Dünyada birçok ülkede insan hakları ihlalleri yaşandığı halde BM buna sessiz kalmaktadır. Öyleyse "hüküm kullanamadığı bir tek insan bile varsa" deyimi bu bildirge için de geçerli değildir. Bu sebeple evrenselliği herkes üzerinde değil de genel üzerinde düşünmek daha gerçekçi bakmak olur olaya.
''İnsandan başka hiçbir canlı dünya kuruldu kurulalı bir medeniyet kurabilmiş değildir.''
Karıncaların bile şehirleşme yapısını, şu an hiçbir insan medeniyeti yapabilmiş değil. Şehirleşmede dahi insanda hala sorunlar varken, hayvanların şehirleşmesi bile mükemmel işliyor. Çalışma hayatında sen onlarca sorunla karşılaşırken, arıların mükemmelliğini şu an hiçbir insan yakalayabilmiş değil. Söylediğin, çürütülmesi oldukça kolay bir şey, ki öyle de oldu.
İnsana hayvan diyen insanın kendisi değil, canlıların anatomik yapısı. Ayrıca Kur'an, evrime karşıymış gibi davranacağına, Kur'an'ın evrimle hiçbir negatif ya da pozitif değerlendirmede bulunmadığını; Kur'an'ın evrimle herhangi bir alıp veremediği olmadığını istediğin her kaynaktan bulabilirsin.
Saydığın ülkelerde tecavüz değil, taciz ön planda. Bunun nedeni ise, senin övdüğün İslam ülkelerinde, mağdurun hala tecavüzcüsüyle evlendirilmesini tartışan yasalar çıkarılmaya çalışırken, Batı'da her kadının her taciz/tecavüzden şikayetçi olabilmesi. Başka bir deyişle, senin övdüğün yerlerde, dokunmak, laf atmak, taciz etmek suçtan bile sayılmazken (ki bunun örneğini her gün haberlerde görüyoruz, ABD gibi ülkelerde her şekilde temas taciz sınıfına girip kayıtlara geçiyor. İslam ülkelerinde kayıtlara geçmeyen kaç taciz/tecavüz var, haberin var mı? Yok. Çünkü dediğim gibi kayıtlara geçmiyor ve sen de olmadığını sanıyorsun. İstatistik okuyacaksan, öncelikle bu ülkelerde kadınların seslerini ne derece çıkarabildiğinin istatistiklerine bak derim. Böylece güleceğin yerin de hakkını verirsin.
Sen kendi dediklerini unutuyorsun galiba. ‘’Şahısların deyimiyle her şey iyi güzel giderken ilişkiye girdikten sonra terkedilip evlenmek nimetinden mahrum kalanların olduğunu bilmek için bu sitede yazanlara ihtiyaç da yok ayrıca. Bu bir realitedir.’’ Bunu diyen ben değilim, sensin. Hatta ben de dedim ki, senin bu dediğin her yerde gerçekleşmiyor ve yoğunlukla olan bir şey de değil. O yüzden genelleme yapman yanlış. Onun üstüne yine dediğini savundun ve ben de sana karşı çıktım. Bağlamdan koptuğun için, kendimle çeliştiğimi sanıyorsun fakat sana, önceki yazdıklarını okumadan yorum yapmamanı tavsiye etmek zorundayım.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinden, yararlanmak isteyen herkes koşulsuz bir şekilde yararlanabilir ve bu bildirgede yasaklanmış şeyleri yapmak, dünya çapında duç teşkil eder. Dinlere baktığımız zaman, örneğin zina, her yerde suç teşkil etmez. Bu yüzden evrensel bir bağlayıcılığı yoktur. Senden ‘’zina yapan erdemsizdir ve yanlış yapıyordur’’ beyanını içeren evrensel bir belge göstermeni istemiştim hatırlarsan, sen de gösterememiştin, bu bildirgeyi evrensel örnek teşkil etmesi açısından örnek verdim, içinde de zinaya dair tek bir kelime geçmez bu bildirgenin. Yani evrensel oolan hiçbir belgede ‘’zina suçtur’’ yazmaz, hatta yazamaz. Bu da senin ‘’zina yapan insan erdemsizdir ve yanlış yapıyordur’’ demeni çürütür nitelikteydi.
Bundan sonra yorum yapmadan önce, kendi dediklerini hatırlamak için önceki yorumlara bakmazsan, yorumlarına cevap vermeyeceğim zira bunla uğralmak zorunda değilim. Ya yorum yapmadan önce yorumları oku ya da hiç yorum yapma. Söylediğin her şeyin cevabı zaten verilmiş, okumadığın için göremiyorsun ve bana aynı şeyleri açıklattırıp duruyorsun. Ciddiye alınmak istiyorsan, yorumlarımı okurken cevap düşünmek yerine yorumu önce anlamayı dene.
''"hüküm kullanamadığı bir tek insan bile varsa" sözü bu bildirge için geçerlidir; bu belge bir referans niteliğindedir ve sana yapılan herhangi bir şeyi, bu belgeyi referans olarak göstererek şikayet edebilirsin. Fakat evine gelen bir hırsızı cezalandırmak için örneğin Kur'an'ı referans göstererek ellerini kesemezsin. Evrensellik, bu aradaki farktır.
''Bütün genellemeler yanlıştır'' demek, genellemeyi herkesin üstünde uygulamanın yanlışlığını ifade eder, genelde böyle yapılmadığı anlamına gelmez. Bu yüzden ''kurunun yanında yaş da yanmasın'' diye, ''bütün genellemeler yanlıştır'' denir. Bu, o coğrafyada yapılan vahşetin yapılmadığına değil, ''birçok'' insan tarafından yapıldığına ''ama herkesin yapmadığına'' işaret eder. Söylediğimi, yukarıdaki açıklamamla biirleştirirsen, senin için daha açıklayıcı olacaktır. Bunlara 2 farklı cevap yazmaya kalkışma diye belirttim.
Beni önceki yorumları okumamakla itham ediyorsun ama aksine önceki yorumları okumayan sensin. Ben hep okuyarak cevap verdim. Önceki yorumlarına vurgu yaparak pek çok yorum yaptım. Realite konusunda yan çiziyorsun. Konuyu örtmeye çalıştığın açık. Realite hakkında ne dediğimi gayet iyi biliyorum. Tekrardan paylaştığın ifadeyi söyledim evet. Sen de "Realite denen şey, olması KESİN olan şeydir" dedin. Bu senin cümlen. Ben de "Hayır! Realite olmazı kesin olan şey değildir. Birçok insanın başına gelmişse, realite olarak adlandırılıp dillendirilir" dedim. Hâlâ da sözümün arkasındayım. Bu sözümün akabinde de "Köy realitesi, bakire olmayan kadını töre bahanesiyle öldürmektir" desen tamam dedin. Halbuki o söz de senin realite tanımına uymuyor. Anladın? Neden uymadığını da izah ettim yukarıda.
Bir de şu evrensellik meselesine gelelim. Başa dönerek izah ediyim. Ben, nikahlanana kadar bakir/bakire kalmanın doğru ve erdemli davranış olduğunu söylüyorum. Sen de buna erdemsiz ya da yanlış diyen bir evrensel bir argüman istiyorsun. Nikah, zina ve fuhuşun önüne geçilmek için konulmuş bir müessesedir. Bir zamanlar zina suç kabul edilerek insanlar bu müesseseye mecbur bırakılıyordu. Sonra zina suç olmaktan çıktı. Ama nikah hâlâ her medeni devletin hukukunda yer alır. Doğru yöntem o olduğu için korunmaktadır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi asgari hakları bildirir. Bu hakların ihlali bildirgeyi imzalayan devletlerce suçtur. Türk ceza kanununda da çeşitli suçlar bildirilir. Ama suçlar bildirilir, yanlışlar, erdem dışı davranışlar değil. Senin, benim kabul ettiğim pek çok yanlış hukuki metinlerde geçmez. Ama bu onların yanlış olmadığını göstermez. Suç olmadığını gösterir.
Peki yanlış olduğunu ben bir yerlerimden mi uyduruyorum? Hayır! Bir zamanlar geniş Dünya coğrafyasında zina yanlış ve hatta suç kabul ediliyordu. Şimdi suç kabul edilmese bile nikah kurumu korunarak doğru olan yöntem bildirilmektedir. Her ülkede mi? Evet her ülkede. Evrensel midir? Evet evrenseldir. Sen ülkemizde yasalaşmaya hazır bir taslak için yanlıştır ve hatta tecavüzün meşrulaştırılmasıdır diye erdemsizliğin ötesinde görüş bildirebilirken, milyarların yanlış bulduğu bir husus olan nikahsız beraberliği ben neden yanlış olarak niteleyemeyeyim? Kaldı ki ben, ilk cevabımda "Bu sözlerim müslüman isen geçerlidir. Değilsen sana sözüm yoktur" demiş ve bunu daha sonra da tekrarlamışım. Bunu neden görmezden geliyorsun? Önceki yazılarını okumadığımı söyleyen sen, bu hareketinle bir tezat oluşturmuyor musun?
"İslam ülkelerinde kayıtlara geçmeyen kaç taciz/tecavüz var, haberin var mı? Yok" diyorsun. Peki senin ABD'de kayıtlara geçmeyen kaç vaka olduğundan haberin var mı? Yok. Olamaz çünkü her ikisi de kayıtlara geçmemiş. Belgelerde bildirilen de benim söylediğim şekildir. Zina konusunda benden evrensel metin isteyen sen, bu hususta neden metinlerin dışında yer alan belirsiz bir hâle vurgu yapıyorsun?
Gelelim medeniyet mevzusuna. Karınca, Arı içgüdüleriyle, Allah'ın onları programlamış olduğu, dar kalıplar içinde yer alan işleri dediğin gibi ustalıkla yaparlar. Buna medeniyet denmesi ustalıklarına izafeten bir abartıdır. Karıncalar binlerce yıldır aynı işi yapmakta, o dar kalıbın dışına çıkmamakta ve işinde herhangi bir gelişme gösterememektedir. Medeniyet sadece yol yapmak değildir. İnsan medeniyeti her alana yayılan, gelişme gösteren ve sınırları bilinmeyen bir medeniyettir.
Madem Kur'ana atıfta bulundun öyleyse oradan cevap veriyim. Furkan suresi 43-44. ayetlerde buyuruluyor ki:
"Gördün mü o hevâ (ve heves) ini tanrı edinen kimseyi? Şimdi onun üzerine (Habibim) sen mi bekçi olacak sın? Yoksa onların çoğunu hakikaten (söz) dinlerler, yahut akıllanırlar mı sanıyorsun? Onlar, başka değil, dört ayaklı hayvanlar gibidir. Belki yolca daha sapıktır"
Allah insana akıl vermiş onu hayvanlardan farklı kılmıştır. Kafirlere akılsız buyurmuş, hayvana benzetmiş hatta hayvandan daha aşağı kabul etmiştir. Bu akıl neden gözardı ediliyor?
Allah insanı topraktan yaratmıştır. Kur'anda geçer. İnsanın maymunla veya başka bir hayvanla alakası yoktur. Kurân-ı Kerim'de mealen;
Allah nezdinde İsa'nın durumu, Âdem'in durumu gibidir. Allah onu topraktan yarattı. Sonra ona ol dedi ve oluverdi. (Al-i İmran 59) Sizi topraktan yaratması, Onun [varlığının] delillerindendir. (Rum 20) Yarattığı her şeyi güzel yaratan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayan Odur. Sonra onun zürriyetini, değersiz, hakir bir sudan [meniden, spermden] üretti. (Secde 7,8)
Önceki yorumları okumasam, senin yorumları okumadığını anlayamazdım, öncelikle bu konuda anlaşalım. Realite; TDK’deki tanımıyla ‘’Gerçek olan, var olan şeylerin tümü, hakikat, hakikilik, şeniyet, realite, reellik’’ demektir, yani benim tanımımla uyuşuyor. Senin kullandığın şekliyle ise yine benim örneğimle uyuşuyor. Fakat senin ‘’evlenmeden birlikte olmak erdemsizliktir’’ demen ve evlenmeden birlikte olan insanların evlenemediklerini ya da terk edildiklerini savunman, iki tanımla da uyuşmuyor.
‘’Nikahlanana kadar bakir/bakire kalmanın doğru ve erdemli olduğunu’’ sen söylüyorsun, sen evrensel bir otorite değilsin, sen bir bireysin ve fikrin evrensel bir nitelik taşımıyor. En azından bunu kabul etmiş olman da önemli. Hala nikah diyorsun, nikah evrenseldir fakat nikahın zorunluluğu evrensel değildir, nikahın olmaması erdemi ya da doğruluğu yok etmez. Doğru yöntem olduğu için değil, hak olduğu için korunmaktadır. O haktan faydalanmak da zorunluluk değil, tercihtir. Yanlış olmayan hiçbir şey suç değildir zaten. Suç olmayan şeyin ise tartışmasını yapamazsın.
Yanlış olduğunu dinler ve toplum düzeni söyler, dinleri ve toplum düzenini temel alarak oluşturulan devletler de, bu şekilde kanunlar koyar. Bu, kanunu (cinsel birlikteliğin suç olduğu kanunu) koymayan devletin suçlu olduğunu göstermez, aksine insan özgürlüklerine önem verdiğini gösterir zira evlenmeden yaşanan ilişkilerin, toplum düzenine zararı yoktur. Sadece haklarından faydalanmamayı tercih eden bireyler vardır. Nikahın doğru olduğunu hiçbir kanun yazmaz, kanun uydurma akşam akşam. Nikah bir haktır, nikah hakkında doğrudur / yanlıştır demek de evletlere düşmez. Devlet, nikahla birlikte belli haklar tanır, o kadar.
Bahsettiğim yasa, çıkmak üzere olan yasa değildi, bir zamanlar konusu geçen ve birtakım din alimi diye dolaşan tiplerin de desteklediği yasaydı. Birkaç yıl öncesinde çıkarılmaya çalışılmıştı. Şimdiki yasa çok farklı bir yasa ve konumuzla ilgisi yok. Milyarların yanlış bulduğu husus derken? Dünyanın kendisi zaten 7 milyar, sen hangi milyarlardan bahsediyorsun acaba? Zinanın yanlış görüldüğü toplumlarla, cinsel özgürlüklerin olduğu toplumlar arasındaki farkı daha kaç kez açıklamam gerekiyor?
Konunun dinimle ilgisi olmadığı için söylediğin o sözü kaç keredir görmezden geliyorum ama sen aynı şeyi sürdürmekte ısrarcı olduğun için bana dinimi dolaylı yoldan sormakta bir beis görmüyorsun. Hayretler içindeyim. Senin söylediğin istatistiklerin nasıl oluşturulduğunu açıkladım sana, daha neden ısrar ettiğini gerçekten anlamıyorum. İstatistiklerin oluşturulması için kadınların beyanlarının ciddiye alınması gerekiyor ve bu topraklarda bu çok da mümkün olmuyor, hala savunduğun şeyin mantıksızlığını görmüyor musun gerçekten?
Allah’ın programlaması? Hayvanların da bilincinin olduğunu sanırım hala öğrenememişsin. Eğer bu konuda bilgin yoksa, pek de karıştırma derim ben zira benim ilişkimden bahseden bir Bence’nin altında yeterince ilgisiz görüşlerde bulundun, ki ben böyle bir hak tanımadığım halde. Şimdi de seni araştırmaktan mahrum bırakmaya ve hazıra konmanı sağlamaya hiç niyetim yok, kusura bakma. Yalnız şunu bil ki, insan medeniyeti dediğin gibi bir şey olsaydı, şu an dünya bu halde olmazdı.
Hayvanların aklının olmadığını savunmam bir yana, ayet cımbızlaması yapman da beni şaşırttı. Yalnız sana şu kadarını söyleyeyim, yaptığın bu şeyi Ateistler dahi yapmıyor. Ayet cımbızlamak ancak ve ancak dine mensup olanlara zarar verir, bunu aklından çıkarma.
Realite, TDK sözlükte geçtiği gibidir. Ama sen onu yanlış anlamışsın. Sanırım "var olan şeylerin tümü" tanımı yanlış anlamana neden oldu. O tanımdan kasıt, hayatta var olan her bir şeydir. Öyleyse bir durumla hayatta karşı karşıya kalınıyorsa bu realite olmuş oluyor. Bunun herkesin başına gelmesi gerekmiyor. Erdem; fazilet, meziyet demektir. Zina yapmakta da herhangi bir fazilet, meziyet yoktur. Erdemsizlik ifadesi doğrudur. İnsanlara doğru davranması konusunda bir zorlama yapılmaz zaten. Nikahın doğru olması için zorunlu olmasına ihtiyaç yok. Nikah bazı haklar sağlar kişiye. Bu hakları elde etmek de doğru bir iştir. Zinanın da toplumsal zararı vardır. Çok yukarılarda söylemiştim. Diğer hususlarda da başka söze hacet yok. Sözlerimi anlayan anlar zaten.
Ben de geçtiği şekliyle kullanıyorum ama nedense anlamamakta ısrarcısın. Benim örneğim tanıma uyuyor fakat senin ''erdemsizlik'' demen, tanıma uymak yerine, senin görüşün oluyor, yani insanlar üstünde herhangi bir bağlayıcılığı bulunmuyor.
''Erdem; fazilet, meziyet demektir. Zina yapmakta da herhangi bir fazilet, meziyet yoktur. Erdemsizlik ifadesi doğrudur.'' bu senin kendi görüşün. Bunu bir gerçek gibi paylaşarak kendi görüşünü insanlara dayatmaktan başka bir şey yapmıyorsun. Sana göre erdemsizlikse yapmazsın ama yapana da ''erdemsiz'' diyemezsin.
''Bu hakları elde etmek de doğru bir iştir.'' bu hakkı elde etmek için herhangi bir şeyin yapılması gerekmiyor, hak zaten verilmiş bir şeydir, kullanırsın kullanmazsın o sana kalmış. Bana bankadan kredi çekme hakkı verilmiş ama çekmiyorum. Öyleyse yanlış bir şey mi yapıyorum? Hayır. Sadece verilen hakkı kullanmamayı tercih ediyorum.
Dünyaya ne zararda ne de yararda bulunarak yaşamanın da topluma zararı vardır, en basitinden kişi başına düşen ortak malları (su, oksijen...) harcarsın. Öyleyse yaşama? Zinanın topluma hiçbir zararı yoktur. Zina dediğin şey zaten cinselliktir, ben buna zina demeyeceğim. Evlenmeden ya da evlenerek yaşanan cinselliğin tek farkı, bireylerin haklarının artması ya da sabit kalmasıdır, bunun da topluma hiçbir şekilde zararı yoktur. Eğer sen nasıl yaşayacağını bilirsen, zararı değil faydası da vardır.
Realite konusunda seni de haklı çıkaran bir yazı buldum. Vikipedi de, Neo-Spiritüalizm’de realite konusunda "Her birey için algıladığı ortam onun realitesidir" diyor. Öyleyse senin yaşadığın senin realiten, benim yaşadığım benim realitem. Senin realiten sana, benim realitem bana. bye-bye.
İlber Ortaylı, Celal Şengör İslam alimi mi ki onların Kur'an hakkındaki sözleri delil olsun. Din hassas bir ilim sahasıdır. Herkes kendi uzman olduğu alanda konuşsun. Bir ilahiyatçının tarihi konularda İlber Ortaylı'ya sen yanılıyorsun demesi nasıl uygun düşmezse onun yaptığı da uygun değildir.
Yorum zaten yanlış olur. Dinde nakil esastır. Ben de İslam alimlerinden naklediyorum:
Kur’an-ı kerimi, lisanı Arapça olanlar bile anlayamaz. Hatta evliyanın ve ulemanın en büyükleri olan Eshab-ı kiram bile, âyetlerin manalarını Resulullah efendimize sorarlardı.
Lisanı Arabi olan herkes Kur’anı anlayamaz. Lisan ayrı, ilim ayrıdır. Türkçe bilen insan, tıp, hukuk, fen gibi bilgileri bilir mi? Kur’an-ı kerim baştan başa bir ilim deryasıdır.
Allahü teâlâ, (Peygambere sorun, âlimlere sorun) buyuruyor. Herkes kendisi anlayabilseydi o zaman peygambere ne lüzum kalırdı? Bir ayet meali:
(Kur'anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]
çoğunu okumadımda, bakir kalanınki de o kadar doğru ve erdemlidir yazmış, birde bana göre de bakir ve bakireler hata ediyor demiş aynı yazı içinde. hem bakireler ve bakir kalanları doğru yapıyor diyor, hem hata ediyor diyor. herhangi din beni ilgilendirmiyor diyor, sonuna doğru yine Allah'a düşer diyor. bu bayan kendisiyle çelişiyor bir kere. ben asla karşıma alıpda böyle birini konuşmam :))
Defalarca beğenmek istiyorum gerçekten ☺️ Mutluluğunuz daim olsun çocuğunuzla birlikte ☺️ Bende ilk görüşte aşk kısmındayım şu an 6 aylık bir ilişkim var ama yaşadığım önceki ilişkilerimin yanına bile yaklaşamaz bu duygular. Aşık mıyım acaba diye bir kere sormadım kendime çünkü hissettim onun gözlerinde gördüm. Geçmişimde cinsel deneyimim oldu ama bana hiç ilişkilerimi sormadı bile geçmişin önemli değil dedi. Şu an okuyoruz ama bu yazıyı okuduğumda ilerisi canlandı gözümde umarım bizde bu aşamaları yaşarız. Gece gece derse başlamadan önce tebessüm oldu yüzümde teşekkürler yazı için ☺️
4
3 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Rica ederim :) Ben iyi şeylerin her zaman iyi insanlara verildiğine şahit oluyorum; temiz hislerle aşkına sadık kalabilen insanlar mükafatsız kalmıyor :) İçiniz rahat olsun, hayırlıysa olacaktır :)
Zamanında çok kötü insanlarla karşılaştım çok acılar yaşattılar bana yıllarca ilişkiye kapadım kendimi. İyi bir insan çıkmaz benim karşıma ben ilişki kurmayı beceremiyorum heralde sorun bende hep mi kötü olur dedim. Ama insan kalbini temiz tutunca sabredince karşısına en sonunda kendi gibi biri çıkıyormuş onu gördüm. Ben ki güven problemini sonuna kadar yaşayan biri sevgilime gözüm kapalı güveniyorum. Herkes diyor o kadar güvenme sonuçta erkek diye ama ben biliyorum onu tanıyorum diyorum. Cidden doğru insan onunca hiç bir problem kalmıyormuş olanlarıda sabırla birlikte çözüyormuş ☺️ İnşallah güzel dileğiniz için teşekkürler ☺️☺️
İnsanlar hislerinin arkasında duramadığı ve insana "insan" olduğu için değer vermediği için yaşıyoruz bunları. Daha da çok yaşarız. Kimsenin eleştiri hakkı olmadığını söylerken bile binlerce eleştiri yorumu yapılmış. Ben seni çok taktir ettim. Kimseyi yargılamadığın ve hislerinin arkasından gittiğin için. İnşallah mutluluğunuz hiç bozulmaz. Kıskanmadım diyemem 😊 Allah benim de karşıma böyle biri çıkarır inşallah, Çocuğunuz da eminim ki bu aileyle doğru yetiştirilicek ☺️☺️ Allah uzun ömür ve mutluluk versin.
3
3 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Çok teşekkür ederiz :) İnan bu siteden böyle yorumlar görmek çok sevindiriyor bizi :) Yakın çevremiz zaten hep böyle ama sitenin durumu malum... Çok sağ ol. İnşallah, sana da! <3
Muhteşem.. Emeğine, yüreğinize, sevginize, bağlılığınıza sağlık. Oğlunuzla bir ömür mutluluklar, her satırını ince ince okudum ve yaşadım. Helal olsun arkadaş size.
Evlilik Allah'ın en çok sevdiği bir yaşam biçimidir ve kadın erkek her iki taraf içinde gerekli olan, istenen bir gelişmedir. Ama nasıl? Çok sevmeli, aşk olmalı ve sadakat, samimiyet, ilgi ve ciddiyet, sevgi, şevkat ve tutku ile de beslenmelidir, sonsuzluk istenmelidir. Evet arkadaşlar evlenin ama aşk ile!!!
Kiskandim mutluluğunuzu. Ama ben sevgilimin geçmişte böyle bişeyler yaptığını bilirsem evlenmem. Bana göre değil, bu konuda geliştiremedim kendimi. Hazmedemem. Bünyemde eritemem boyle birseyi. Tabiki bu dünya görüşüyle alakali , şansının yaver gittiği için bende mutlu oldum. Ben burdaki hayatı reeldeki hayatın bir bölümü olarak görüyorum. Bu nedenle ne reel hayattan kopuk nede tamamen orayi iceriyor. Bunu algilamak gerek. Sevgiyle kalın. Mutluluğunuz daim olsun.
0
6 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Kişilikle ve saygıyla ilgili olduğunu düşünüyorum bunların. Söylediğim gibi burada duyduklarımı gerçek hayatta hiç duymadım, yemin de ettim buna. Önemli olan yargılamamak ve niyeti temiz tutmak bence. Teşekkür ederiz:))
Bence yorumu yazan adam gayet güzel yazmış evet olayın bir de inanç boyutu var diğer taraftan gerçekten aşık olduğun kişiyi gerçekten sevildiğin kişi bekleyip de yaparsan ondan öncesine bakmazsan bu o kişiye kendisini özel hissettirir bir de şu var bence yazıyorsanız ya da soru soruyorsanız bu bencelerinizde sorularınız da kendi hayatınızı anlatıyorsanız beni eleştiremezsiniz yargılayacaksınız deme hakkına sahip değilsiniz çünkü siz bu hayatınızı burada anlatmasanız biz bunları bilemeyecektik eğer anlatıyorsanız okutuyorsanız okuyan kişiye de yazdıklarınıza karşı bir cevap hakkı doğuyor yani ben yazayım herkes hiçbir şey demeden okusun ya da kötü eleştiride bulunmasın diyemezsiniz kişi cevap verirken eleştirirken kendi doğrularına göre yapar bunj çünkü burada anlattığınız şey matematik problemi çözümü değil ki tek doğru cevabı olsun eleştiriye olumlu veya olumsuz eleştiriye katlanabiliyorsanız bence yazın adı üstünde "bence" yorumu yazan adam çok güzel yazmış ben şahsen hak veriyorum
sistemde bir hata var galiba ben bu yorumu başka yorum yapan adamın yorumuna ve senin adama verdiğin cevaba cevap olarak yazmıştım yazdığım yorum bu adamın yorumunun altına gitmiş ben Canefşan nickli kişinin yorumunun altına yazmıştım oysaki bu adamınkine değil.
Isteyen iliskisini yasar, isteyen bakire kalir. Ne bakire olanin olmayani ayiplamak ne de iliski yasayanın bakireyi 'kezoya bak zarına ne kadar önem veriyo' diye gerikafali görmek haddi değildir bence. Ama en onemli sorun hala bazi çomar erkeklerin herseyi yasadiktan sonra bakire bir kizla evlenmeyi en doğal hakki gormesi...
0
1 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Kesinlikle katılıyorum. Üstelik bizim kimseyi yargılamamamıza rağmen, onların yargılamaya çalışması, yaranın kimde olduğunu çok güzel gösteriyor ;)
Görüşleri okudum da kızlar hasetliklerinden çatlamışlar ne yazık ki bunların eşlerine vaad edebilecekleri tek şey o gereksiz zarları. Keşke bekaretleriyle övünecekleri kadar insanlıklarıyla övünseler. Sana gelince olumsuz görüş paylaşanları umursama kendileri bakire olmalarına rağmen daha evlenememişler ya maksatları senin moralini bozmak. Mutluluğunuz daim olsun ☺
1
1 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Aklımdan geçenleri ve nezaket nedeniyle söyleyemediklerimi söylemişsin, çok teşekkür ederiz, amin! <3 :)
sen ş anslı olanlardan birisin ama birde paranın öbür yüzü var yani kazın ayağı öyle deyil bak sitede hergün bir başkası gençliginde isteyerek ya da istemeden yaptıgı bir hata yüzünden aglıyo bir cogu bu yüzden hayatımın anlamı dedigi kişiyle yuva kuramıyor cünkü toplum ve türk aile yapısı buna izin vermiyor ve bence olması gereken de bu
3
1 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Olması gereken insanların karşılarına saçma sapan tiplerin çıkıp onları üzmeleri, ağlatmaları ve cinselliğe hata olarak bakılması yani. Ve bu zihniyet yüzünden neleri kaçırdığınızı da göremiyorsunuz. İlginçmiş. Biz de olması gerekeni yaşadık, ''insanlara göre'' olması gerekeni ama.
Bakireyim ewt ama kimseyi ilişki yaşadığı için yargilamadım yargılamamda bu onların hayatı ve kendi seçimi istiyen yaşar yaşamaz mühim olan bu seçimlere saygı duymak aileniz ile mutlu bir yaşam diliyorum
senin gencliginde yaptigin hatadir hem de buyuk bir hata bir de bunu marifetmis gibi anlatiyorsunuz ya pes ama gercekten mutluysaniz da tebrik ederim o konuda sanslisiniz
9
2 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Su içmek, yemek yemek ne derece hataysa, bu da öyle bir hatadır. Sağlık nedeniyle orada olan bir zara hayatımı adayacak değilim :)
Tamam anladık evli mutlu cocuklusunuz Ama bir sorun bakalım ben bunları yazıyorum ama sen yalnız oldugun icin kıskanmiyormusun diye 😂😂 Mutluluklar , Allah bağışlasın
İyiki senin gibi bir annem yok çocuğuna yazık annesini birsürü kişi becermiş bide marifet gibi anlatıyosun bunu şimdi çok normal geliyo ama cehennemde yanıcaksın
7
1 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Yoruma bak ahahah :D He yavrum cehennem, he yavrum becermiş :D Boşuna yok kamu spotları, keşke sizinkiler de naspilenseymiş biraz ;)
Tabikide doğru insan ya o kişi ilk aşkın doğru olmasaydı tanıştığın akşam aynı evde sana farklı davransaydi yani herzaman kalbimize göre hakeret edilmemeli. Mutluluk dilerim
En İyi Cevaplar